YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3944
KARAR NO : 2009/10976
KARAR TARİHİ : 19.11.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat -haksız rekabetin men’i davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün taraf vekillerince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. … ile davalı vek. Av. …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı şirket vekili davalı ile müvekkili arasında davalının ithal ettiği ve Türkiye temsilcisi bulunduğu dava dışı … AG. adlı şirketin süt pompalarının Marmara bölgesinin bir kısmında münhasıran kiralanması için sözleşme yapıldığını, müvekkilinin bu kapsamda davalıdan 140 adet pompa aldığını ancak davalının bizzat kiralama işine girişerek, sektör içinde müvekkilini kötüleyen beyanlarda bulunduğunu; bu uygulamalara son vermesi için davalıya birkaç kez ihtarname gönderildiğini iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 12.000,-TL maddi ve 50.000,-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, haksız rekabetin men’ine ve davalının kiralama faaliyetine son vermesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davacı şirkete tek satıcılık yetkisi verilmediğini, sözleşmede bir kota bulunmadığını; davacının sürümü arttırıcı girişimde bulunmadığını ve piyasa ihtiyacını karşılamaya yetmeyecek sayıda mal aldığını, müvekkilinin bu nedenle İstanbul’da büro açtığını ileri sürmüş; ıslah dilekçesiyle taraflar arasında akdedilen sözleşmenin karma nitelikte bulunduğunu, aynı tarihli protokol ile kiralama işine açıklık getirildiğini, davacının kendilerinden sürekli ve düzenli biçimde mal alması gerektiğini ve 31.01.1998 bitim tarihli sözleşme ekindeki fiyat listesinin bir yıl süreyle geçerli olacağının kabul edildiğini, sürenin bitiminde davacının yeni fiyat belirlenmesi için başvurmaması nedeniyle sözleşmenin sona erdiğini, bu tarihten sonraki alım satımlarda davacıya sıradan müşterilere uyguladıkları hükümlerin uygulandığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporlarına göre taraflar arasında akdedilen 21.12.1996 tarihli sözleşmenin süreyle sınırlandırılmadığı ve usulüne uygun biçimde feshedilmediği için halen yürürlükte bulunduğu, sözleşme ile davacıya inhisar hakkının verildiği ancak davalının buna aykırı davranışlarda bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve 12.000,-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline, sözleşmenin yürürlükte bulunması nedeniyle davalı eylemlerinin haksız rekabet sayılamayacağına ve olarak Borçlar Kanunu’nun 49 uncu maddesi şartları oluşmadığından manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş; hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı şirket vekilinin tüm, davacı şirket vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmuş olmasına karşın mahkemece bu yönde karar verilmemesi doğru değil ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/VII nci maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda 1 sayılı bentte açıklanan nedenle davalı şirket vekilinin tüm, davacı şirket vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 sayılı bentte açıklanan nedenle yerel mahkemenin hüküm fıkrasının birinci paragrafının son kesiminde bulunan “fazlaya ilişkin” ibaresinden sonra gelen “tüm istemlerin reddine” sözcüklerinin hükümden çıkartılarak yerine “saklı tutulmasına” sözcüklerinin yazılmasına ve ikinci paragraf olarak “Manevi tazminat, haksız rekabetin men’i ve kararın ilanı istemlerinin reddine” cümlesinin eklenmesine; hükmün Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/VII nci maddesi uyarınca düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 625.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.