Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/7613 E. 2023/1131 K. 06.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7613
KARAR NO : 2023/1131
KARAR TARİHİ : 06.04.2023

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Anadolu Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.11.2018 tarihli ve 2016/493 Esas, 2018/720 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 ncü maddesinin ikinci fıkrası c maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir.

2. … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 02.10.2019 tarihli ve 2019/235 Esas, 2019/3053 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesi gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 26.10.2021 tarihli ve 2019/135617 sayılı, hükmün onanması görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebebi, kaza sebebiyle kusurlu olmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Sanık hakkında hakkında TCK 89/1 maddesinde tanımlanan “taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma” suçundan dolayı cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır. Yapılıp bitirilen açık yargılama sonucunda; Her ne kadar sanık hakkında taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de; Adli Tıp … Trafik İhtisas Dairesi raoruna göre sanığın üzerine atılı kusur ve kural ihlali bulunmadığı, katılanın ise asli kusurlu olduğunun bildirildiği, böylelikle sanığın üzerine atılı suç açısından taksirinin bulunmadığı anlaşıldığından sanığın beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.

2.Katılan hakkında düzenlenen … Anadolu Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğünün 03/10/2016 tarih 2016/18591 sayılı raporunda katılanın eylem nedeniyle yaşamsal tehlike geçirmediği, yaralanmasının BTM ile giderilebilecek şekilde hafif olmadığı, vücuttaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin ağır (4) derecede etkileyecek nitelikte olduğu belirtilmiş, mahallinde keşif icra edilmiş, Keşif sonrası düzenlenen 05/09/2017 tarihli bilirkişi raporunda, her iki sürücünün de sağ şeritten şeridini takiben yol alması ve emniyet şeridine hiçbir şekilde girmemesi gerekmekte olduğu, kazanın emniyet şeridinde olduğu ve çarpma anında trapez saç ve bariyerlerin bulunmadığının anlaşıldığı, kazazedenin sağ şeritten geldğiini, önündeki … fren yapınca kurtarmak için emniyet şeridine girdiği, sanığın ve kazazedenin olayın meydana gelmesinde eşdeğer kusurlu oldukları belirtilmiştir.

3.ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporda, “Sanık sürücü … idaresindeki kamyonet ile seyrederken emniyet şeridine girmek için yavaşladığı sırada gerisinden gelen Müşteki sürücünün motosikleti ile aracının arka kısmına çarptığı dava konusu kazada, olayın oluş şekli ile alabileceği herhangi bir önlem bulunmadığı, ayrıca olayda etkenlik arz edecek herhangi bir trafik kural ihlali de görülmediğinden atfı kabil kusuru bulunmadığı katılanın ise motosiklet ile müteyakkız seyretmesi, seyri sırasında önündeki araçlarla arasına güvenli ve yeterli takip mesafesi bırakması, emniyet şeridine girmek için yavaşlayan Sanık sürücü idaresindeki araca karşı zamanında uygun fren ve direksiyon tedbiri alması gerektiği halde bahsedilen bu hususlara riayet etmemiş olup, emniyet şerisi üzerinde arkadan çarpma kural ihlali yaparak sebebiyet verdiği dava konusu kazada dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile asli kusurlu olduğu belirtilmiştir.

4. Sanığın güncel adlî sicil kaydı dava dosyasına eklenmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Dosyadaki yerel bilirkişi ile ATK Trafik İhtisas Dairesi raporları arasındaki çelişki nedeniyle dosya üç kişilik bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve olay gelişimi, dosya kapsamına uygun kabul edilen rapora göre, aracının hızını teknik özelliklerine göre ayarlamayıp aniden ve dikkatsiz bir şekilde emniyet şeridine girerek motosikletin önünü kapattığından dolayı sanığın tali kusurlu olduğu, bu suretle sanığın üzerine atılı suçu işlediği anlaşılmış ve buna göre uygulama yapıldığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Sanığa isnat edilen eylemin, 5237 sayılı TCK’nın 89. maddesinin 1-2-3. fıkralarında düzenlenen ”taksirle yaralama” suçuna ilişkin olduğu, taksirle bir kişinin yaralanmasına sebebiyet verilmesi halinde gerçekleşecek olan taksirle yaralama suçu için TCK’nın 89. maddesinin 1. fıkrasında temel ceza miktarının ”üç aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası” olarak belirlendiği; 5271 sayılı CMK’nın, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş olan ”Basit Yargılama Usulü” başlıklı 251. maddesinin 1. fıkrasında yer alan; ”Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki düzenlemeye, 7188 sayılı Kanun’un geçici 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan ”01/01/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme ile sınırlama getirilmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin 19.08.2020 tarihli 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas-2020/33 Karar sayılı ve 16.03.2021 tarihli 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas-2021/4 Karar sayılı iptal kararları ile ”…kovuşturma evresine geçilmiş…, …hükme bağlanmış…” ibarelerinin, aynı bentte yer alan ”…basit yargılama usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi sebebiyle;

Kovuşturma evresine geçilmiş veya hükme bağlanmış olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanun’un 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan kesinleşmiş hükümler haricindeki düzenlemelerin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, Ceza Muhakemesi Kanununda yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerekmekle birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda CMK’nın 251. maddesinin 3. fıkrasına göre; ”mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararlarının neticeleri itibariyle maddi ceza hukukuna ilişkin ve CMK’nın 251. maddesinin 3. fıkrasında yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, TCK’nın 7. maddesi ile CMK’nın 251. maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle, sanık lehine olan uygulamanın belirlenerek yerine getirilmesi ve gereği için dosyanın, ”Basit Yargılama Usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz istemi yerinde görüldüğünden, … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 02.10.2019 tarihli ve 2019/235 Esas, 2019/3053 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.04.2023 tarihinde karar verildi.