YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7958
KARAR NO : 2023/337
KARAR TARİHİ : 19.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki muhdesatın aidiyetinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı …’ın, davacılar ve dava dışı anneleri …hakkında …. Asliye Hukuk Mahkemesi 2019/44 E.’de İ.İ.K. M. 280 uyarınca tasarrufun iptali davası açtığını, dava konusu taşınmazların …. Mahallesi 4037, 4038 ve 4039 parseller olduğunu, davanın kabul edilmesi durumunda iptal hükmü kurulmadan davalı tarafından taşınmazların üzerinde bulunan muhdesatlarla birlikte satışının istenebileceğini, davacı …’nın dava konusu 4039 parsel sayılı taşınmazı annesi …’den 2013 yılında teslim aldığını, taşınmazda 3 katlı ev yaptırdığını ve burada oturduğunu, davacılardan …’ın ise dava konusu 4038 parsel sayılı taşınmazdaki zilyetliği annesi …’den 2013 yılında teslim aldığını, burada bina inşa ederek ikamet ettiğini, tescil işlemlerinin sonraya bırakıldığını, gayrimenkullerdeki muhdesatları davacıların iyi niyetle yaptığını ve borçtan önce inşa edildiklerini, tasarrufun iptali davası davacı (davalı …) lehine sonuçlanırsa taşınmazın üzerindeki muhdesatlarla birlikte icra yoluyla satışı yapılacağından davacıların dava açmakta hukuki yararı bulunduğunu, bu nedenle dava konusu …. Mahallesinde bulunan 4038 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki muhdesatın davacı …’a, …Mahallesinde bulunan 4039 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki muhtesatın ise davacı …’e ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması gerektiğini, hukuki yararın dava şartı olduğunu, davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, taşınmaz üzerinde bulunan muhdesat yönünden derdest ortaklığın giderilmesi davası, kentsel dönüşüm uygulaması ya da kamulaştırma işleminin bulunmadığını, muhdesat iddiasının taşınmazın tapuda maliki olarak görülen kişilere yöneltilmesi gerektiğini, oysa tapuda malik olmayan üçüncü kişi konumunda bulunan davalıya husumet yöneltildiğini, pasif husumet yokluğundan davanın reddi gerektiğini, davacıların mal kaçırma niyetinde olduğunu, dava dışı anneleri …’ye karşı açılan tasarrufunu iptali davasını sürüncemede bırakmak adına bu davanın açıldığını, dava konusu yapıları inşa ettirmeye elverişli maddi gücleri olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Davanın kabulü ile, fen bilirkişi raporunda yenileme çalışmaları nedeniyle 395 ada 4 parsel olarak değişen …mahallesi 4039 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki muhdesatın davacı …’e, fen bilirkişi raporunda yenileme çalışmaları nedeniyle 395 ada 5 parsel olarak değişen … Mahallesi 4038 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki muhdesatın davacı …’a aidiyetinin tespitine” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar taşınmazın güncel tapu maliki olduğundan davalıya karşı tespit davası açmakta hukuki yararları olmadığı, davanın tapu maliklerine karşı açılması gerektiği, yine somut olayda muhdesatın aidiyetinin tespiti davası açmaya imkan tanıyan derdest ortaklığın giderilmesi davası, kentsel dönüşüm uygulaması ya da kamulaştırma işlemi bulunmadığından davacı tarafın güncel hukuki yararı olmadığı, tasarrufun iptali davası kesinleşmeden bu davanın görülmesinde de hukuki yarar olmadığı, muhdesat iddiasının iyi niyetli olmayıp davacıların ekonomik gücünün de bulunmadığı hususlarına itiraz etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “Somut olayda; dava konusu taşınmazlardan 395 ada 4 parsel parsel sayılı taşınmazın davacı … adına ve 395 ada 5 parsel sayılı taşınmazın davacı … adına kayıtlı olduğu, davalının ise çekişme konusu taşınmazları davacılara devreden …’un alacaklısı olduğu ve davacılar aleyhine … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/44 Esas sayılı dosyası ile tasarrufun iptali davası açtığı, davalının taşınmazlarda paydaş olmadığı, muhdesatın aidiyetinin tespiti davasının taşınmazda paydaş olmayan haciz alacaklılarına veya somut olaydaki gibi eski malikin alacaklısına karşı görülmesinin mümkün olmadığı dikkate alınarak dava şartlarından davalının taraf sıfatı yokluğu nedeniyle davanın HMK 114/1-d ve HMK 115/2. Maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından davalı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1-b-2 fıkrası uyarınca kaldırılarak yeniden hüküm tesisi ile davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” şeklinde karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Muhdesatın aidiyetinin tespiti davası açılabilecek durumların sınırlı olarak sayılmadığı, buna ilişkin içtihatlar olduğu, ilk derece mahkemesi kararında hukuki yararın var olduğu ve davalıya davanın yöneltilmesi gerektiği gerekçelerinin açıklandığı, tasarrufun iptali davası kabul edildiği takdirde taşınmaz muhdesatla birlikte satılacağından tespite ilişkin mahkeme kararı temin edemeyen muhdesat malikinin mülkiyet hakkının ihlal edileceği, istinaf mahkemesinin ret gerekçesine göre davacı tarafın mülkiyet hakkını ileri sürecek karşı taraf bulunmadığı hususlarına itiraz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 684 inci maddesi, 718 inci maddesi, 722 inci maddesi, 723 üncü maddesi ve 724 inci maddesi
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.