YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9618
KARAR NO : 2009/10106
KARAR TARİHİ : 04.11.2009
Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Şikâyet eden vekili müvekkilinin borçlusu …’in emekli ikramiyesine haciz konulması için aleyhine şikâyet olunan SGK Başkanlığı’na tezkere yazıldığını, diğer alacaklının takip dosyasından gönderilen haciz yazısının, borçlunun emekli olmadığı gerekçesiyle, kurumca iade edildiğini; ancak borçlunun emekliliğinden sonra SGK Başkanlığı’nın diğer alacaklıyı ilk sıraya aldığını oysa emeklilikten sonra konulan ilk haczin kendi dosyalarından konulduğunu ileri sürerek kurumca yapılan sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
İcra Mahkemesince evrak üzerinde yapılan incelemeye göre icra müdürlüğünce bir sıra cetveli düzenlenmediği, SGK Başkanlığı’nca düzenlenen sıra cetvelinin iptali ya da düzeltilmesi işinin idare mahkemesinin görevinde olduğu gerekçesiyle şikâyetin reddine karar verilmiş; hüküm şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İcra ve İflas Kanunu’nun 140 ıncı maddesine göre bir malın satış tutarının bütün alacaklıların alacağını karşılamaya yetmemesi halinde icra müdürü bir sıra cetveli düzenler. Bu ilkeden hareketle borçlunun emekli ikramiyesinin birden çok haczi karşılamaması halinde de icra müdürlüğünün bir sıra cetveli düzenlemesi gerekir.
SGK Başkanlığı’nca yapılan sıralama bir sıra cetveli olmayıp, kaydî hacizlerin tarihlerinin gösterildiği bir listeleme işlemidir. Zira kurumun hacizlerin varlığını ya da geçerliliğini değerlendirme yetkisi bulunmamaktadır.
Bu durumda şikâyet edenin SGK Başkanlığı tarafından gönderilen paranın sıra cetveli yapılarak dağıtılması için icra müdürlüğüne başvurması, başvurunun reddi halinde şikâyet yoluna gitmesi; sıra cetveli yapılması halinde de ileri sürebileceği itirazları yine İcra Mahkemesi huzuruna getirmesi gerekir. Açıklanan durum karşısında eldeki şikâyet, henüz yasal şartları oluşmamış bir işleme ilişkin olup bu nedenle reddi gereken (zamansız) bir şikâyet niteliğindedir.
Ne var ki şikayet, idare mahkemesinin yetkili ve görevli olduğu gerekçesiyle reddedilmiştir. Bu red nedeni yerinde bulunmamakla birlikte, sonucu itibariyle doğru bulunan kararın, yukarıda açıklanan değişik gerekçeyle ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/son maddesi hükmünce onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan ve sonucu itibariyle yerinde bulunan hükmün yukarıda açıklanan nedenle gerekçesi değiştirilerek ve düzeltilerek ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.