YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/3541
KARAR NO : 2023/945
KARAR TARİHİ : 23.03.2023
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Asliye Ceza Mahkemesinin 28.03.2018 tarih ve 2017/127 Esas-2018/167 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 02.02.2021 gün ve 2018/3835 E., 2021/179 K. sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısı ile katılan … vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesi gereğince 1 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tayin edilen cezanın ertelenmesine ve 1 yıl 6 ay süre ile denetime tabi tutulmasına karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 18.05.2022 tarihli ve 2021/54778 sayılı, temyiz taleplerinin tamamının esastan reddi ile hükmün onanması görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık …’ın Temyiz İsteği;
1.Hakkında bilinçli taksir suçunun unsurlarının oluşmadığına, yaşanan hadisede kast veya hadiseyi
öngörme imkanı olmadığından basit taksirin söz konusu olabileceğine,
2.Taksirli ve kusurlu bir eyleminin bulunmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine,
3.Hükme esas alınan bilirkişi raporunun gerçeği yansıtmadığına, emsal niteliğini haiz içtihatlara aykırı
davranıldığına,
4. Hakkında atılı suçtan şikayet yokluğu nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiğine,
5.Hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasına,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. … Asliye Ceza Mahkemesinin 28.03.2018 tarih ve 2017/127 Esas-2018/167 Karar sayılı kararı ile;
“…Her ne kadar sanığın üzerine atılı mağdurlar yönelik bilinçli taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçundan 5237 sayılı TCK’nın 89/4. maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle hakkında kamu davası açılmış ise de; Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde sanığın eylemini bilinçsiz taksirle gerçekleştirdiği değerlendirilmiş olup, böylece sanığın gerçekleştirdiği eylemin bilinçsiz taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçu olduğu, bu suçun şikayete tabi olduğu, mağdurların şikayetten vazgeçtiği ve sanığın şikayetten vazgeçmeyi kabul ettiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK’nın 73/4 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının DÜŞMESİNE” gerekçeleri ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.
2. Olay günü saat 23:00 sıralarında sanığın da aralarında bulunduğu bir grup motosikletli sürücünün olay yerinde yarış yaptıkları, sanığın sevk ve idaresindeki motosikleti meskun mahalde, gece vakti aydınlatmanın olmadığı çift yönlü virajlı asfalt kaplama yolda hızlı bir şekilde kullandığı ve olay yerine geldiğinde direksiyon hakimiyetine kaybederek yolun sağ kenarında emniyet şeridi içerisinde park halinde bulunan motosiklete çarptığı, bu motosikletin de savrularak yaya olarak bekleyen … ve …’ye çarparak yaralanmalarına sebep olduğu, her iki mağdurun da vücutlarında kemik kırıkları oluşacak şekilde yaralandıkları, müşteki …’nin sanıktan şikayetçi olduğu, katılan …’ün ise soruşturma aşamasında sanıktan şikayetçi olmadığı ancak yargılama aşamasında şikayetçi olup, katılma isteminde bulunduğu anlaşılmaktadır.
3. …Devlet Hastanesinden verilen 24.08.2016 ve 01.02.2017 tarihli raporlara göre, müşteki ve katılanın vücutlarında kemik kırığı olacak şekilde yaralandıklarının tespit edildiği, istinaf aşamasında 18.02.2020 tarihli ve 2018/3835 sayılı müzekkereye istinaden, Adli Tıp Kurumu … Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 19.03.2020 tarihli rapora göre de, olay nedeni ile mağdur …’nin hayati tehlike geçirmeden ve ancak vücudunda ağır (4) derecede kemik kırığı oluşacak şekilde, katılan …’ün de hayati tehlike geçirmeden ve ancak vücudunda ağır (6) derecede kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandıklarının belirlendiği anlaşılmıştır.
