YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8216
KARAR NO : 2023/519
KARAR TARİHİ : 26.01.2023
MAHKEMESİ : …Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil, 2 nci kademede tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davaya konu 170 parsel (yeni 21893 ada 11 parselde kayıtlı 936 m2 yüzölçümlü taşınmazın 486/936 hissesi Hazineye ait) sayılı taşınmazla ilgili olarak … Milli Emlak Müdürlüğü tarafından 2981 sayılı Kanun gereğince müvekkiline 386,45 m2’lik alana yönelik 24.09.1984 tarihinde 160 numaralı tapu tahsis belgesi verildiğini, tahsis kaydının 27.09.1984 tarihinde tapuya işlendiğini, müvekkili tarafından “Tapu Tahsis Belgesi” uyarınca tahakkuk ettirilen bedelin tümünün ödendiğini belirterek 21893 ada 11 parselde kayıtlı Hazineye ait 386/936 hissenin (386 m²) iptali ile müvekkili adına tesciline, terditli olarak taşınmazın dava tarihindeki değerinin yasal faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; tapu tahsis belgesine konu olan taşınmaza ait ıslah imar planı yapılmadığını, tapu tahsis belgesinin iptal edildiğini, 27.09.1984 tarihli tahsis şerhinin de tapu sicilinden terkin edildiğini, 2981 sayılı Kanun’a göre ödendiği iddia edilen tutarların listesi dava dilekçesinde belirtilmiş olmasına rağmen taşınmazın dava tarihindeki değerinin talep edilmesinin tazminat hukukunun genel ilkelerine aykırı olduğunu, her kişiye ancak bir gecekondu için arsa tahsisi yapılabileceğinden başvuru sahiplerinin başka gecekondu için de başvuruda bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, taleplerin zamanaşımına uğradığını ve idari yargının görevli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “Davacıya ait tapu tahsis belgesinin idare tarafından iptaline ilişkin karar … 3. İdare Mahkemesi kararı ile iptal edildiğinden davacı yönünden geçerli bir tapu tahsis belgesinin bulunduğunun kabulü gerekir. Davacının dava konusu … Mahallesi 12 pafta 170 Noçlu parselde Milli Emlak Müdürlüğü’ne yaptığı ödeme makbuzlarına göre 322 m² alanın ödemesini yaptığı, yapılan ödemenin tapu tahsis belgesinin düzenlendiği 24.09.1984 tarihindeki emsallere göre belirlenen emsal ve rayiçlere uygun olduğu, davacıya ait 170 nolu parselin imar uygulaması ile 21893 ada 11 parsele gittiği, imar uygulama sırasında %11 oranında DOP düşüldüğünde geriye 286.58 m² alan kaldığı, davacı vekilinin 12.03.2018 tarihli dilekçe ile 286.00 m² nin iptalini talep ettiklerini bildirdiği, bu talebini 10.06.2021 tarihli dilekçe ile tekrarladığı, iptali gereken hissenin 286/936 hisseye ilişkin olduğu, sunulan deliller ile davanın sübut bulduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile … ili, … Mahallesi 21893 ada 11 parsel sayılı taşınmazın 486/936 olarak … adına kayıtlı bulunan hissenin 286.00 m² kısmına isabet eden 286/936 hisseye ilişkin tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.” şeklindeki gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Tapu tahsis belgesine dayalı olarak tescil talebinin hukuki dayanağının bulunmadığını, taşınmazın üzerindeki yapıya ilişkin bedel tespitinin fahiş olup müddeabihin hesabında arsa bedeli ile denkleştirme yapılmadan değer tespiti yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının tescil hakkını ileri sürme sebebinin tahsis işlemine ilişkin yaptığı ödeme belgeleri olduğunu, dava dilekçesinde tapu tahsis belgesine esas yapılan ödeme tutarlarının davacı tarafından belirtilmiş olmasına karşın bu bedele dayalı işlem neticesinde Hazinenin mülkiyet hakkını ortadan kaldıran sonuç doğurduğunun açık olduğunu, bu itibarla davacı lehine taşınmazın değeri esas alınarak nispi vekalet ücreti tayininin hakkaniyete aykırı olduğunu