Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/41001 E. 2023/15630 K. 02.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/41001
KARAR NO : 2023/15630
KARAR TARİHİ : 02.03.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı ve daha önce savunma hakkının kısıtlandığı gerekçesiyle kanun yararına bozulan mahkumiyet hükmü üzerine verilen incelemeye konu hükmün tekrar temyiz yasa yoluna tabi olduğu değerlendirilerek gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece 15.05.2014 tarihli hükümle sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ( 5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiş olup hüküm sanık tarafından temyiz edilmeksizin 11.06.2014 tarihinde kesinleşmiştir. Hükme ilişkin sanık tarafından yapılan başvuru üzerine, Yargıtay (kapatılan) 18. Ceza Dairesi’nin 24.06.2020 tarihli ilamı ile hüküm, sanığın savunma hakkının kısıtlandığı gerekçesiyle kanun yararına bozulmuştur. Kanun yararına bozma sonrasında yapılan yargılamada sanık hakkında yeniden aynı şekilde 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın tebliğnamesinde, kanun yararına bozma kararı üzerine verilen hükmün istinaf yasa yoluna tabi olduğu gerekçesiyle dosyanın incelenmeksizin iadesi görüşü belirtilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteminin, suçun uzlaşma kapsamında kalmasına karşın Yerel Mahkemece uzlaşma yoluna gidilmediğine, kurulan bu hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, hakkında lehe olan hükümlerin uygulanması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, haklarında mahkumiyet kararı verilen temyiz dışı diğer sanıklarla birlikte hükümlü olarak bulunduğu cezaevinde, kendisiyle aynı koğuşta kalan katılan, şikayetçi ve mağdura çamaşır yıkamak, yemek hazırlamak gibi gündelik hizmetlerde bulunmalarını istediği, katılanın, şikâyetçinin ve mağdurun zaman zaman sanığın isteklerini yerine getirmemesi üzerine sanığın şikâyetçilere karşı sinkaflı sözlerle küfürler ettiği, yine sanığın şikâyetçi …’dan bir şey isteyeceği zaman iddianamede belirtilen hakaret sözlerini söyledikleri Yerel Mahkemece kabul edilmiştir. Katılanın, şikâyetçinin ve mağdurun aşamalardaki beyanları birbiriyle uyumlu ve istikrarlı olmakla birlikte, aynı koğuşta kalan ve tanık olarak beyanlarına başvurulan bir kısım hükümlünün de sanığın iddia edilen hakaret suçunu işlediğini beyan ettiği görülmüştür.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Hakaret suçunun, suç tarihine göre uzlaştırma kapsamında bulunmayan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinde düzenlenen tehdit ve 96 ncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen eziyet suçları ile birlikte işlendiği iddia edildiğinden, 5237 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına göre uzlaşma kapsamında bulunmadığı, ancak yapılan yargılama neticesinde sanığın tehdit ve eziyet suçlarından beraat etmesi karşısında, hakaret suçu yönünden, 5237 sayılı Kanun’un 254 üncü maddesi uyarınca uzlaştırma hükümlerinin uygulanması ve sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
B. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE,
02/03/2023 tarihinde karar verildi.