4. Dosyada mevcut Trafik Kaza Tespit Tutanağına göre, sanığın kullandığı tescilsiz motorsiklet ile …-… yolu mezarlık istikametine doğru seyrederken … ilçe giriş ayırımına geldiği sırada, beyanına göre, yol kenarında bulunan araca ait farların görüşünü etkilediğinden dolayı aracının hakimiyetini kaybederek önce yol kenarında bulunan …plakalı motorsiklete, sonrada yol kenarında yaya olarak bulunan mağdur ile katılana çarparak 25 metre sürüklendiği, kusura ilişkin olarak da sanığın tamamen kusurlu olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
5. Dosyada mevcut katılan … vekili tarafından sunulan ve … Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından … Asliye Hukuk Mahkemesinin talebi üzerine düzenlenmiş 14/12/2017 tarihli rapora göre, sanığın kullandığı tescilsiz motorsiklet ile gece vakti, çift yönlü çevreyolunu takiben başka bir motorsiklet ile yarışır vaziyette seyredip aydınlatmanın olmadığı olay mahalline geldiğinde, yola gereken dikkatini vermediği, hızını ve sürüşünü mahal şartlarına göre ayarlamadığı, direksiyon hakimiyetine gerekli özen ve önemi göstermediği, bu hali ile sevk ve idare hatası sonucu hakimiyetini kaybettiği motorsikleti ile yolun sağ kenarında, emniyet şeridi içerisinde park halinde bulunan motorsiklete çarpması, çarptığı motorsikletin de savrularak arkasındaki mağdur ime katılana çarpması sonucu meydana gelen olayda tamamen kusurlu olduğunun, bu olayda mağdur ile katılanın oluşa etken hatalı tutum ve davranışları olmadığından atfı kabil kusurları bulunmadığının bildirildiği anlaşılmıştır.
6. Sanık …’in üzerine atılı suçlamayı inkar ettiği, savunmasında “…Ben daha önce soruşturma aşamasında beyan vermiştim. Verdiğim beyanları kabul etmiyorum. Kaza nedeniyle dilimde kesikler vardı, konuşamıyordum, kolluk ısrarla sorular soruyordu. Ben öyle bir cevap vermedim. Sorulara sadece kafa sallayabiliyordum. Arkadaşım Abdullah Demirel’in daveti üzerine düğüne katılmak üzere … ilçesine geldim. Benim seyir halinde olduğum şeritte ters istikamete doğru duran bir … vardı. Benim geçeceğim esnada farlarını yaktı bu sebeple ışık gözümü rahatsız etti. Arabaya çarpmamak için çabaladım. Aracın hemen arkasında bir motorsiklet varmış ona çarptım. Motorsiklette ismini sonradan öğrendiğim … ve … isimli arkadaşlara çarpmış. Ben yaralı halde iken Onur isimli biri bana vurmuş. Ben kesinlikle yarışmak amacıyla orada bulunmuyordum. Düğüne katılmak amacıyla orada idim. Ortalama bir hızla motorsikleti kullanıyordum. Kaza yapmama sebep olan yanlış yerde park halinde bulunan araçtan şikayetçiyim. Herşey kaza sonucunda oldu benim her hangi bir kaza kastım yoktur…” şeklinde beyanda bulunduğu, talimatla alınan savunmasında olay nedeniyle çok pişman olduğunu beyan ettiği anlaşılmaktadır.
7. Olayın tanıkları E.S.K., İ.S.Ö., E.A., M.C.T., T.Ö., İ.Ç.’nin anlatımları, kaza yeri krokileri, sanığın alkolsüz olduğuna dair rapor, genel adli muayene raporları, taraflar arasında uzlaşmanın gerçekleşmediğine ilişkin 14.03.2018 tarihli uzlaştırma raporu, tutanakların dava dosyasında bulunduğu görülmüştür.