belirtmek suretiyle istinaf etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; “Tapu tahsis belgesinin düzenlendiği, … ili, … Mahallesi 170 parselin 425 m² olarak, “Avlulu Kerpiç Ev” vasfı ile ve beyanlar hanesinde, 27.09.1984 tarih ve 2914 yevmiye numarası ile, “Haritasında 160 No.lu 386,45 m² yüzölçümlü gecekondu hak sahibi Mustafa Dicle’ye tahsis edilmiştir” şerhi ile, … adına tescilli iken, dava konusu Tapu Tahsis Belgesinin düzenlendiği… Mahallesi 170 parsel sayılı taşınmazın imar uygulaması ile kapatılarak 21893 ada 1 parsel sayılı taşınmaz oluşmuş; bu parselin de imar uygulaması ile kapatılması üzerine 21893 ada 11 parsel sayılı taşınmaz oluşmakla, 936 m² yüzölçümlü arsa vasfındaki bu taşınmaz 433/936 hissesi …Belediyesi, 486/936 hissesi … ve 17/936 hissesi Emre Akpınar adına kayıtlıdır. Taşınmazın, 1/1000 ölçekli imar planında ayrık nizam 7-8 kat inşaata müsaadeli konut alanında kalmakta olup davacı adına dava konusu tahsis belgesine dayalı başka bir taşınmazın tahsis edilmediği, ödemelerin yapılmadığına dair bir savunmanın bulunmadığı, DOP kesintisinin de mahkemece uygulandığı anlaşılmakla Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 04.12.1996 tarihli ve 1996/14-763-864 sayılı kararında belirtilen ilkeler çerçevesinde, yapılan yargılama sonucunda, tapu tahsis belgesine istinaden davanın kabulü yönünde yerel mahkemece verilen karar yerindedir.” gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
İstinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrarlamıştır.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 04.12.1996 tarihli ve 1996/14-763-864 sayılı Kararında da belirtildiği gibi, tapu tahsis belgesi bir mülkiyet belgesi olmayıp yalnızca fiili kullanmayı belirleyen ve ilgilisine kişisel hak sağlayan bir zilyetlik belgesidir. Tapu tahsis belgesinin varlığı tahsis edilen yerin adına tahsis yapılan kişi veya mirasçıları adına tescili için yeterli değildir. Tahsis kapsamındaki yerin hak sahibi adına tescil edilebilmesi için;
a. Hukuki yönden geçerliliğini koruyan bir tapu tahsis belgesinin bulunması,
b. Tahsise konu yerde 3194 sayılı Yasanın 18 inci maddesi uyarınca imar planı veya 3290 sayılı Yasa ile Değişik 2981 sayılı Yasa uyarınca ıslah-imar planlarının yapılmış olması,
c. İlgilisine, tapu tahsis belgesi gereğince bir başka yerden tahsis yapılmamış olması,
d. Tahsise konu yerin kamu hizmetine ayrılmamış ve imar planına göre konut alanında kalmış olması,
e. Tahsise konu yer ile tescili istenilen taşınmazın aynı yer olup olmadığı ve taşınmazın niteliklerinin belirlenmesi amacıyla mahallinde uzman bilirkişiler aracılığı ile keşif yapılması,
f. Tahsise konu arsa bedelinin ödenmiş olması, ödenmemiş ise taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerinin uzman bilirkişiler aracılığı ile saptanarak hükümden önce mahkeme veznesine veya belirlenecek tevdi mahalline depo edilmiş olması.
2. İmar parsellerinin oluşturulması sırasında, şuyulandırmaya tabi tutulan parselden 3290 sayılı Yasa ile Değişik 2981 sayılı Yasanın 18/b-c maddesi uyarınca düzenleme ortaklık payı kesilip kesilmediğinin, kesilmiş ise uygulanan oranın saptanması gerekir,
3. Mahkemece, yukarıda belirtilen koşullar doğrultusunda yapılacak inceleme sonucunda, tescil isteğinin kabulü için yasal koşulların oluştuğu kabul edildiği takdirde, 3290 sayılı Yasa ile Değişik 2981 sayılı Yasanın 10/C-2 maddesi gereğince tahsise konu yerde uygulanan düzenleme ortaklık payının (DOP) davacıyı da bağlayıcı nitelikte olduğu dikkate alınarak tahsis miktarından bu oranda yapılacak indirimden sonra kalan miktarın tesciline karar verilmelidir.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.