Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/2940 E. 2023/15641 K. 02.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2940
KARAR NO : 2023/15641
KARAR TARİHİ : 02.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda esas ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla;
1. Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

2. Sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizinin; hakkında verilen hapis cezalarında lehe hükümlerin uygulanmadığı, üzerine atılı suçları işlemediği halde hakkında düzenlenen tutanağın taraflı olduğu, hakkında soruşturma yapan askerlerin düzenlediği tutanağa ve bu askerlerin beyanlarına itibar edilmemesi gerektiği, hükümlerin usul ve Yasa’ya aykırı olduğu, bu nedenlerle ve re’sen tespit edilecek sebeplerle hükümlerin bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Şikayetçilerin ve katılanın … İlçe Jandarma Komutanlığında görevli oldukları, alkollü kişilerin çevreye rahatsızlık verdikleri şeklinde ihbar üzerine olay yerine gittikleri, sanığın, şikayetçilere ve katılana hitaben “Siz kimsiniz, çekilin, sivilde sizi yakaladığımda hepinizin kafasını ezeceğim, sinkaf ederim sizi, sizi öldüreceğim, mahfedeceğim, gözüme görünmeyin, siz bittiniz, ben doğuda 200 teröristle çatıştım, siz kim oluyorsunuz, hepinizi sinkaf ederim.” şeklinde sözler söylemesi üzerine zor kullanma yetkisi içinde etkisiz hale getirilerek devriye aracına bindirildiği, devriye aracında ve rapor için hastaneye götürüldüğü sırada da devam ettiği, sanığın alınan alkol raporuna göre 85 promil alkollü olduğunun tespit edildiği şeklinde iddia olunan olayda, Yerel Mahkemece şikayetçilerin aşamalarda alınan ve değişmeyen tutarlı beyanları karşısında sanığın tevil yollu savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kabul olunarak, atılı suçlardan mahkumiyeti yönünde hükümler kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Suçun Sübutuna Yönelik Temyizde
Tüm dosya kapsamı, şikayetçilerin aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımları, daha önceden aralarında husumet bulunmadığı anlaşılan şikayetçiler ve katılanın sanık hakkında iftira atmalarını gerektirir bir durum bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanığın atılı suçları işlediğine dair Mahkemesinin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı,
2. Lehe Hükümler Uygulanması Gerektiğine Yönelik Temyizde
Sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebinin uygulandığı, diğer lehe hükümler yönünden ise sanığın adlî sicil kaydı incelenmek suretiyle suç işleme eğilimi dikkate alınarak, aynı Kanun’un 50 nci maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevirme ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına dair Yerel Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
B. Sair Hususlar Yönünden
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanırken birden fazla suçtan hükümlülüğü içeren ilamdaki hangi cezanın tekerrüre esas alındığı gösterilmemiş ise de, 5275 sayılı Kanun’un 108 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince en ağır cezayı içeren hükümlülüğün infaz aşamasında gözetilebileceği belirlenerek, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık hakkında Yerel Mahkemece verilen hükümlerde sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden, eleştirilen kısım dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.03.2023 tarihinde karar verildi.