Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/1815 E. 2023/1952 K. 04.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1815
KARAR NO : 2023/1952
KARAR TARİHİ : 04.04.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, reşit olmayan ile cinsel ilişki
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, düşme,beraat

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı ( 5271 sayılı Kanun) maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 03.11.2015 tarihli iddianamesiyle sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve cinsel istismar suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, beşinci fıkrası; aynı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, dördüncü fıkrası, 53 üncü maddesi gereğince; sanıklar … ve … hakkında cinsel istismar suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi gereğince ayrı ayrı cezalandırılmaları istemi ile dava açılmıştır.

2. Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.05.2016 tarihli kararı ile sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince beraatine, reşit olmayan ile cinsel ilişki suçundan 5237 sayılı Kanun’un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanıklar … ve … hakkında cinsel istismar suçundan açılan kamu davasının değişen suç vasfına göre şikayet yokluğundan 5237 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince ayrı ayrı düşürülmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, sanık …’ın 5237 sayılı Kanun’un 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereğince cezalandırılması yerine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan açılan dava neticesinde beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
2. Katılanlar … Atamış ve … vekilinin temyiz isteği, dava dosyası kapsamı, müşteki beyanı ve tanık ifadelerine göre cinsel istismar suçunun oluştuğuna, sanıkların üzerlerine atılı suçların yasal unsurlarının oluştuğuna, rıza olgusunun bulunmadığına, şikayet süresinin geçmediğine, tehdit edilmesi nedeniyle geç yapılan şikayet sonucunda sanığın ceza almamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ve sair temyiz nedenlerine ilişkindir.
3. Katılan …, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyiz isteği, eksik inceleme ile karar verildiğine, sanıkların üzerlerine atılı suçların unsurlarının oluştuğuna, müştekinin iradesinin yanıltılması nedeniyle rıza olgusunun gerçekleşmediğine ve sair temyiz nedenlerine ilişkindir.
4. Sanık … müdafinin temyiz isteği, sanık hakkında suçu işlemediğinin sabit olduğu gerekçesiyle beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
5. Sanık … müdafinin temyiz isteği, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, müştekinin beyanlarının çelişkili olduğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay; sanıklar … ve …’in suç tarihinde on beş yaşından küçük olan mağdure ile rızası dahilinde ilişkiye girdikleri, 2015 yılı Nisan ve Mayıs ayında ise sanık …’nın gezdirme bahanesi ile mağdureyi … yaylasına götürüp zorla mağdure ile ilişkiye girdiği iddiasına ilişkindir.
2. Osmaniye Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 25.08.2015 tarihli raporda, mağdurede kronik livata tespit edildiği ve bakire olmadığının tespit edildiği anlaşılmıştır.
3. Osmaniye Devlet Hastanesi tarafından tanzim edilen 02.03.2016 tarihli sağlık kurulu raporunda, mağdurenin kemik yaşının 16-17 yaş ile uyumlu olduğu tespit edilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve reşit olmayan ile cinsel ilişki suçu yönünden,
Dava dosyası içeriğine göre, sanığın mağdureyi gezdirme bahanesi ile arabaya davet ettiği ve … yaylasında zorla ilişkiye girdiği iddiası ile dava açılmıştır.
Sanığın aşamalardaki tüm savunmalarında, suçlamayı kabul etmediği görülmüş ve beyanlarında çelişki olmadığı anlaşılmıştır.

Mağdurenin kolluk ve mahkeme aşamasındaki beyanlarında kısmen çelişkiler olduğu görülmüş, çelişkinin nedeni sorulduğunda izah edemediği anlaşılmıştır.
Mağdurenin iddia ettiği olaya dair olayın hemen sonrasında şikayetinin bulunmadığı, annesi …’in mağdurenin telefonunda bir kısım cinsel içerikli mesajlar görmesi nedeniyle şikayette bulunduğu ve bu şekilde sanık hakkında soruşturmaya başlandığı anlaşılmıştır.
Mağdurenin gerçek yaşının Osmaniye Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen rapora göre, suç tarihinde on beş yaşından büyük olduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece, sanığın cebir, tehdit veya hile kullanmadığı ve mağdurenin isteği ile bahse konu yerde bulunduğu gerekçesiyle atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı, mağdurenin ailesi ile yaşadığı evi terk etme iradesi de bulunmadığından 5237 sayılı Kanun’un 234 üncü maddesinde düzenlenen suçun da unsurlarının oluşmayacağı gerekçesiyle sanığın beraatine; zor kullanıldığına dair yeterli delil olmadığından reşit olmayan ile cinsel ilişki suçundan sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.
Mağdurenin soyut iddiası dışında, eylemin zorla gerçekleştirildiği hususunda yeterli delil olmaması nedeniyle, değişen suç vasfına göre eylemin reşit olmayan ile cinsel ilişki suçunu oluşturduğuna ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurlarının oluşmadığına dair mahkeme kabulünde isabetsizlik bulunmamış ve katılanlar … ve … vekili ile katılan …, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin her iki hükme yönelik temyiz itirazları ile sanık … müdafinin reşit olmayan ile cinsel ilişki suçu yönünden ileri sürdüğü temyiz itirazları yönünden hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
5237 sayılı Kanun’un 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrasındaki suçun oluşabilmesi için yaşı küçük çocuğun evi terk etme iradesi olması gerekmektedir.
Anılan maddede, evini terk eden çocuğun ebeveynlerine haber vermeden yanında tutulması eylemi cezalandırılmaktadır. Somut olayda, mağdurenin evi terk düşünce ve iradesi olmadığı veya hal ve şartlara göre terk iradesinin varlığının kabul edilemeyeceğinden, Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yönünden hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanıklar … ve … hakkında kurulan düşme hükümleri yönünden,
Sanıklar hakkında suç tarihinde on beş yaşından küçük olan mağdure ile rızası ile cinsel ilişkiye girdikleri iddiası ile cinsel istismar suçundan dava açılmış, mahkemece mağdurenin düzeltilmiş yaşı dikkate alınarak, eylemin reşit olmayan ile cinsel ilişki suçuna dönüştüğü belirlenmiş ve şikayet yokluğu nedeniyle düşme kararları verildiği anlaşılmıştır.
Osmaniye Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen rapor içeriği dikkate alındığında, suç tarihinde mağdurenin on beş yaşından büyük olması ve çocuk şube müdürlüğü tarafından alınan beyanında cebir, tehdit veya hile kullanıldığına dair anlatımı olmaması karşısında, eylemin reşit olmayan ile cinsel ilişki suçunu oluşturduğuna dair kabulde ve şikayete tabi olan suç yönünden şikayet yokluğu nedeniyle kamu davalarının düşürülmesine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, katılanlar vekillerinin eylemlerin cinsel istismar suçunu oluşturduğuna yönelik temyiz itirazları ve sanık … müdafinin beraat kararı verilmesi gerektiğine dair temyiz itirazları yönünden hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.05.2016 tarihli kararında Cumhuriyet savcısı, katılanlar … ve … vekili, katılan …, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili, sanık … müdafi ve sanık … müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısı, katılanlar … ve … vekili, katılan …, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili, sanık … müdafi ve sanık … müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.04.2023 tarihinde karar verildi.