Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/1506 E. 2023/2890 K. 30.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1506
KARAR NO : 2023/2890
KARAR TARİHİ : 30.03.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
21.10.2017 (sanık … yönünden)
HÜKÜMLER : Hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Yozgat Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.03.2018 tarihli ve 2018/148 Esas, 2018/148 Karar sayılı kararı ile Yozgat Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/556 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Yozgat Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/556 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.
B. Yozgat Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.12.2018 tarihli ve 2017/556 Esas, 2018/609 Karar sayılı kararı ile;
1. Sanık …’in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 188 inci maddesinin beşinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 18 yıl 9 ay hapis ve 37.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
2. Sanık …’in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 188 inci maddesinin beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 23 yıl 5 ay 7 gün hapis ve 46.860,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 16.10.2020 tarihli ve 2019/345 Esas, 2020/632 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re’sen de istinafa tabi olan hükümlerdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,

2. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanmaması gerektiğine,
3. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
B.Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
07.10.2017 tarihinde, hakkında uyuşturucu madde kullanma suçundan ayrıca soruşturma yürütülen tanık …’dan 5 adet MDMA içeren hapın ele geçirildiği olayda; fiziki takip tutanağından sanık …’in …’a uyuşturucu madde verdiğinin anlaşılması ve … kollukta bilgi sahibi sıfatıyla verdiği beyanında sanık …’ten uyuşturucu madde satın aldığını kabul etmesine karşın mahkemede bu beyanından dönmüş ise de, bu durumun hükme esas alınmamak kaydıyla mahkemece kanaat edinilmesinde göz önünde bulundurulduğu gözetilerek, sanık …’in …’a uyuşturucu madde sattığının sabit olduğu; 21.10.2017 tarihinde hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyet hükmü kesinleşen temyiz dışı sanık …’in üstünde 101,5 gr bonzainin ele geçirildiği olayda, temyiz dışı sanık …’in soruşturma aşamasında etkin pişmanlık kapsamında verdiği beyanları, sanıklara ait iletişimin tespiti çözüm tunakları, sanık … ile temyiz dışı sanık … arasındaki görüşme yoğunluğu, sanıkların birbiriyle olan görüşme dökümleri bir arada değerlendiğinde, sanıkların temyiz dışı sanık …’i uyuşturucu alımı için İstanbul’a gönderdikleri, dönüşte de …’i karşılamak için sanık …’in …’i … dinlenme tesisine yönlendirdiği ve sanık …’in İstanbul’dan uyuşturucu madde getiren …’i karşılamak üzere beklediği, bu şekilde sanıkların temyiz dışı sanık …’le birlikte uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işledikleri gerekçesiyle sanık …’in 07.10.2017 ve 21.10.2017 tarihlerinde zincirleme şekilde uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine, sanık
Salim’in ise 21.10.2017 tarihinde uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine, sanıkların 21.10.2017 tarihli eylemi yönünden koşulları oluştuğu anlaşıldığından haklarında 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanıklar hakkındaki hükümlerde; 5237 sayılı Kanun’un 52 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca adli para cezasının taksitle ödeneceğine karar verildikten sonra kararlarda, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin belirtilmemiş olması ile 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulanmasına ilişkin hukuka aykırılıklar düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Gerekçeli karar başlıklarında suç tarihlerinin sanık … yönünden “07.10.2017, 21.10.2017”, sanık … yönünden “21.10.2017” olarak belirtilmesi yerine sanık ayrımı yapılmaksızın suç tarihinin “07.10.2017, 21.10.2017” olarak yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, sanık … yönünden ayrıca 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanmasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanıklar müdafilerinin ve sanık …’in temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 16.10.2020 tarihli ve 2019/345 Esas, 2020/632 Karar sayılı kararında sanıklar müdafilerince ve sanık … tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanıklar hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Yozgat Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.03.2023 tarihinde karar verildi.