Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/8089 E. 2009/3478 K. 21.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8089
KARAR NO : 2009/3478
KARAR TARİHİ : 21.04.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki borcun iptali-istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili, müvekkili şirketin KOBİ Yatırım Teşvik Belgesi ve Kredisi almak için davalı bankaya başvurduğunu, 02.08.2000 tarihli Yatırım Teşvik Belgesinin müvekkili şirket adına düzenlendiğini, müvekkilinin yaklaşık 1.000.000.000 TL masraf yaparak gerekli teminatları sağladığını ve 61.000.000.000 TL tutarlı ipotek verildiğini, yapılan ekspertizler sonucunda satın alınan makinelerin kullanılmış olduğu gerekçeleriyle kredi işleminin ve teşvik belgesinin iptal edildiğini, bankanın hesabı kat ederek 6.620.000.000 TL borç tahakkuk ettirdiğini, kullanılmayan kredi nedeniyle borç çıkarılamayacağını, bankanın genel haciz yolu ile ve ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe girişmesinin doğru olmadığını ileri sürerek müvekkillerinin borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında (14.01.2002 tarihli dilekçesinde ) Ordu 1.İcra Müdürlüğünün 2001/474 sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe ilişkin icra dosyasına borcun tamamının icra tehdidi nedeniyle ödendiğini bildirerek davaya istirdat davası olarak devam olunmasını istemiştir.
Davalı banka vekili davanın reddi gerektiğini savuşmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller, benimsenen 17.04.2006 tarihli bilirkişi kurulu raporu neticesinde davacıların menfi tespit istemlerinin reddine, davacıların 220.171.835 TL fazla ödemesinin ödeme tarihi olan 04.01.2002 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden, 21.7.2004 tarih 25529 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren 5219 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu HUMK.nun 427.maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 1.090.000.000.-TL.ye çıkarılmıştır.
Temyize konu karar anılan yasanın yürürlüğünden sonra verildiğinden davalı bakımından kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün ¾ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtayca da kararı verilebileceğinden davalı vekilinin temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2-Davacılar vekilinin temyizine gelince,
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle davacılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden davacılardan alınmasına, 21.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.