Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/2438 E. 2023/1115 K. 05.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2438
KARAR NO : 2023/1115
KARAR TARİHİ : 05.04.2023

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında, Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.04.2016 tarihli ve 2014/675 Esas, 2016/1304 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ile dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan verilen 10.000,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 1 yıl süreyle ehliyetinin geri alınmasına karar verilmiştir.

2. … 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.04.2016 tarihli ve 2014/675 Esas, 2016/1304 Karar sayılı kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin, 08.09.2020 tarihli ve 2019/6665 Esas, 2020/4340 Karar sayılı ilâmıyla; basit yargılama hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiştir.

3…. 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.02.2021 tarihli ve2020/562 Esas, 2021/62 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında basit yargılama usulü hükümlerinin tartışılarak uygulanmamasına karar verildiği ve taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ile dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan verilen 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 1 yıl süreyle ehliyetinin geri alınmasına karar verilmiştir.

4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 22.04.2021 tarihli ve 2021/33923 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz nedenleri;
1.Kusur yönünden bilirkişi incelemesi yapılmaksızın eksik inceleme ile karar verilmesine,

2.Diğer temyiz nedenlerine,

ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü
1.Olay günü saat 20:00 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile Fener kavşağı istikametinden . caddesini takiben seyri sırasında, olay mahalli üç yönlü (T) kavşağına geldiğinde, gidiş istikametine göre yolun sol tarafında bulunan sokağa gitmek için sola yönelip doğrultu değiştirmesi sonucu aracının sağ ön ve sağ yan kısımları ile karşı yönden gelen doğru seyreden sürücü katılanın yönetimindeki motosikletin ön kısımları ile kavşak içinde çarpışmaları sonucu, katılanın adli raporda belirtildiği gibi duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli yitirilmesine neden olacak şekilde yaralandığı olayda, sanığın asli kusurlu olarak taksirle yaralama suçunu işlediğini kanaatine varılarak, buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.

2.Sanığın üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği ve savunmasında; ”… olay tarihinde saat 20:00-20:15 sıralarında karanlık fakat yağışsız havada Fener caddesi üzerinde evine gittiğini, sola dönmek için sinyal verdiğini, durup yolu kontrol ettiğini, yavaşça ilerlemeye başladığını, bir anda sağından bir motosikletin gelerek sağ ön çamurluğa çarptığını, farı yanmadığı için öncesinde motorsikletin geldiğini farketmediğini, anında durup arabadan indiğini, kazazedenin yanına gittiğini, ismini söyletmek istediğini, cevap vermediğini, üzerine gitmediğini, ilk yardım yapacak birisinin geldiğini, “ellemeyin” şeklinde konuşunca ambulansa haber verdiğini…” şeklinde beyanda bulunmuştur.

3.Katılan kovuşturma aşamasında; ”.’de çalıştığını, sipariş paketini götürmek için kullanmış olduğu motosikletle saat 19:30-20:00 sıralarında yaz olduğu için aydınlık, yağışsız bir havada bildiği adrese paketi teslim ettiğini, . Bulvarı istikametinde seyir halinde işyerine dönerken, önündeki aracın sola sinyal vererek sola döndüğünü, kendisinin istikametine devam ettiğini, kavşağa gelirken normal hızla seyrettiğini, solda bekleyen bir araba olduğunu, geçmek için ilerlediği sırada beklemediği bir şekilde sol tarafta bekleyen aracın aniden önüne sağ tarafa kırdığını, kurtarmak için sağa doğru yöneldiğini, fakat kurtaramadığını, kullandığı motosikletin sanığın kullandığı aracın sağ tarafında iki kapının arasına ortadan çarptığını, yaralandığını, Larada bir özel hastaneye .Acil servisine kaldırıldığını, hayati tehlike geçirdiğini, akciğerinin yırtıldığını, suratı ve çenesinin dağıldığını, kanaması olduğunu, 3-4 gün Medical Parkta tedavi gördükten sonrada .Hastanesinde tedavi gördüğünü, halen de tedavisinin devam ettiğini, tedavi için masrafı olduğunu, bu masrafının giderilmediğini…”şeklinde beyanda bulunmuştur.

4.Tanık …; ”olay tarihinde havanın kararmak üzere olduğunu, 15 dakika sonra tamamen kararmış durumda olduğunu, sanığı mahalleden tanıdığını, .’nin olduğu mıntıkada olduğunu, evine gidip sanığın kullandığı aracın yolun sağından gittiğini, sola dönmek için sinyal verdiğini, kaza olduğunda da sinyali ve farları yandığını, sola doğru durduğunu, dönerken bir anda kaza olduğunu, motosikleti çok net görmediğini, bir anda sağ ön çamurluğa çarptığını gördüğünü, motosikletin farını görmediğini, yanmıyor gibi olduğunu, motosiklet yere düştüğünde de yanmadığını ifade etmiştir” şeklinde beyanda bulunmuştur.