8. Katılan …’ün 31/08/2016 tarihli ilk karakol ifadesinde, olay günü arkadaşı olan .’nın kullandığı motorsiklet ile gezdiklerini, bir düğünde bulunup tekrar gezintiye çıkacakları sırada sanığın, arkasında oturan bir arkadaşı ile birlikte geldiğini ve …’a “haydi yarışalım” dediğini, birlikte …-… çevreyoluna çıktıklarını, sanık ile …’ın … tarafında doğru bir kez gidip geldiklerini, bu sırada başka arkadaşlarının da geldiğini, bir ara …’nın, kardeşi …’dan kullandığı motorsikleti aldığını ve sanık ile geri dönüşte yarışmak üzere … istikametine gittiklerini, bir süre sonra İlker … ile sanığın yarışarak geldiklerini, kendisinin de arkadaşı … ile birlikte emniyet şeridinde yarışı izlediklerini, önlerinde de bir motorsikletin park halinde durduğunu, …’ın da sağ şeritte yolu kapatmış olduğunu ve ancak diğer şeridin boş olduğunu, sanığın yarışta önde olduğunu ve çok hızlı geldiğini, yol üzerinde bekleyen …’ın aracına çarpmamak için direksiyonu kendilerine doğru kırdığını ve önlerindeki motorsiklete çarptığını, bu motorsikletin de kendilerine çarptığını ve yaralandığını, şikayetçi olmadığını beyan ettiği görülmüş, yargılamaya iştirak eden vekilinin ise sanıktan şikayetçi olduğunu belirttiği, bu suretle de …’ün 24.10.2017 tarihli duruşmada verilen katılma kararı ile katılan sıfatını aldığı anlaşılmıştır. Müşteki …’nin de, olay günü … yolu diye bilinen yere gittiklerini ve buradaki bir çok kimseyi tanıdığını, sanığı ise tanımadığını, topluluğa ne olduğunu sorduklarında yarış yapıldığını öğrendiklerini, katılan … ile sohbet ettikleri sırada bir motorsikletin gelip kendilerine çarptığını, sanığın yarış yapıp yapmadığını bilmediğini, şikayetçi olmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
9. Sanık …’e ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
… Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 02.02.2021 gün ve 2018/3835 E., 2021/179 K. sayılı kararı ile; “…Olay gecesi bir düğüne iştirak eden ve ehliyeti bulunmayan sanığın bir ara, önceden tanıdığı ve arkasında katılan …’ın oturduğu motorsikleti kullanan tanık .ile karşılaştığı, tanık …’a “haydi yarışalım” şeklinde teklifte bulunduğu, tanık …’ın ise yarış teklifini kabul etmediği ve ancak sanık ile birlikte bir tur atmak istediği, bu amaçla …-… çevreyoluna çıktıkları ve buradan … denilen yere gidip geldikleri, bilahare sanığın bu esnada orada bulunan tanık İlker …’e de “hadi yarışalım, seninle bir tur atalım” dediği, tanık İlker …’in kabul ettiği ve geri dönüşte yarışmak üzere sanıkla birlikte … istikametine doğru gittikleri, bu sırada her ikisinin yarış yapacağını öğrenen başka bir kısım tanıkların da orada beklemeye başladıkları, tanık …’ın da otomobilini motorsikletlerin geliş yönüne doğru ve ters şeritte olacak, ancak emniyet şeridinde bulunacak şekilde park ederek beklemeye başladığı, bu aracın hemen gerisinde de mağdur …’nin …plakalı motorsikletinin bulunduğu, geri dönüşte sanığın tanık .’in önünde ve ayrıca yarış esnasında motorsikletin üzerine uzanmış bir halde olduğu, bir eli ile ayak kısmında olan vitesi sol eli ile kontrol ettiği ve sağ eli ile de direksiyondan gaz kontrolü yaptığı, bu esnada 100 km.nin üzerinde bir hızla motorsikleti kullanan sanığın bir an dengesini kaybederek önce yolun kenarında park halinde olan …plakalı motorsiklete çarptığı, akabinde sürüklenen motorsikletin de hemen yan tarafta bulunan mağdur ile katılana çarparak, mağdur …’nin hayati tehlike geçirmeden ve ancak vücudunda ağır (4) derecede kemik kırığı oluşacak şekilde, katılan …’ün de hayati tehlike geçirmeden ve ancak vücudunda ağır (6) derecede kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmalarına neden olduğu anlaşılmaktadır. Sanık İlk Derece Mahkemesindeki yargılama sırasında olay günü seyir halinde olduğu şeritte ters istikamette duran bir