YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10781
KARAR NO : 2023/2022
KARAR TARİHİ : 04.04.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tapu iptali ve tescil davasında verilen karar yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı … İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1 Davacı … İdaresi dava dilekçesinde; tapuda tarla vasfıyla davalı adına kayıtlı bulunan Kocaeli ili Gebze ilçesi Pelitli Köyü 1442 parsel sayılı 23.650 m2 yüzölçümündeki taşınmazın kesinleşmiş orman sınırları içerisinde kaldığını belirterek, tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 27.09.2017 tarih ve 2015/444 Esas, 2017/386 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı davacı … İdaresi istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 30.04.2018 tarih ve 2018/90 Esas, 2018/564 Karar sayılı kararıyla; istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.2 nci maddesi uyarınca Gebze 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, ve davacının davasının kabulüne, dava konusu Kocaeli ili Gebze ilçesi Pelitli Köyünde bulunan 1442 parsel nolu 23.650,00 m2 yüzölçümündeki taşınmazın tapu kaydının iptali ile taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 07.05.2019 tarih ve 2019/1526 Esas, 2019/3211 Karar sayılı ilamıyla; “Hüküm veren Bölge Adliye Mahkemesince çekişmeli taşınmazın 1943 yılında gerçekleştirilen orman tahdidi sonucu oluşan orman sınırları içerisinde kaldığı gereçkesiyle ilk derece mahkemesinin davanın reddine dair kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiş ise de, verilen karar dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Şöyle ki;Dosyanın incelenmesinden çekişmeli taşınmazın 1943 yılında yapılan orman tahdidi içerisinde bırakıldığı ancak 1952 yılında makiye tefrik edilen alanda kaldığı ve 1968 yılında 4753 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Kanuna (4753 sayılı Kanun) göre tevziye tabi tutularak tapuya bağlandığı anlaşılmaktadır.
Eldeki davanın özelliği nedeniyle maki tespit komisyonlarının yaptıkları işlemlerin niteliğinin belirlenmesi zorunludur. 22.03.1996 tarihli ve 5/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı 5653 sayılı Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna Bazı Maddelerin Eklenmesine Dair Kanunla (5653 sayılı Kanun) değişik 3116 sayılı Orman Kanunu’nun (3116 sayılı Kanun) 1/e maddesi uyarınca kurulan maki tespit komisyonlarının kanunî ve yaptıkları işlemlerin de geçerli olduğu ve makiye ayrılan yerlerde özel kanunlar uyarınca oluşturulan tapulara değer verileceği kabul edilmiş olup, gerek Hukuk Genel Kurulunun gerekse ilgili Yargıtay Dairelerinin kararlıkla sürdürdükleri içtihatlarına göre, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan her türlü kayıt ve belgeler ile mahkeme ilâmları makiye ayırma işlemi ile kanunî değerlerini yitirirler. Makiye ayrılan yerlerle özel kanunlar uyarınca oluşturulan tapulardan başka tapulara değer verilemeyeceği gibi (HGK’nın 27.02.2002/1-19 E.-97 K.), İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca maki tesbit komisyonunca makilik alan olarak belirlenen alanlarda özel kanunlar uyarınca oluşturulan tapulara değer verileceği kabul edilmiştir. Ancak, anılan 22.03.1996 tarih 5/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının orman niteliğini koruyan makilik alanlara uygulama yeri bulunmamaktadır. Hükme esas alınan orman, fen ve ziraat bilirkişi kurulu raporunda ise taşınmaz üzerinde orman bitki örtüsünün bulunmadığı ve hali hazırda taşınmazın eylemli orman durumunda olmadığı belirtildiğine göre, eylemli orman veya muhafaza makisi niteliğinde olmayan dava konusu taşınmaz hakkında 22.03.1996 tarihli ve 1993/5-1 sayılı İnançları Birleştirme Kararının uygulanacağı ve bu taşınmaz hakkında 4753 sayılı Kanun’a göre tesis edilen tapuya değer verileceği açıktır.
Çekişmeli taşınmazın da 1952 yılında makiye tefrik edilen alanda kaldığı, 1968 yılında ise 4753 sayılı Kanun uyarınca 1442 parsel numarası ile gerçek kişi adına tapuya bağlandığı ve az yukarıda açıklandığı üzere özel kanun uyarınca verilen bu tapuya değer verilerek davacı … İdaresi tarafından açılan tapu iptali ve tescil davasının reddine kaarar verilmesi gerekmekte iken yazılı şekilde davanın kabulüne dair hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.” denilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bozma ilamı yapılan yargılama sonunda, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı … İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı … idaresi vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu ve kesinleşmiş orman sınırları içerisinde bulunduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
1. Dava, kesinleşmiş tahdide dayalı tapu iptali ve tescil davasıdır.
2. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kesinleşmiş orman sınırları içerisinde kalıp kalmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 1 inci ve devamı maddeleri, 4753 sayılı Kanun, 5653 sayılı Kanun,
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı … İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararın ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.