Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/7010 E. 2008/2098 K. 06.03.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7010
KARAR NO : 2008/2098
KARAR TARİHİ : 06.03.2008

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de miktar itibarıyla bu istemin reddi ile incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya imzalayıp açık olarak itimaden verdiği senedin bedelsiz olduğunu, ancak davacının kötüniyetli olarak senedi doldurup, bono haline getirip icra takibine konu edip, aleyhe icra takibine giriştiğini bildirerek icra dosyası nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ile tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiş, 24.04.2005 tarihli ıslah dilekçesi ile tarafların isticvap beyanı ile 19.04.1998 tarihli sözleşme ile senedin teminat senedi olduğunun anlaşılmış olmasına ve davalıdan sekiz milyar TL alındığından davalıya devri yapılan sözleşmede yazılı taşınmazların gerçek satış bedellerinin, davacının iade ile yükümlü olduğu satış vaadi bedelini ne oranda karşıladığının tespiti ile davalıya borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında yapılan anlaşma ile davacının kendisine ait olduğunu belirttiği daireleri davalıya satıp, bedellerini nakit olarak aldığını, dairelerin tapusunu veremediğinden aldığı bedele karşılık senedi verdiğini, davacının sattığı daireleri teslim edemediğini, bedelini de iade etmediğini bu nedenle senedin icra takibine konulduğunu, sözleşmede de davacının senet verdiği ve edimini yerine getirmediği takdirde senet ile haciz konulacağının belirtildiğini ileri sürüp davanın reddi ile tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, icra dosyası, 18.04.1998 tarihli sözleşme, tapu kayıtları, toplanan delillere göre, davacının davalıya sattığı dairelerin parasını peşin aldığı, dairelerin inşaat aşamasında olması nedeniyle teslimle teminat oluşturmak üzere dava konusu senedin davalıya verildiği, fakat dairelerin davalıya teslim edilmediği bu nedenle de davalının davacıdan aldığı teminat senedini icra takibi konusu yaptığı, davacının yargılama aşamasında davalıya teminat olarak daire ve arsa devrettiği ve teminat senedinin karşılıksız kaldığı iddiasının ispat edilemediği gerekçesi ile davacının davasının ve şartları oluşmadığından davalının tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 06.03.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.