YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4451
KARAR NO : 2023/829
KARAR TARİHİ : 20.02.2023
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2013/275 E., 2020/15 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine
Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz davasında verilen önceki karar temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı … İdaresi vekili, davalı Hazine vekili, davalı … mirasçısı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı … İdaresi vekili dava dilekçesiyle; … ilçesi … Köyünde 3402 Sayılı Kanun hükümlerine göre kadastro çalışması yapıldığını, bu çalışmaların 16.10.2000 tarihinde ilan edildiğini, yapılan bu çalışmalarda 1036 parsel olarak tespit edilen taşınmazın orman tahdit sınırlarına tecavüz edilerek oluşturulduğunu, halbuki orman tahdit sınırları içinde kalan yerlere hiçbir şekilde müdahale edilemeyeceğini beyan ederek ilgili çalışmanın iptali ile taşınmazın orman olarak tesciline karar verilmesi istemiyle davalı Hazine aleyhine dava açmış ve bu dava, … Kadastro Mahkemesinin 2000/42 Esas sırasına kayıt edilmiştir.
2. Müdahil davacı … İnşaat ve Yet Yapı şirketi vekili Av. … müdahil dilekçesinde özetle; müvekkili olan davacının dava konusu taşınmazın bitişiğinde bulunan … Köyü 255 ve 256 parsel sayılı taşınmazların maliki olduğunu, dava konusu yer üzerindeki zilyetlik hakkının zilyetliğin devir ve teslimi ile gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine istinaden davacı şirkete devredildiğini, davacının bu sözleşmeye dayanılarak taşınmaz üzerinde şantiye binalarını kurduğunu, taşınmazın önceki zilyedi … ‘nun da … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin Hazine aleyhine tescil davası açtığını, taşınmazın malik hanesinin boş olduğunu, davacı şirketin iyi niyetli olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
3. Birleşen 2000/52 Esas sayılı dava dosyasıyla davacı Hazine tarafından, davalı … aleyhine, … Köyü 1036 parsel sayılı taşınmaz hakkında şerhin terkini istemiyle açılan dava, aralarında hukuki irtibat bulunduğu gerekçesiyle eldeki dava dosyası ile birleştirilmiştir.
4. Hakim ve Savcılar Kurulu kararnamesi gereği … Anadolu yakasındaki adliyelerin birleştirilmesi nedeniyle dava dosyası … Anadolu 2. Kadastro Mahkemesine devredilmiştir.
II. CEVAP
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
… Kadastro Mahkemesinin 08.1.2002 tarihli ve 2000/42 Esas, 2002/2 Karar sayılı kararı ile, “taşınmazın orman sınırları dışında kimsenin zilyetliğinde olmayan ihya edilmemiş, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu, müdahil – davacı …’ ın tutunduğu tapu kaydının arazi kadastrosunda uygulanmamakla ve tedavül görmemekle hukuki değerini yitirdiği gerekçesiyle, tüm davacıların davasının reddine ve taşınmazın Hazine adına tesciline” karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. … Kadastro Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı Hazine vekili, davacı … İdaresi vekili ve müdahil – davacı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 27.03.2003 tarihli ve 2003/759 Esas, 2003/2208 Karar sayılı ilamıyla; “taşınmazın yüzölçümünün hesaplanmadığı, tapu kaydının ilk oluştuğu günden itibaren tüm değişiklikleriyle getirtilerek uygulanmadığı, tapunun 1/3 payının kim üzerinde kayıtlı olduğunun araştırılmadığı açıklanarak, tapu kaydının evveliyatı ile birlikte getirtilip keşif yapılarak müdahil Aşır Yarar’ın tapu kaydının ilk oluştuğu sınırlarla yerinde uygulanarak tanık ve bilirkişi beyanları da alınarak komşu parsel dayanak kayıtları ile denetlenerek taşınmazın sınırlarının tespit edilmesi, sınırda orman sayılan taşınmazların bulunması nedeni ile tapu kaydının uygulanmış hali ile öncesi bütün olan parseller ve komşu parseller ile bir arada gösterir tapu kaydının miktarını gösterir şekilde bilirkişi raporu alınması, tapu kaydının miktar fazlası kesimlerin taşınmazın belirlenen niteliği itibari ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilemeyeceği gözetilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gereğine ve taşınmazın Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiği halde kendisini vekille temsil ettiren Hazine yararına vekalet ücreti takdir edilmemesinin isabetsizliğine” değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Dava dosyasının … Anadolu 2. Kadastro Mahkemesine devredilmesinden sonra yapılan yargılama sonucunda bu mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, “birleşen dosya davacısı Hazinenin davasının kabulüne, fazlaya ilişkin davalarının reddine; müdahil davacılardan …. Ağa mirasçılarının davasının kabulüne, fazlaya ilişkin davalarının reddine; davacı … İdaresinin davasında verilen … Kadastro Mahkemesinin 2000/42 E.-2002/2 K. sayılı kararı Yargıtay 20 Hukuk Dairesinin 2003/759-2208 K sayılı ilamı ile kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına; müdahil davacı … ve … Ltd şirketlerinin davasında … Kadastro Mahkemesinin 2000/42 E 2002/2 K sayılı kararı ile verilen kararın temyiz edilmediği ve kesinleştiği görülmekle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına; müdahil … Turizm Aş.’nin davasının tespitten sonraki yapılan devir işlemine dayanması nedeniyle mahkemenin görevsizliğine, dava konusu … ilçesi … Köyü 1036 nolu parselin 71468.91m2 olarak belirlenmesiyle, 22.05.2008 tarihli fen bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen 15000m2 lik kısmın … Ağa’nın mirası olarak 7257600 pay kabul edilerek mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline, 22.05.2008 tarihli fen bilirkişi raporunda B harfi ile gösterilen 56468.91 m2 lik kısmın Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline,
” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı … İdaresi vekili, davalı Hazine vekili ve davalı … mirasçısı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı … İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; dosyaya sunulan 18.06.2002 tarihli raporda dava konusu taşınmazın 14-15 yıldır kullanılmadığının, imar ihya ile ilgisi olmadığının ve üzerinde tarım yapıldığına dair bir emareye rastlanılmadığının belirtildiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2. Davalı/birleşen dosya davacısı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğunu belirtilerek, lk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
3. Davalı/birleşen dosya davacısı … mirasçısı … vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece usulüne uygun müdahil olmadıkları belirtilse de dosyaya taleplerini ve delillerini sunarak taraf olduklarını, verilen kararın hatalı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3116 Sayılı Orman Kanunu (3116 sayılı Kanun), 6831 Sayılı Kanun, 2896 Sayılı 31.8.1956 Tarihli ve 6831 Sayılı Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bazı Maddelerinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Kanun (2896 sayılı Kanun), 3302 sayılı Kanun, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’ nun 14, 17 ve 20 inci maddeleri,
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı … İdaresi vekili, davalı Hazine vekili, davalı … mirasçısı … vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 125,50 TL’nin temyiz eden davalı/birleşen dosya davacısı … mirasçısı …’dan alınmasına,
Taraflarca 1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,20.02.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.