YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9712
KARAR NO : 2022/13758
KARAR TARİHİ : 03.11.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tahkim davası hakkında Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından verilen karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetinin 20/01/2021 tarih ve 2021/İHK-2060 sayılı itirazın kabulü ile davanın kabulüne dair verilen kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü;
K A R A R
Davacı vekili, 11/01/2018 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu trafik sigorta poliçesi bulunmayan araçla dava dışı aracın çarpıştığını ve yaralanan davacıda maluliyet oluştuğunu belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL bakıcı gideri tazminatının davalıdan tahsili isteminde bulunmuş, ıslah dilekçesiyle talebini 360.000,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince; davacının talebinin sürekli sakatlık teminatı kapsamında olduğu, davalı şirketin sürekli iş göremezlik teminatı olan 360.000,00 TL maddi tazminatı davacıya ödediği, davalı sigorta şirketinin bakiye poliçe teminatı kalmadığı gerekçesi ile davanın reddine dair verilen karara davacı vekilinin itirazı üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacı itirazlarının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılarak, davanın kabulü ile 360.000,00 TL sürekli bakıcı giderinin 16/07/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle sürekli bakıcı gideri istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının usulüne uygun şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013-01/06/2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015-20/02/2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliği hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda Hakem Heyetince karara esas alınan Erciyes Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Hastanesi Erişkinler İçin Engellilik Sağlık Kurulu tarafından, kaza tarihinde yürürlükte olmayan Erişkinler için Engellilik Yönetmeliğine göre hazırlanan 31/10/2019 tarihli raporda; davacının epilepsi, opere kafa travması ve sağ optik atrofi nedenleri ile vücut fonksiyon kaybı oranı % 90 olarak hesaplanmış, hakem heyetince bu rapor esas alınarak talebin kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekili ise kaza ile davacının maluliyeti arasında illiyet bağı olmadığını ve maluliyet raporunun yeterli olmadığını savunmaktadır. Davacının maluliyetinin haksız fiil sorumlusunun fiili sonucu oluştuğunun, yani haksız fiil ile maluliyet arasında illiyet bağının bulunduğunun da belirlenmesi sorumluluk açısından zorunludur. Bu nedenlerle rapor hüküm kurmaya elverişli değildir. Eksik inceleme ile karar verilemez.
Bu durumda, davacının tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakları dosya arasına alındıktan sonra muayenesi de yapılarak, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, kazadan sonra davacıda kalıcı maluliyet bulunup bulunmadığı, sürekli bakıcı ihtiyacı olup olmadığı, söz konusu maluliyet ile kaza arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığı, özellikle Pınarbaşı(Kayseri) Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 2019/68 soruşturma nolu dosyadaki iddialar bir arada değerlendirilmek suretiyle yaralanmanın söz konusu kaza dışında başka bir nedenle de oluşup oluşmayacağı araştırılarak bu hususlarda yeterli tespit yapılmak üzere Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden içerisinde psikiyatri uzmanı da bulunan bir heyetten açıklayıcı, denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre (davalı lehine oluşan kazanılmış haklar da gözetilerek) karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeyle karar verilmesi doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 03/11/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.