YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/32143
KARAR NO : 2023/2631
KARAR TARİHİ : 14.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
1. … Asliye Ceza Mahkemesi’nin 18.09.2012 tarih 2011/138 Esas, 2012/866 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, anılan maddenin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca neticeten 11 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ve karar 27.09.2013 tarihinde kesinleşmiştir.
2. … Asliye Ceza Mahkemesinin 18.09.2012 tarih 2011/138 Esas, 2012/866 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 265 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca neticeten 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ve karar 27.09.2013 tarihinde kesinleşmiştir.
3. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Mahkeme kararı ile sanığın denetim süresi içinde 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının dördüncü cümlesinde düzenlenen kaçakçılık suçunu işlemesi nedeniyle hüküm açıklanarak, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, anılan maddenin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca neticeten 11 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Mahkeme kararı ile sanığın denetim süresi içinde 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının dördüncü cümlesinde düzenlenen kaçakçılık suçunu işlemesi nedeniyle hüküm açıklanarak, sanık hakkında, 5237 sayılı Kanunu’nun 265 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca neticeten 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Tebliğname’de hükümlerin onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteğinin, suçsuz olduğu halde hakkında ceza verildiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ve re’sen görülecek nedenlerle hükümlerin bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay günü sanığın gümrük personeli tarafından yakınlarının aranmasına sinirlenerek, kullanmakta olduğu aracını muayene memurları olan şikâyetçilerin üzerine sürmesi, sonrasında araçtan inerek tornavida ile şikâyetçilere saldırmaya çalışması, şikâyetçilere hitaben gümrük sahasında “Pezevenkler şerefsizler sizi dışarıda yakalayıp yaşatmayacağım, dışarıda görüşeceğiz o… çocukları.” demesi şeklindeki eylemleriyle, sanığın üzerine atılı hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarını işlediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
Aşağıda açıklanan nedenlerle Tebliğname’deki onama görüşüne iştirak edilmemiştir.
1. Sanığın yargılamaya konu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve anılan Kanun’un 265 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenecek cezaların türü ve üst sınırlarına göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Sanığın yokluğunda verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, sanığın duruşmada bildirdiği en son adres ile aynı olan Merkezî Nüfus İdare Sistemi (MERNİS) adresine öncelikle Tebligat Kanunu’nun 21 inci maddesinin birinci fıkrasına göre tebliği, bunun mümkün olmaması durumunda ise aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca tebliğ edilmesi gerekirken, doğrudan Tebligat Kanunu’nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince yapılan tebligatın usulsüz olması sebebiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usulünce kesinleşmediğinin ve denetim süresinin başlamadığının anlaşılması karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.10.2018 tarihli ve 2017/8-952 Esas, 2018/403 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının durmayacağı, denetim süresi başlamadığı için de, bu süre içerisinde kasıtlı suç işlendiğinden bahsedilemeyeceği ve açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması koşullarının bulunmadığı cihetle, incelemeye konu … Asliye Ceza Mahkemesince verilen 02.06.2016 tarih, 2015/229 Esas, 2016/198 Karar sayılı hükmün açıklanmasına ilişkin kararın hukuki değerden yoksun olduğu, hukuki değerden yoksun olan mahkumiyet kararının da dava zamanaşımını kesmeyeceği ve bu nedenle dava zamanaşımını kesen son işlemin, sanığın sorgusunun olduğu, 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlem olan sorgu tarihi olan 21.06.2011 tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2023 tarihinde karar verildi.