YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/89
KARAR NO : 2023/1439
KARAR TARİHİ : 07.03.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki 32 adet bağımsız bölüme ilişkin ihalenin feshi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddi ile davacı aleyhine ihale bedelinin %10’u oranında para cezasına karar verilmiştir.
Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemekle kamu düzeni nedeni ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, 213 ada 64 parselde kayıtlı 33. blok zemin kat 1 nolu bağımsız bölüm ile 6. blok zemin kat 2 nolu bağımsız bölüm yönünden ihalenin feshi isteminin hukuki yarar yokluğu nedeni ile usulden reddine, usulden reddededilen taşınmazlar yönünden para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına ve şikayete konu diğer otuz adet bağımsız bölüm yönünden ihalenin feshi isteminin esastan reddi ile ihale bedelleri toplamının %5’i oranında davacı aleyhine para cezasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, 05.07.2022 tarihli ilk satış gününde müvekkili adına kayıtlı 32 adet taşınmazın ihale edildiğini, satış ilanında taşınmazlar üzerinde olduğu beyan edilen 3 adet ihtiyati tedbirin ikisinin satış ilanından önce kaldırıldığını fakat kıymet takdir raporu ve satış ilanında bu yanıltıcı bilginin düzeltilmeyerek alıcıların yanıltıldığını bu nedenle katılımın az olduğunu, müvekkiline usulüne uygun şekilde 103 davetiyesinin tebliğ edilmediğini, hacizden haber verilmeksizin müvekkiline kıymet takdiri ve satış ilanının tebliğ edildiğini, kıymet takdiri raporu ve satış ilanının satış tarihindeki tüm ilgililere usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, ihalede söz konusu taşınmazın tatil köyü olması sebebiyle tüm ülkeden ihale katılımcısı bulacak olmasına rağmen satış ilanının gazetede yayınlanmadığını, bu sebeple ihaleye katılımın kısıtlı kaldığını, ihale öncesi mükellefiyetlerin listesi yapılarak haczedenler ile borçlu müvekkiline tebliğ edilmediğini, itiraz için süre tanınmadığını belirterek 32 adet bağımsız bölüme ilişkin ihalenin feshine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde açıkça şikayetçiye yapılan tebligatların usulsüzlüğünün ileri sürülmediğini, borçlu ve diğer ilgililere yapılan tebligatların usulüne uygun olmadığının iddia edildiğini, satış ilanı ya da kıymet takdiri tebligatının usulsüzlüğü nedeniyle ihalenin feshini isteme hakkı sadece kendisine usulüne uygun tebligat yapılmayan ilgilisine ait olduğunu ihalenin feshini isteyen şikayetçi borçlu kendisine ya da vekiline yapılan tebligatın usulsüz olduğunu ayrıca ve açıkça ileri sürmediği sürece bu husus kamu düzeninden olmadığından mahkemece re’sen fesih nedeni olarak incelenemeyeceğini, şikayetçi her ne kadar mükellefiyetler listesinin tebliğ edilmediğini beyan etmişse de mükellefiyetler listesi satışa hazırlık işlemi olup satış ilanı usulüne uygun tebliğ edilmekle bu husus ihalenin feshi sebebi yapılamayacağını, davacının itiraz dilekçesinde satış ilanına ilişkin gazeteye ilişkin yaptığı itirazların hukuki dayanaktan yoksun soyut iddialar olduğunu, bu nedenle itirazın reddini talep ettiklerini, davacının diğer tüm hukuki dayanaktan yoksun ve soyut iddialarını kabul etmediklerini belirterek, davanın reddine, ihaleye konu edilen taşınmazın ihale bedeli üzerinden her taşınmaz için %10 para cezasına karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının kendisi dışındaki diğer ilgililere yapılan tebliğlerin usulsüz olduğu iddiasında bulunmasının fesih sebebi olmayacağı, satış kararında gazete ilanın yerel gazetede yapılmasına karar verildiği ve İcra Müdürlüğüne her iki tarafın menfaati gözetilmek koşulu ile satışın gazete ile ilanı konusunda takdir yetkisi