aracın farlarının yanması nedeni ile ışığın gözünü rahatsız ettiğini ve bu araca çarpmamak için çabaladığını, ancak önce aracın hemen arkasında bulunan bir motorsiklete çarptığını, sonra da mağdur ile katılana çarpmış olduğunu, yarışmak için orada bulunmadığını, motorsikletini normal bir hızla kullandığını savunmuş ise de, sanığın 07/09/2016 tarihli ilk karakol ifadesinde, olay günü karşılaştığı .ile ilçe içerisinde gezinti yapmak üzere motorsikletlerle yola çıktıklarını, biraz dolaştıktan sonra … kavşağı yakınlarında motorsikletin hızını denemek üzere . yönüne doğru seyir haline geçtiklerini, … ile ikinci tur olarak … yönüne doğru hız denemesi yaparak dönüşe geçtiklerini, kavşağın az gerisinde arkadaşlarının kimin önce geleceğini merak ederek beklediklerini, motorsikleti ile biraz önde olduğunu kabullenmesi; tanık …’nın da İlk Derece Mahkemesindeki anlatımında oluşu farklı şekilde açıklaması söz konusu ise de, sanık ile yarış halinde olan bu tanığın 06/09/2016 tarihli ilk karakol ifadesinde, olay günü yol üzerinde gördüğü kalabalığın yanına gittiğini ve orada tanıdığı bir çok kişinin bulunduğunu, bu sırada kardeşi olan …’ın da motorsikleti ile beklediğini, hızla gelen sanığın kendisine “hadi yarışalım, seninle bir tur atalım” dediğini, kabul etmese de ısrarı üzerine kabul ettiğini ve birlikte … istikaletine gittiklerini, sanığın çok hızlı olduğunu ve yaklaşık 140-150 km. hızla seyrettiğini, …-… girişinde kalabalığın beklediğini, …’ın aracının da sağ kenarda ve emniyet şeridine yakın şekilde durduğunu, sanığın yarış esnasında motorsikletin üzerine uzanmış bir halde olduğunu, bir eli ile ayak kısmında olan vitesi sol eli ile kontrol ettiğini ve sağ eli ile de direksiyondan gaz kontrolü yaptığını, sanık çok süratli olduğu için dengesini kaybederek yolun kenarında park halinde olan motorsiklete çarptığını, sürüklenen motorsikletin de sürüklenerek mağdur ile katılana çarptığını belirtmesi; tanıklar …,., …, … ve … ile katılan …’ün de aşamalardaki oluşu doğrulayan ve sanık ile tanık …’nın yarış yaptıkları, sanığın motorsikleti çok hızlı kullandığı şeklindeki beyanları karşısında, Dairemizce, sanığın yargılamadaki savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, tanık …’nın yargılamadaki beyanının da sanığı suçtan kurtarmaya yönelik olduğu değerlendirilmiş, bu suretle de sanığın sonradan geliştirdiği savunması itibar edilir nitelikte bulunmamıştır. Katılan … vekili tarafından sunulan ve … Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından … Asliye Hukuk Mahkemesinin talebi üzerine düzenlenmiş 14/12/2017 tarihli raporda, sanığın kullandığı tescilsiz motorsiklet ile gece vakti, çift yönlü çevreyolunu takiben başka bir motorsiklet ile yarışır vaziyette seyredip aydınlatmanın olmadığı olay mahalline geldiğinde, yola gereken dikkatini vermediği, hızını ve sürüşünü mahal şartlarına göre ayarlamadığı, direksiyon hakimiyetine gerekli özen ve önemi göstermediği, bu hali ile sevk ve idare hatası sonucu hakimiyetini kaybettiği motorsikleti ile yolun sağ kenarında, emniyet şeridi içerisinde park halinde bulunan motorsiklete çarpması, çarptığı motorsikletin de savrularak arkasındaki mağdur ile katılana çarpması sonucu meydana gelen olayda tamamen kusurlu olduğu, bu olayda mağdur ve katılanın oluşa etken hatalı tutum ve davranışları olmadığından atfı kabil kusurları bulunmadığı bildirilmiştir. Bu rapor işin uzmanı kişiler tarafından düzenlenmiş, gerekçeleri itibarı ile trafik kaza tespit tutanağı içeriğine ve oluşa uygun bulunduğundan Dairemizce de bu rapora aynen itibar olunmuş, bu rapor uyarınca olayda sanığın tamamen kusurlu olduğunun kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır. İlk Derece Mahkemesince sanığın eylemini basit taksir ile işlediği kabul edilip, katılan ve mağdurun sanıktan