YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8632
KARAR NO : 2023/1402
KARAR TARİHİ : 06.03.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takipte şiakyetten dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.
Kararın şikayetçi borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle şikayetin kabulü ile icra emrinin iptaline, karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı-borçlu vekili dava dilekçesinde; alacaklı tarafından başlatılmış bulunan takipte, takip konusu menkuller üzerindeki rehnin, ticari ilişkinin teminatını teşkil etmek üzere tanzim edilmiş olduğunu, bu nedenle, söz konusu teminat rehnine dayanılarak, örnek 44 no’lu icra emrinin gönderilmesinin yasaya aykırı olduğunu, öncelikle müvekkilinin mağduriyetine mahal verilmemesi açısından dava neticeleninceye kadar mevcut takibin teminatsız olarak durdurulmasına, icra takibinin ve buna bağlı olarak icra emrinin iptaline, yargılama masrafları ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde; yetki itirazının yerinde olmadığı gibi usulüne uygun da olmadığını, zira yetki itirazında bulunurken yetkili olan icra dairelerinin gösterilmesi gerektiğini, icra takibine konu olan rehinlerin ileride doğacak muhtemel bir borcun teminatı olarak olarak alınmadığını, rehin tarihi itibariyle doğmuş bir borcun teminatı olarak alındıklarını, hesap kat ihtarnamesine davacı-borçlu tarafından itiraz edilmiş olmasının icra emrinin tebliğe çıkarılmasına engel olmadığını, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; alacaklı tarafınca takibin dayanağı olarak sunduğu belgenin İİK’nun 68/b maddesindeki belgelerden olduğu, Müdürlük işleminde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacının şikayetinin reddi karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Borçlu vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Adil yargılanma ve hukuki dinlenilme hakkı gereğince kişinin habersiz olarak yargılanamayacağı, İlk Derece Mahkemesi tarafından duruşma açılmadan karar verildiği, alacaklı tarafça gönderilmiş ihtara karşı itiraz edildiğinden ve alacak miktarı yargılamayı gerektirdiğinden, icra emri değil ödeme emri gönderilmesi gerektiği, dolayısıyla, bu yön itibariyle; icra takibinin ve buna bağlı olarak icra emrinin şikayeten iptali gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Somut olayda alacaklının takibine dayanak Beşiktaş 25. Noterliğince 02.05.2017 tarihinde düzenlenen 12132 yevmiye numaralı Rehin Senedi Sözleşmesinin … 90. maddesi vd gereğince onaylama şeklinde yapıldığı, bu belge İİK’nun 38.maddesinde sayılan ilam niteliğindeki belgelerden olmadığı, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibine dayanak yapılamayacağı, bu hususun kamu düzeninden olup, İİK’nun 16/2. maddesi gereğince süresiz şikayete tâbi olduğu ve mahkemece re’sen nazara alınması gerektiği, mahkemece icra emrinin iptaline karar verilmesi gerekirken istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsiz ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği belirtilerek davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında şikayetin kabulüne, icra emrinin iptaline, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Alacaklı vekili temyiz başvuru dilekçesinde; Rehin sözleşmesinde verilen rehnin bir teminat rehni değil doğmuş bir borca karşılık verilen rehin olduğu, böyle bir durumdamaddesiaddesi dikkate alınarak borçluya Örnek 44 İcra Emri tebliğe çıkarılmış olması doğru olduğu, borçlu tarafından yapılan itirazın kötüniyetle yapılmış olduğu, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar bu nedenle hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taşınır rehnin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibinde icra emrinin iptaline ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, … 90.md vd, İİK’nun 38.,16/2.,149.,150/h. maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibi yapılabilmesi için İİK’nun 150/h maddesi uyarınca alacağın veya rehin hakkının yahut her ikisinin bir ilamda veya ilam mahiyetini haiz belgede tesbit edilmiş olması zorunludur.
İİK.nun 38. maddesinde ise ilam mahiyetindeki belgelerin; mahkeme huzurunda yapılan sulhlar, kabuller ve para borcu ikrarını havi re’sen tanzim edilen noter senetleri, istinaf ve temyiz kefaletnameleri ile icra dairesindeki kefaletler olduğu düzenlenmiştir.
Somut olayda alacaklının takibine dayanak yaptığı rehin sözleşmesinin … 90. maddesi vd. gereğince onaylama şeklinde yapıldığı, takip dayanağı rehin hakkının ilama dayanmadığı, rehin sözleşmesinin kesin borç ikrarı içermediği, icra emri gönderilemeyeceği anlaşılmakla, temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.