tanındığı, satışı yapılan taşınmazın özellikleri dikkate alındığında her yöreden alıcısı çıkabilecek otel, fabrika veya benzeri nitelikte bir mal olmadığı, değeri itibariyle de satışın, ulusal bir gazetede ilanının zorunlu olmadığı ilanın mahalli gazetede yapılmasının ihaleye katılımı azaltacak nitelikte olmadığı anlaşıldığından iddianın ihalenin feshi nedeni olarak yerinde görülmediği, davacı borçluya satış ilanının tebliğ edildiği ve satış ilanı tebliğ işleminin usulsüz olduğunun ileri sürülmediği, davacının bu tarihten itibaren İİK’nın 16. maddesinde öngörülen yasal sürede icra mahkemesine başvurarak satışa hazırlık işlemini şikayet konusu yapmadığı anlaşıldığından satışa hazırlık aşamasına ilişkin iddialarla ihalenin feshini istemesinin mümkün olmadığı, icra müdürlüğünce açık artırma ilanının kesinleşen kıymet takdir raporuna uygun olarak hazırlandığı, satış ilanında taşınmazlara ait tüm niteliklerin açıkça belirtildiği, satış ilanında herhangi bir eksiklik bulunmadığı, İİK’nın 129. maddesi uyarınca ihale bedelinin taşınmazların muhammen bedelinin yüzde ellisi ile paraya çevirme ve paraların paylaştırma masraflarını karşıladığı, e-portal satış yayın bilgisinin bulunduğu, taşınmazların kıymet takdirinden itibaren 2 yıllık sürede ihale edildiği, ihalenin satış ilanında belirtilen saat ve yerde yapıldığı, gazete satış ilanının açık arttırmadan bir ay önce yapıldığı, açık arttırma tutanağının yasanın aradığı tüm şartları içerdiği, satış ilanında herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı, re’sen yapılan değerlendirmede de feshi gerektiren bir olguya rastlanmadığı gerekçesi ile davanın esasa ilişkin nedenlerle reddi ile davacı aleyhine ihale bedelinin %10’u oranında para cezasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekilince, dava dilekçesi içeriğindeki iddialarını tekrarla ve resen dikkate alınacak nedenlerle mahkeme kararının kaldırılmasını talep edilmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, şikayet konusu … İli, … İlçesi, … Mahallesi, … Mevkii, 213 ada, 64 parselde bulunan 33. Blok, Zemin Kat, 1 nolu bağımsız bölümün 9.875,00 TL muhammen bedelle ihaleye çıkarıldığı 10.050,00 TL’ye satıldığı, 6. Blok, Zemin Kat, 2 nolu bağımsız bölümün 250.000,00 TL muhammen bedelle ihaleye çıkarıldığı 260.200,00 TL’ye satıldığı, dolayısıyla söz konusu taşınmazların satış bedellerinin muhammen bedellerinin üzerinde olduğu, şikayetçinin kıymet takdirine itiraz ile fesat iddiasının da bulunmadığı gözetildiğinde bu taşınmazlar yönünden ihalenin feshi isteminde menfaatinin ne suretle muhtel olduğunu ispatlayamadığı, bu durumda zarar unsuru gerçekleşmemiş olup, şikayetçinin ihalenin feshini istemekte hukuki yararı bulunmadığından söz konusu taşınmazlar yönünden davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi ve davacı aleyhine para cezasına karar verilmemesi gerektiği, kamu düzeni yönünden yapılan incelemede kararın şikayetin esastan reddine karar verilen taşınmazlar yönünden para cezasının oranı bakımından, muhammen bedelinin üzerinde satılan taşınmazlar yönünden de kararın usul ve yasaya uygun olmadığı gerekçesi ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak, 213 ada 64 parselde kayıtlı 33. blok zemin kat 1 nolu bağımsız bölüm ile 6. blok zemin kat 2 nolu bağımsız bölüm yönünden ihalenin feshi isteminin hukuki yarar yokluğu nedeni ile usulden reddine, usulden reddedilen taşınmazlar yönünden para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına ve şikayete konu diğer otuz adet bağımsız bölüm yönünden ihalenin feshi isteminin esastan reddi ile ihale bedelleri toplamının %5’i oranında davacı aleyhine para cezasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekilince, ihale bedellerinin masrafları karşılamadığı iddiası ile istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talep edilmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, … İcra Müdürlüğünün 2015/1420 E. sayılı dosyasından 05.07.2022 tarihinde satışı yapılan otuz iki adet bölüm niteliğindeki taşınmazın ihalesinin feshi isteğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İcra İflas Kanunu’nun 128,129,134 ve devamı maddeleri
