YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8793
KARAR NO : 2009/4095
KARAR TARİHİ : 06.05.2009
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı yanca müvekkili aleyhine takibe konu edilen iki adet çekin müvekkilince takibin diğer borçlusu bulunan …’e aralarındaki mevcut akdi ilişkiye dayalı olarak verildiğini, bu kişinin de … şubesinden kullandığı kredinin teminatını oluşturmak üzere çekleri anılan banka şubesine teslim etmiş ise de, davalının iki adet çeki bankadan alarak adına ciro bile olmaksızın yetkili hamil sıfatı bulunmadan takibe konu ettiğini belirterek çek nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve % 40 oranında da tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takibe konu edilen çeklerin alacağın temliki hükümlerine tabi olduğunu, dava dışı …’in kredi borcunun kefil sıfatıyla müvekkilince bankaya ödenmesi sonucu 2 çekin müvekkiline intikal ettiğini bildirerek, davanın reddini savunmuş ve % 40 oranında tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, davalı kefilin dava dışı …’in kredi borcunu ödemesi nedeniyle alacaklı bankanın haklarına halef haline geldiği, icra takibinde haklı bulunduğu ve davalının iyiniyetli hamil olduğu gerekçesiyle davanın reddine, asıl alacağın % 40’ı oranında 8.300 YTL tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Somut olayda davacı aleyhine başlatılan icra takibinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmediği ve bu nedenle İİK.’nun 72/4. maddesinde yazılı şartlar oluşmadığı halde davacı aleyhine tazminata hükmedilmesi doğru değil ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HUMK.’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görümüştür.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın iki nolu bendinin hükümden çıkarılarak “davalının tazminat isteminin reddine” sözcük dizisinin yazılmak suretiyle hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.05.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.