Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/36092 E. 2023/103 K. 17.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/36092
KARAR NO : 2023/103
KARAR TARİHİ : 17.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1433 E., 2021/839 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince hükmedilen beraat kararının kaldırılarak
sanığın mahkumiyetine dair karar

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Antalya 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.05.2019 tarihli 2018/30 Esas ve 2019/175 sayılı kararı
Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesi ikinci fıkrası (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 27.04.2021 tarihli ve 2019/1433 Esas ve 2021/839 sayılı Kararı

Sanık hakkında kurulan hükme yönelik O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun, İlk Derece Mahkemesince kurulan beraat hükmünün 5271 sayılı Kanunu’nun 280 inci maddesi ikinci fıkrası gereğince kaldırılarak silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314/2. 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 3., 5/1, 5237 sayılı Kanunu’nun 221/4, 62/1, 221/5, 58/9, 53/1, 63. maddeleri 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve sanık hakkındaki cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 12.09.2022 tarihli ve bozulmasına dair görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteminde; sanık hakkında, usûl ve kanuna aykırı şekilde mahkûmiyet kararı verildiğine, sanığın suçsuz olduğuna ve cezalandırılmasına ilişkin yeterli delil bulunmadığına, sanığın abisi İrfan Öztürk’ün, aynı suçtan ceza almış olduğuna, muhtemelen aynı WİFİ ağına bağlanılması nedeni ile sanık hakkında da CGNAT kayıtları tespit edildiğine, istinaf makamının gerekçesindeki sanık hakkında “FETÖ/PDY örgütüne ait evlerde kaldığı, sohbet adı altındaki örgütsel toplantılara katıldığının anlaşıldığı” şeklinde yapılan değerlendirmenin haksız olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın örgüt içerisinde bulunduğuna ilişkin bir delil bulunmadığı, örgüt içinde çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk arzeden eyleminin tespit edilemediği, sanığın örgütün hiyerarşik yapısı içerisine girdiğine, örgüt ile arasında üyelik için gerekli bulunan organik bağ kurduğuna, örgütün kuruluşu, kurucuları, lideri, amacı, stratejileri ve eylemleri ile irtibatlı olduğuna dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği, kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2015/3 E. sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğine dair cezalandırılmasına yeter her türlü şüpheden uzak, hukuka uygun, somut, kesin ve inandırıca delil elde edilemediğinden yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5271 sayılı CMK’nın 223/2-e. maddesi uyarınca sanığın beraatine karar verilerek hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince “Tespitlere dayanak dijital inceleme raporu, ByLock sorgu tutanağı, HIS (CGNAT) kayıtları, HTS kayıtları, Merve Koyuncu’nun etkin pişmanlık beyanları, sanığın samimi ikrarları hep birlikte nazara alındığında sanığın 2012-2013 eğitim öğretim yılında gittiği dershanede FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile temas ettiği, üniversiteyi kazanınca dershane öğretmenin yönlendirmesi ile Ankara İlinde bulunan terör örgütüne ait eve yerleştiği, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün nihai hedefi ile bu hedefe ulaşmaya yönelik gerçekleştirdiği illegal faaliyetlerin tüm toplum kesimlerince bilinebilir aşamaya geldiği 17/25 Aralık 2013 tarihi sonrasına tekabül edecek şekilde 2015 yılı Eylül ayına kadar terör örgütüne ait evde kaldığı, aynı süreçte FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün gizli haberleşme sistemi olan ByLock programını kullandığı, terör örgütünün ByLock programını kullanmayı bıraktıktan sonra kullandığı programlar arasında yer Kakao isimli uygulamayı 07.09.2015 tarihinde mail adresi üzerinden indirip kullandığının sabit olup sanığın bu eylemlerinin süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk göstererek silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu oluşturduğu, sanığın aşamalarda alınan ifadesinde 2012-2013 yıllarında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle iltisaklı Körfez Dershanesinde eğitim gördüğünü, üniversite eğitimi sırasında … ili …’de bulunan örgüte ait kaldığını beyan ederek bu evde kalan kişiler ile eve gelen örgüt mensupları hakkında ayrıntılı beyanlarda bulunarak 8 kişiye yönelik teşhis yapmak suretiyle etkin pişmanlık gösterdiği, İlk Derece Mahkemenin sanığın silahlı terör örgütüne üye olmak suçuna dayanak teşkil eden eylemlerine yönelik CMK’nın 223/2-e bendi gereğince beraat hükmü tesis ederek usul ve yasaya aykırı karar verdiği tüm dosya kapsamı ile sabit olmakla” şeklindeki gerekçesiyle sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen dairemizin İlk Derece Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında; “ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı”nın kabul edildiği gözetilmekle; sanığın ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmemesine ve dosyada sanığın örgüt üyesi olduğuna dair başkaca bilgi ve belge bulunmamasına göre, ByLock kullanıcısı olup olmadığının atılı suçun sübutu açısından belirleyici delil niteliğinde olması karşısında; ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun araştırılıp getirtilmesi, temyiz aşamasında ifadesi dosyaya gönderilen …’ya ait ByLock tespit değerlendirme tutanağı da araştırılıp bulunması halinde dosyaya getirtilerek ekleyenler ve eklenenler kısmında sanığın olup olmadığının tahkik edilmesi, yine Merve …’nın tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulup sanığın örgüt evinde kaldığı süre içinde örgütsel eylem ve faaliyetlerinin olup olmadığı sorularak, bu kapsamda sanık hakkında örgütlü suçlar bilgi bankasında başkaca ifade yahut beyan bulunup bulunmadığı da araştırıldıktan sonra sonucuna göre tüm beyan ve belgelerin CMK’nın 217 inci maddesi uyarınca duruşmada okunup tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 27.04.2021 tarihli ve 2019/1433 Esas ve 2021/839 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.01.2023 tarihinde karar verildi.