5.Tanık …; ”kaza anını görmediğini, müştekiyle aynı işyerinde çalıştıklarını, kendisinin de paket servisi yaptığını, kazayı gören birinin haber vermesi üzerine işyerlerine 20-30 metre uzakta olan kaza yerine gittiğini, gittiğinde müştekinin yerde yattığını, motorun bir tarafa müştekinin bir tarafa düşmüş olduğunu, araba sola dönmek için hamle yapınca müştekinin de caddeden gelirken arabanın sağ tarafına çarptığını, motorunun farlarının yanmadığını, çünkü kaza sırasında hasar gördüğünü, fakat öncesinde yandığını, motosikletin şirketin motosikleti olup, herhangi bir arızası olmadığını, farlarının da yandığını ifade etmiştir.” şeklinde beyanda bulunmuştur.

6…. Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından tanzim edilen kati hekim raporuna göre; katılanda meydana gelen yaralanmanın, hayati tehlike geçirecek, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, vücudunda 4. derecede kemik kırığı oluşacak ve organlarından birinin işlevinin sürekli yitirilmesi şeklinde yaralandığı belirtilmiştir .

7.Kaza tespit tutanağına göre; sanığın sola dönüş kurallarına riayet etmemesi sebebiyle asli kusurlu olduğu, katılanın ise aracın hızını kavşaklara yaklaşırken azaltmaması sebebiyle tali kusurlu olduğu belirtilmiştir.

8.Adli Tıp Kurumu … Trafik İhtisas Dairesi tarafından tanzim edilmiş olan 18.03.2015 tarihli raporda; sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile Fener caddesini takiben seyri sırasında olay mahalli üç yönlü (T) 1968 sokak kavşağına geldiğinde, yola gereken dikkatini vermemiş, yeterli kontrolü yapmadan sola yönelip doğrultu değiştirmesi sonucu karşı yönden gelen doğru seyreden diğer sürücü idaresindeki aracın şeridinde çarpışmaları ile mevcut şartlarda meydana gelen olaya sebebiyet vermiş, hatalı doğrultu değiştirmiş, karşı yönden gelen doğru seyreden diğer sürücüye ilk geçiş hakkını bırakmamış, sürücü asli kusurlarından “Kavşaklarda geçiş önceliğine uymama” kuralını ihlal ettiği anlaşılmış olup olayda dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmemesi sebebiyle asli kusurlu olduğu, katılanın ise sevk ve idaresindeki motosiklet ile çift yönlü yolda seyri sırasında olay mahalli kavşağa yaklaştığını dikkate alıp hızını asgari düzeye düşürmesi, diğer sürücüye karşı ikazda bulunup etkili fren tatbiki ve uygun direksiyon manevrası ile kazayı önlemeye çalışması gerektiği halde anılan bu hususlara riayet etmeyip, mevcut seyir hızıyla kavşağa gelmiş, KTK.madde.52/1-a kuralını ihlal etmesi sebebiyle tali kusurlu olduğu belirtilmiştir.

9.Sanığa ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

10.Mahkemece, Hukuki Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
01.09.2014 günü saat 20:00 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahal içi, iki yönlü, aydınlatmanın mevcut olduğu düz ve eğimsiz yolda seyir halindeyken, kaza mahalli olan üç yönlü kavşağa geldiğinde, kavşaktan sola doğru yaptığı esnada karşı istikametten gelmekte olan katılanın idaresindeki motosiklete çarpması şeklinde meydana gelen ve sanığın asli kusurlu olarak katılanın nitelikli şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği olayda,

Sanık Müdafiinin Temyiz Talebi Yönünden Yapılan İncelemede;
1.Kusur yönünden bilirkişi incelemesi yapılmaksızın eksik inceleme ile karar verilmesine,
Otomobil sürücüsü olan sanığın, kaza mahalli olan kontrolsüz üç yönlü kavşaktan, geçiş önceliği kuralını uymayarak kontrolsüzce katılanın şeridine girmesi neticesinde kazaya sebebiyet verdiği olaya ilişkin, dosya içerisinde kaza tespit tutanağı ile … Trafik İhtisas Dairesi tarafından tanzim edilen bilirkişi raporun mevcut olduğu anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Diğer Temyiz Sebepleri Yönünden,
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 15.Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.02.2021 tarihli ve 2020/562 Esas, 2021/62 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.04.2023 tarihinde karar verildi.