şikayetçi olmadıklarından bahisle atılı suçtan dolayı sanık hakkında TCK’nın 73/4. ve CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca kamu davasının düşmesine dair hüküm kurulmuştur. Ancak az önce belirtildiği üzere, oluşu açıklanan olayda, tanık … ile yaptığı yarıştan dolayı motorsikletini 100 km’nin üzerinde bir hızla ve üzerine uzanmış bir şekilde kullanan sanığın, bu şekildeki seyri ile her an dengesini kaybederek bir başka araca yada yayalara çarpabileceğini öngördüğünün muhakkak bulunduğu ve ancak sonucu istememesine rağmen seyrine devamla kazaya tamamen kusurlu şekilde neden olduğu, bu suretle de eylemini bilinçli taksirle işlediğinin kabulünün gerektiği cihetle, katılan ile mağdurun TCK’nın 89/2-b. maddesi kapsamında ve vücutlarında kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmalarından dolayı TCK’nın 89/5. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca şahsi şikayete bağlı olmayan eylemi nedeni ile sanığın TCK’nın 89/4, 22/3. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken, eylemin basit taksirle işlendiği ve mağdur ile katılanın sanıktan şikayetçi olmadıkları şeklindeki hatalı kabul ve değerlendirme ile kamu davasının düşmesine dair yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmeyip isabetsiz bulunmuş…” gerekçesi ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesi gereğince 1 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tayin edilen cezanın ertelenmesine ve 1 yıl 6 ay süre ile denetime tabi tutulmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
… Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 02.02.2021 gün ve 2018/3835 E., 2021/179 K. sayılı kararında kabul edilen olay ve olgularda, bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
Sanık …’ın Temyiz Sebepleri Yönünden;
1. Sanığın kullandığı tescilsiz motorsiklet ile gece vakti, çift yönlü çevreyolunu takiben başka bir motorsiklet ile yarışır vaziyette seyredip aydınlatmanın olmadığı olay mahalline geldiğinde, yola gereken dikkatini vermediği, hızını ve sürüşünü mahal şartlarına göre ayarlamadığı, direksiyon hakimiyetine gerekli özen ve önemi göstermediği, bu hali ile sevk ve idare hatası sonucu hakimiyetini kaybettiği motorsikleti ile yolun sağ kenarında, emniyet şeridi içerisinde park halinde bulunan motorsiklete çarpması, çarptığı motorsikletin de savrularak arkasındaki müşteki …’nin hayati tehlike geçirmeden ve ancak vücudunda ağır (4) derecede kemik kırığı oluşacak şekilde, katılan …’ün de hayati tehlike geçirmeden ve ancak vücudunda ağır (6) derecede kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandıkları, kazanın meydana gelmesinde sanığın tamamen kusurlu olduğunun kabul ve tespit edildiği, kaza tespit tutanağının oluş ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanığın taksirli ve kusurlu bir eyleminin bulunmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine, hükme esas alınan bilirkişi raporunun gerçeği yansıtmadığına, emsal niteliğini haiz içtihatlara aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2. Olay günü saat 23:00 sıralarında sanığın da aralarında bulunduğu bir grup motosikletli sürücünün olay yerinde yarış yaptıkları, sanığın olay yerine geldiğinde direksiyon hakimiyetine kaybederek yolun sağ kenarında emniyet şeridi içerisinde park halinde bulunan motosiklete çarptığı, bu motosikletin de savrularak yaya olarak bekleyen … ve …’ye çarparak yaralanmalarına sebep olduğu olayda; katılan …’ün soruşturma aşamasındaki ifadesinde, olay günü arkadaşı olan .’nın kullandığı motorsiklet ile gezdiklerini, bir düğünde bulunup tekrar gezintiye çıkacakları sırada sanığın, arkasında oturan bir arkadaşı ile birlikte geldiğini ve …’a “haydi yarışalım” dediğini, birlikte …-… çevreyoluna çıktıklarını, sanık ile …’ın … tarafında doğru bir kez