Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/915 E. 2009/10491 K. 12.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/915
KARAR NO : 2009/10491
KARAR TARİHİ : 12.11.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, tarafların kardeş olup Ağustos 2004 tarihinde müştereken malik oldukları taşınmazlar üzerindeki haklarını birbirlerine devrederek anlaşma yoluna gittiklerini, buna göre taraflar ile dava dışı … adına kayıtlı olan bir dükkan ile bir dairenin davalıya verilmesi hususunda anlaştıkları bu yerler üzerindeki hacizler kalktığında müvekkilinin bu yerlerin tapusunu davalıya vermeye hazır olduğunu, bunu sağlamak için teminat amacı ile bonolar tanzim edildiği bonoların bedelsiz olmasına rağmen davalının haksız olarak bunları takibe koyduğunu bu nedenle dava açma zarureti doğduğunu belirterek müvekkilinin davalıya bonoya dayalı olarak girişilen takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tarafların ortak olarak büyükbaş hayvan ticareti yaptıklarını daha sonra ortaklığın sona erdirildiğini bu sırada davacının müvekkiline borcu kaldığını senetlerinde bu nedenle düzenlendiğini öne sürerek davanın reddi ile %40 tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacının senede karşı olan iddiasını yazılı delille ispat edemediği gibi davacı tarafça teklif edilen yeminin, davalı tarafından usulen yerine getirildiği gerekçesiyle davanın reddi ile davalı lehine tazminata karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin talebi üzerine mahkemece tedbir kararı verilmiş ise de, bu tedbir kararının uygulandığına ilişkin dosyada bir bilgi ve belgeye rastlanılmamıştır. Hal böyle olunca davalı alacaklının alacağını geç tahsil etmesi gibi durum sözkonusu olmadığı için İİK.nun 72/4.maddesinde öngörülen tazminat koşulları somut olayda gerçekleşmediği için mahkemece davalı alacaklı yararına tazminata karar verilmesi doğru değil ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK.nun 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
../..

(2)

SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının tazminata ilişkin (2). maddesinin karar metninden çıkarılarak yerine “İİK.nun 72/4 maddesindeki şartlar gerçekleşmediği için davalının tazminata ilişkin talebinin reddine” cümlesinin yazılarak hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.