YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/980
KARAR NO : 2023/1397
KARAR TARİHİ : 20.02.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1272 E., 2022/1326 K.
DAVA TARİHİ : 21.03.2019
HÜKÜM/KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/112 E., 2019/167 K.
Taraflar arasındaki sigorta başlangıcı tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın yargı yolu yanlışlığı nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, Kahramanmaraş 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1982/58 E., 1982/5 K., sayılı Kazai Rüştü ve Ehil Sayılmasına dair karar uyarınca 03.03.1982 tarihinde Kahramanmaraş ili, Öşlü köyünde vekil öğretmenlik yapmaya başladığını, bu çalışmasının belgeler ile kayıtlı olduğunu, davacının vekil öğretmenlik yaptığı sürelerin hizmet süresinden sayılmasına ilişkin talebinin SGK Başkanlığı emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Kamu Görevlileri Tescil ve Hizmet Dairesi başkanlığının 24.10.2018 tarihli ve Kahramanmaraş … Sosyal Güvenlik Merkezinin 31.10.2018 tarihli yazılardı ile red edildiğini, davacının vekil öğretmenliğe başladığı 03.03.1982 tarihinin veya 18 yaşını ikmal ettiği 14.06.1982 tarihinin hizmet başlangıcı olarak kabul edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü zaman aşımı def’in de bulunduklarını, öncelikle kuruma müracaat etmesi gerektiğini, dava şartı olduğunu, 5434 sayılı Kanun’un 12 inci maddesi uyarınca 18 yaşını bitirmiş olma şartının şart koşulduğunu, kazai rüşt kararına rağmen sigortalılık başlangıcının yapılmasının yasal olarak mümkün olmadığından bahisle haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın yargı yolu yanlışlığı nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı SGKB vekili istinaf dilekçesinde özetle, davada tahkikata geçildikten sonra karar verildiğini bu nedenle davalı kurum lehine hükmedilen vekalet ücretinin tarifede yazılı tam ücret üzerinden hesaplanması gerektiğini, tarifede yazılı ücretin yarısına hükmedilmesinin hatalı olduğunu kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Dava konusu uyuşmazlığın 09.05.2019 tarihli öninceleme duruşmasında mahkeme tarafından yargı yolu yanlışlığı nedeniyle davanın reddine karar verildiği, her ne kadar duruşma zabtında tahkikata geçilerek karar verildiği yazılmış ise de esasen zabtın niteliği gereği tahkikata geçilmesinin hüküm fıkrası yönünden farklılığa yol açmadığı bu haliyle vekalet ücretin yarısına hükmedilmesinde usule aykırılık bulunmadığı davalı vekilinin istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Belirtilen gerekçe ile ilk derece mahkemesi kararının; dava dosyası kapsamında mevcut maddi delillere uygun, yasal ve hukuksal gerekçelere dayandığı, delillerin takdirinde herhangi bir isabetsizlik ve kamu düzenine aykırı bir halin varlığının tespit edilemediği, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendi gereğince, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davada tahkikata geçildikten sonra karar verildiğini bu nedenle davalı kurum lehine hükmedilen vekalet ücretinin tarifede yazılı tam ücret üzerinden hesaplanması gerektiğini, tarifede yazılı ücretin yarısına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sigorta başlangıcı tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
02.01.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 7 inci maddesinde “Ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar davanın nakli, davanın açılmamış sayılması, görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi durumunda bu Tarifede yazılı ücretin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra karar verilmesi durumunda tamamına hükmolunur. Şu kadar ki, davanın görüldüğü mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemez.” hükmüne yer verilmiştir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Dava konusu uyuşmazlığın 09.05.2019 tarihli öninceleme duruşmasında mahkeme tarafından yargı yolu yanlışlığı nedeniyle davanın reddine karar verildiği ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 7 inci maddesi gereğince vekil ile temsil olunan Kurum lehine yarı oranında vekalet ücretine hükmedildiği anlaşılmakta olup verilen karar isabetlidir.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi
…