3. Değerlendirme
Şikayetçinin sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
İİK’nın 129. maddesinde; arttırma bedelinin, malın tahmin edilen kıymetinin yüzde ellisini bulması ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan diğer alacaklar o malla temin edilmişse, bu suretle rüçhanı olan alacakların mecmuundan fazla olması ve bundan başka paraya çevirme ve paraların paylaştırılması masraflarını aşması gerektiği düzenlemesi yer almakta olup bu husus kamu düzenine ilişkin olmakla re’sen gözetilmesi gerekmektedir. Bu durumda satış bedelinin, tüm icra masraflarını değil, paraya çevirme ve paylaştırma giderlerini geçmesi gerektiğinin hüküm altına alındığı görülmekte, satış talebinden ihale tarihine kadarki paraya çevirme ve paylaştırma giderleri hesaplamada dikkate alınmalıdır. Satışı istenen taşınmazın kıymetinin takdiri hakkındaki İİK’nun 128. maddesi paraya çevirme başlığını taşıyan III. bölümde bulunmaktadır. Bu nedenle, taşınmazın kıymetinin belirlenmesi için yapılan keşif ve bilirkişi masraflarının da tıpkı ilan giderleri gibi paraya çevirme masrafı olarak kabulü gerekir.
İcra dosyası üzerinde yapılan incelemede, tebligat giderleri hariç olmak üzere toplam 95.626,5 TL masraf yapılmış olduğu görülmektedir. Birden fazla taşınmazın aynı ilanla satışa çıkarılması halinde, toplam paraya çevirme gideri satışı yapılan taşınmaz sayısına bölünmek suretiyle masraflar tespit edilerek, ayrıca müstakil harcamalar var ise bedele eklenerek oluşacak sonuca göre İİK’nın 129. maddesindeki koşullara uygun şekilde satışın gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği belirlenmelidir.
Somut olayda, 32 adet taşınmaz satışa çıkartılmış olup şikayet konusu taşınmazlar yönünden her bir taşınmaza düşen toplam satış masrafı 2.988,32812 TL’dir. İhalenin feshi istenen 213 ada 64 parsel 5.blok zemin 3 nolu bağımsız bölüm sayılı taşınmazın muhammen değerinin 250.000,00 TL olarak belirlendiği görülmekle, taşınmazın 127.600,00 TL ye ihale edildiği, artırma bedelinin, muhammen değerin yüzde ellisi olan 125.000,00 TL’ye, 2.988,32812 TL satış giderinin eklenmesi halinde oluşan 127.988,328 TL miktarı karşılamadığı anlaşılmaktadır. Yine İhalenin feshi istenen 213 ada 64 parsel 32.blok zemin 1 nolu bağımsız bölüm sayılı taşınmazın muhammen değerinin 10.500,00 TL olarak belirlendiği görülmekle, taşınmazın 6.850,00 TL ye ihale edildiği, artırma bedelinin, muhammen değerin yüzde ellisi olan 5.250,00 TL’ye, 2.988,32812 TL satış giderinin eklenmesi halinde oluşan 8.238,328 TL miktarı karşılamadığı anlaşılmaktadır.
O halde, Bölge Adliye mahkemesince, İİK’nın 129/1. maddesi gereğince bu husus re’sen gözetilerek şikayete konu 213 ada 64 parsel 5.blok zemin 3 nolu bağımsız bölüm ile 213 ada 64 parsel 32. blok zemin 1 nolu bağımsız bölüm nolu taşınmazlar yönünden ihalenin feshi ile belirtilen bu taşınmazlar ve muhammen bedel üzerinde satıldığından usulden reddi gereken taşınmazların ihale bedelleri hariç olmak üzere esastan reddi gereken diğer taşınmaz ihale bedelleri toplamı üzerinden para cezasına karar verilmesi gerekirken bu hususlar göz ardı edilerek belirtilen taşınmazlar yönünden de davanın reddi yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
07.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.