Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/8373 E. 2023/1119 K. 23.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8373
KARAR NO : 2023/1119
KARAR TARİHİ : 23.02.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki meskeniyet şikayeti uyuşmazlığından dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince; şikayetin kısmen kabulü ile şikayete konu taşınmazın 360.000,00 TL ve satış masraflarından az olmayacak şekilde satılmasına, satıştan elde edilecek 360.000,00 TL’nin şikayetçiye, arta kalan tutardan alacaklının alacağını karşılayacak miktarının alacaklıya verilmesine, bu tutardan arta kalan miktar olması halinde şikayetçi borçluya iadesine hükmedilmiştir.

Kararın şikayetçi borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun reddi ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılmak suretiyle yeniden kurulan hükümde, şikayetin hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. ŞİKAYET
Borçlu şikayet dilekçesinde; şikayete konu hacizden 12.3.2020 tarihinde haberdar olduğunu ve haczedilen taşınmazın haline münasip evi olduğunu ileri sürerek, tapunun 902 parselinde kayıtlı 30 bağımsız bölüm numaralı taşınmaza konulan haczin kaldırılmasını talep etmiştir.

II. CEVAP
Şikayet edilen alacaklı cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkemece alınan 06.5.2021 havale tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle, şikayetin kısmen kabulü ile şikayete konu taşınmazın 360.000,00 TL ve satış masraflarından az olmayacak şekilde satılmasına, satıştan elde edilecek 360.000,00 TL’nin şikayetçiye, arta kalan tutardan alacaklının alacağını karşılayacak miktarının alacaklıya verilmesine, bu tutardan arta kalan miktar olması halinde şikayetçi borçluya iadesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi borçlu istinaf dilekçesinde; şikayet tarihi itibariyle, alacaklı tarafından yasal süresi içerisinde satış talebinde bulunulmadığını belirtilerek, İİK’nın 106-110. maddeleri gereğince haczin düştüğünü, mahkemece alınan bilirkişi raporlarındaki emsallerin yeterli olmadığını ve raporlar arasında çelişkiler bulunduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İİK’nın 106-110. maddesine ilişkin değerlendirme yapılırken satış isteme süresinin başlangıcına esas tarihin, haczin tapuya işlenme tarihi değil icra müdürlüğünce verilen haciz kararı tarihi olduğu, buna göre de somut uyuşmazlıkta icra müdürlüğünce alacaklının haciz talebinin 07.3.2019 tarihinde kabul edildiği nazara alındığında, borçlunun icra mahkemesine başvuru tarihi olan 16.3.2020 tarihi itibariyle yasal bir yıllık süre içerisinde satışın istenmediği ve bu suretle haczin düştüğü belirtildikten sonra, borçlunun düşmüş hacze dayalı olarak meskeniyet şikayetini ileri sürmesinde hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle, şikayetin reddi ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılmak suretiyle yeniden kurulan hükümde şikayetin hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiş, öte yandan borçlu tarafından işbu şikayetten önce İİK’nın 106-110. maddelerine dayalı olarak haczin düşürülmesine yönelik olarak icra müdürlüğüne yapılan bir başvuru bulunmadığından ve bu suretle dava açma şartlarının mevcut olup olmadığını denetlemeden meskeniyet şikayetinde bulunan şikayetçinin yargılama giderleri ile sorumlu tutulması gerektiğine işaret edilerek yargılama giderlerinin borçlu üzerinde bırakıldığı belirtilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi borçlu temyiz dilekçesinde; mahkemece alınan bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğunu ve raporlarda tespit edilen emsallerin yeterli olmadığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; İİK’nın 82/1-12. maddesine dayalı meskeniyet şikayetine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İİK md. 82/1-12., 106., 110.

3. Değerlendirme
Şikayete konu haczin, icra müdürlüğünün 07.3.2019 tarihli haciz talebini kabul kararı üzerine taşınmazın tapu kaydına 14.3.2019 tarihinde şerh edilen haciz olduğu görülmekle birlikte, İİK’nın 106-110. maddeleri gereğince alacaklı tarafından süresi içerisinde satış istenmediğinden şikayet tarihi itibariyle haczin düşmüş olduğunun ve borçlunun haczin kaldırılmasına dair şikayette hukuki yararının bulunmadığının, her ne kadar şikayet tarihinden sonra taşınmazın tapu kaydına konulan 09.7.2020 tarihli hacze ilişkin olarak süresinde satış talebinde bulunulmuş ise de, bu haczin şikayet konusu olmadığının anlaşılmasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun’un ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.02.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.