YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/29148
KARAR NO : 2023/1939
KARAR TARİHİ : 23.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/214 E., 2015/447 K.
SUÇLAR : Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.12.2015 tarihli ve 2015/214 Esas, 2015/447 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında
1. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 88.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; yüklenen suçların yasal unsurlarının oluşmadığına, verilen cezaların hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Keşidecisi katılan … olarak görünen 05.04.2011 tarihli ve 53.000,00 TL bedelli dava konusu çekin tanık … tarafından teminat için bankaya verilmesi üzerine takas merkezince çekin çalıntı olduğunun bildirilmesi sonrasında yapılan suç duyurusu nedeniyle başlatılan soruşturmada sanık hakkında banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kamu davası açılmıştır.
2. Katılan … özetle, dava konusu çekin de içinde bulunduğu çek koçanının aracından çalındığını, çekteki yazı ve imzanın kendisine ait olmadığını beyan etmiştir.
3. …’in dava konusu çeki kimden ve hangi hukuki ilişkiye dayanarak aldığına ilişkin aşamalardaki beyanlarının farklı olduğu anlaşılmıştır. Şöyle ki;
a) Soruşturma aşamasında şüpheli sıfatıyla alınan 13.05.2011 tarihli ifadesinde özetle, kendisine borçlu olan sanıktan alacağına karşılık dava konusu çeki aldığını; şüpheli sıfatıyla alınan 16.05.2014 tarihli ifadesinde özetle, kendisinden borç para isteyen sanığa 10.000,00 TL borç verdiğini ve karşılığında teminat olarak dava konusu çeki aldığını,
b) Kovuşturma aşamasında tanık sıfatıyla özetle, kendisine borçlu olan katılandan alacağını istediğinde katılanın 10.000,00 TL bedelli çeki verdiğini, çeki bankaya götürdüğünde sahte olduğunun anlaşıldığını, durumu katılana bildirip çeki iade ettiğini, sonrasında katılandan alacağını aldığını,
Beyan etmiştir.
4. Sanığın dava konusu çeki kimden aldığı ve hangi hukuki ilişkiye istinaden tanık …’e verdiğine ilişkin aşamalardaki beyanlarının farklı olduğu anlaşılmıştır. Şöyle ki;
a) Soruşturma aşamasında şüpheli sıfatıyla alınan 16.05.2014 tarihli ifadesinde özetle, dava konusu çeki … isimli kişiden aldığını, söz konusu çeki …’e verip karşılığında 10.000,00 TL borç aldığını,
b) Kovuşturma aşamasında 17.09.2015 tarihli 1. celsede özetle, kim olduğunu hatırlamadığı birisinden aldığı dava konusu çeki borçlu olduğu …’e verdiğini, karakolda ifadesi alınırken zorladıkları için …’nın ismini verdiğini; 20.12.2015 tarihli 3. celsede özetle, dava konusu çeki açık kimlik ve adres bilgilerini açıklamadığı İrfan Kaymacı isimli kişiden aldığını, çek bedelini ödediğini,
Beyan etmiştir.
5. … özetle, suça konu çekle ilgisinin olmadığını, çekteki imzanın kendisine ait olmadığını beyan etmiştir.
6. Soruşturma aşamasında alınan 09.03.2015 tarihli bilirkişi raporunda, çekin ön yüzünde bulunan yazı ve keşideci imzasının Mehmet Vural Sağol ve …’in eli ürünü olmadığı, keşideci imzası ile …’nın imzaları arasında kısmi uygunluk ve benzerlikler tespit edildiği ancak daha ileri bir tespite gidilemediği, çekin ön yüzündeki yazıların sanığın eli ürünü olduğu belirtilmiştir.
7. Mahkemece, sanığın yüklenen suçları işlediği kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
1.Duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip yüklenen suçun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
1.Tanık …’in suça konu çeki hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldığına ilişkin aşamalarda değişen beyanlarda bulunması, sanığın suça konu çek bedelini ödediğini savunması karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; tanık …’in aşamalardaki beyanları arasındaki çelişki giderilerek suça konu çeki hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldığı, önceden doğan borç kapsamında verilip verilmediği, suça konu çek nedeniyle zarara uğrayıp uğramadığı, varsa uğramış olduğu zararın miktarı ve giderilip giderilmediği kesin bir şekilde belirlendikten sonra ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.03.1998 tarihli ve 6/8-69 sayılı kararında da açıklandığı üzere, önceden doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması hâlinde, zarar veya borç kandırıcı nitelikte davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun unsurları itibarıyla oluşmayacağı da dikkate alınarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi, yüklenen suçun sübût bulduğunun kabul edilmesi hâlinde, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama koşullarının oluşup oluşmadığının tartışılması gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2.Kabule göre de; sanığın yüklenen suçtan elde ettiği haksız menfaatin miktarına göre temel para cezasına esas alınacak gün sayısının belirlenmesi gerekirken elde edilen haksız menfaatin miktarı dikkate alınmadan doğrudan dava konusu çek bedeli üzerinden gün sayısının belirlenmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.12.2015 tarihli ve 2015/214 Esas, 2015/447 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.12.2015 tarihli ve 2015/214 Esas, 2015/447 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.03.2023 tarihinde karar verildi.