gidip geldiklerini, bu sırada başka arkadaşlarının da geldiğini, bir ara …’nın, kardeşi …’dan kullandığı motorsikleti aldığını ve sanık ile geri dönüşte yarışmak üzere … istikametine gittiklerini, bir süre sonra İlker … ile sanığın yarışarak geldiklerini, kendisinin de arkadaşı … ile birlikte emniyet şeridinde yarışı izlediklerini, önlerinde de bir motorsikletin park halinde durduğunu, …’ın da sağ şeritte yolu kapatmış olduğunu ve ancak diğer şeridin boş olduğunu, sanığın yarışta önde olduğunu ve çok hızlı geldiğini, yol üzerinde bekleyen …’ın aracına çarpmamak için direksiyonu kendilerine doğru kırdığını ve önlerindeki motorsiklete çarptığını, bu motorsikletin de kendilerine çarptığını ve yaralandığını beyan ettiği, müşteki …’nin de olay günü … yolu diye bilinen yere gittiklerini ve buradaki bir çok kimseyi tanıdığını, sanığı ise tanımadığını, topluluğa ne olduğunu sorduklarında yarış yapıldığını öğrendiğini beyan ettiği, tanıklar E.S.K., İ.S.Ö., E.A., T.Ö., İ.Ç., M.C.T’nin anlatımları ile müşteki ve katılanın beyanlarından; tanık İ.S.Ö. ile yaptığı yarıştan dolayı motorsikletini 100 km/s üzerinde, tanık anlatımına göre yaklaşık 140-150 km/s bir hızla ve üzerine uzanmış bir şekilde kullanan sanığın, meskun mahalde aydınlatmanın olmadığı gece vakti iki yönlü virajlı yolda bu şekildeki seyri ile her an dengesini kaybederek bir başka araca yada yayalara çarpabileceğini öngördüğünün muhakkak bulunduğu ve ancak sonucu istememesine rağmen seyrine devam eden sanığın içinde bulunduğu koşullara, şoförlük bilgi ve becerisine, önceki kötü tecrübelerine güveni sebebiyle belirtilen kural ihlallerinde bulunarak direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu tamamen kusurlu şekilde sebebiyet verdiği kazada bilinçli taksir koşullarının oluştuğu anlaşılmakla; hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanığın hakkında bilinçli taksir suçunun unsurlarının oluşmadığına, yaşanan hadisede kast veya hadiseyi öngörme imkanı olmadığından basit taksirin söz konusu olabileceğine ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
3. 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin birinci fıkrasında “Taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.” şeklinde ve beşinci fıkrasında “Taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır. Ancak, birinci fıkra kapsamına giren yaralama hariç, suçun bilinçli taksirle işlenmesi halinde şikâyet aranmaz” şeklinde yer alan düzenlemeler karşısında somut olayda, bilinçli taksir koşullarının gerçekleştiği ve müşteki ile katılandaki yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek durumda olması nedeniyle suçun şikayet şartına bağlı olmadığı, dolayısıyla sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince mahkûmiyetine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanığın hakkında atılı suçtan şikayet yokluğu nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
4. 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği uygulanan hükmün açıklanmasının geri bırakılması bakımından … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 02.02.2021 gün ve 2018/3835 E., 2021/179 K. sayılı kararında, “Olay nedeni ile katılan ve mağdurun uğradığı maddi zararın giderildiğine dair dosyaya yansıyan herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin CMK’nın 231/5. maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına” şeklinde karar verildiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasına dayanak olan gerekçenin yerinde, yeterli ve kanunî olduğu anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılması bükümlerinin uygulanmamasına ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 02.02.2021 gün ve 2018/3835 E., 2021/179 K. sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.03.2023 tarihinde karar verildi.