Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2009/9876 E. 2009/12939 K. 29.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9876
KARAR NO : 2009/12939
KARAR TARİHİ : 29.12.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Tokat Cumhuriyet Başsavcılığının 27.02.2009 gün 2009/2 sayılı davanamesi ile nüfus kaydının düzeltilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davada taraf olmayan … adlı kişinin ihbarı üzerine Tokat Cumhuriyet Başsavcılığının 27.02.2009 gün 2009/2 sayılı davanamesi ile nüfusta davalılar … ve … çocuğu olarak kayıtlı bulunan davalı …’nın kaydının iptali, gerçek anne ve babası olduğu iddia edilen … ile … çocuğu olarak nüfusa tescili istenilmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36.maddesinin 1/a bendine göre nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davaları düzeltmeyi isteyen şahıslar ile, ilgili resmi dairenin göstereceği lüzum üzerine Cumhuriyet Savcıları tarafından yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerdeki görevli Asliye Hukuk Mahkemesinde açılır. Yasanın bu hükmünden de anlaşılacağı gibi nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davasının Cumhuriyet Savcısı tarafından açılabilmesi için yasada öngörülen koşulların bulunması gerekir.
Somut olayda, ilgili resmi dairenin gösterdiği bir lüzum bulunmamaktadır. Dava ile herhangi bir ilgisi olmayan … adlı kişi Cumhuriyet Savcılığına verdiği dilekçe üzerine davaname düzenlenerek bu dava açılmıştır. Böyle bir davayı açma hak ve yetkisi doğrudan doğruya yanlış yazılım nedeni ile hukukları etkilenecek olan kişilere aittir. Bunlar, diğer vatandaşlar gibi harç vb. yükümlülüklerini yerine getirerek böyle bir davayı gerek gördükleri takdirde her zaman açabilirler.
Mahkemece açıklanan hususlar gözönünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü yolunda hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.