Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/8296 E. 2023/788 K. 22.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8296
KARAR NO : 2023/788
KARAR TARİHİ : 22.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Konut dokunulmazlığının ihlali

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 15.12.2015 tarihli ve 2015/37629 soruşturma numaralı iddianame ile, mağdur …’nın … üzerinden tanıştığı sanık … ile suç tarihi öncesine dayalı arkadaşlık ilişkisi bulunduğu, aralarında cinsel ve duygusal birliktelik yaşandığı, mağdur’un eşi olan katılan …’ın suç tarihinde geceleyin evde bulunmadığı bir zaman zarfında saat 01.00 sıralarında sanık …’in katılan …’ın evine geldiği, anlaşılmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 116/1-3-4, 53 ve 58. maddelerinin uygulanması istemiyle dava açılmıştır.
2…. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.02.2016 tarihli ve 2015/1095 Esas, 2016/94 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 116/3-4. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi, suçlamayı kabul etmediğine, suç kastının olmadığına ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Katılan … ile mağdur …’nın suç tarihi itibariyle evli oldukları, mağdur …’ın … üzerinden tanıştığı sanık … ile arasında cinsel ve duygusal birliktelik yaşandığı, katılan …’ın suç tarihinde geceleyin evde bulunmadığı bir zaman zarfında saat 01.00 sıralarında sanık …’in mağdur … ile mesajlaşarak katılan …’ın eşi ve çocukları ile ikamet ettiği ortak ikametine geldiği, katılan …’ın eve gelmesi üzerine sanığın balkondan atlamak suretiyle evden kaçtığı, daha sonrasında katılan … tarafından yakalanarak polislere teslim edildiği anlaşılmıştır.
2. Mağdur … ilk aşamada sanığın ikamete zorla girdiğini beyan etmiş ise de, dosya kapsamında yer alan 27.11.2015 tarihli telefon mesaj tespit tutanağına göre, aralarındaki yazışmalar çerçevesinde mağdur …’nın sanığı eve kendisinin çağırdığı belirlenmiştir.
3.Sanık … savunmasında, mağdurla internet ortamında tanıştığını, kendisini olay günü evine çağırdığını, gece 23.30 civarında evine gittiğini, oturdukları sırada kapı çaldığını, mağdurun evden kaçması için camdan atlamasını istediğini, bunun üzerine camdan atlayarak kaçtığını beyan etmiştir.
4. Sanığın tekerrüre esas alınabilecek en ağır nitelikte olan … Sulh Ceza Mahkemesinin 2009/1214 Esas, 2009/1583 Karar sayılı ilamı ile alkollü araç kullanmak suretiyle kasten trafik güvenliğinin ihlali suçundan 2.500,00 TL adli cezasına ilişkin hükmünün 16.05.2015 tarihinde kesinleştiği, 19.12.2013 tarihinde infaz edildiği, bu hükmün doğru şekilde mahkemece tekerrüre esas alındığı tespit edilmiştir.
5. Katılan …’ın eve gece saat 00.40 civarında geldiğini, içeriden sesler duyduğunu, içeri girdiğinde mutfakta bira şişeleri olduğunu, eşinin durumu inkar ettiğini, eşinin telefonuna sanığın elbiselerimi at şeklinde mesaj gönderdiğini gördüğünü, sanığa eşinin telefonundan eve gelmesi için mesaj attığını, sanık gelince içeri çektiğini, sanıktan şikâyetçi olduğunu, uzlaşmayı kabul etmediğini beyan ettiği tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, bu husus dışında yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.02.2016 tarihli ve 2015/1095 Esas, 2016/94 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.