YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1503
KARAR NO : 2009/11591
KARAR TARİHİ : 10.12.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih :111.07.2008
No :783-397
Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi- cezai şart -kâr kaybı davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan bayilik sözleşmesini davalının ihlal edip, taahhütlerini yerine getirmediğini, hiçbir neden yokken LPG alımına son verdiğini, verilen çeklerin karşılıksız çıkması nedeniyle alacağın tahsili için icra takibi yapıldığını, bu nedenlerle müvekkili şirketin sözleşmeyi tek taraflı olarak feshetme ve doğan tüm hak ve alacaklarını talep etme hakkı bulunduğunu iddia ederek sözleşmenin feshine, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla cezai şart alacağının şimdilik 5.000 USD ve kazanç ve kâr kaybı alacaklarından şimdilik 5.000 YTL’nin avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, 16.05.2008 tarihli ıslah dilekçesiyle 35.000 ABD doları cezai şart ile 46.853. YTL kâr mahrumiyeti alacaklarının avans faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevabında, davacı şirketin dava dışı … ile tüpgaz bayiliği için anlaştığını, adı geçenin başka bir tüpgaz bayiliği olması nedeniyle davacının müvekkili adına muvazaalı olarak bayilik ihdas ettiğini, ancak tüm ticari ilişkilerin … ile yürütüldüğünü, …’nin ticari olarak zor duruma düşmesi üzerine davacının müvekkiline yöneldiğini, müvekkilinin davacıya hiçbir şekilde borçlanmadığını, çek vermediğini, takibe konu çeklerin … tarafından davacıya verildiğini, müvekkilinin cebri icra tehdidi altında ihtirazi kayıt ile borcu taksitler halinde ödemeyi kabul ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davalının 04.07.2006 tarihli fesih ihbarı davacıya 12.07.2006 tarihinde tebliğ edilmiş olmakla sözleşmenin sona erdiği, taraflar arasındaki sözleşme feshedilmiş olduğundan davacının artık feshedilen bu sözleşme hükümlerinin ihlalinden söz edemeyeceğine göre sözleşme hükümlerine dayanamayacağı ve sözleşme hükümleri ihlal edilmiş gibi zarar hesabı yapılamayacağı ancak bu sözleşmeye delil olarak dayanılabileceği, davacı talebinin davalının haksız eylemi nedeniyle tazminat istemi niteliğinde olup, MK.6.maddesi uyarınca öncelikle davacının, davalının haksız eylemi nedeniyle uğradığı veya elde etmesi gerekirken elde edemediği zarar miktarını kanıtlaması gerektiği, bilirkişilerin raporunda sadece taraflar arasında feshedilen sözleşme hükümleri esas alınarak bu sözleşme davalı yanca ihlal edilmiş gibi zarar hesaplaması yapıldığından bu hesaplamaya itibar edilmediği, sözleşme dava açılmadan önce feshedildiği için artık fesih talebi ve kâr mahrumiyeti talebinin dinlenemeyeceği, akdin ayakta kaldığı iki yıl süresince feshe davalının haksız eylemi ile neden olduğu kanıtlanamadığından cezai şart talebinin reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
../..
(2)
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle sözleşmenin davalı tarafça haklı feshedildiğinin kabulünde ve yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 10.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
…