Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2022/494 E. 2023/3391 K. 17.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/494
KARAR NO : 2023/3391
KARAR TARİHİ : 17.05.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

İlk Derece Mahkemesi’nce verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; karar tarihi itibariyle temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un (5271 sayılı Kanun) 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 05.11.2020 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dava açılmıştır.
2. Kayseri 15. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 11.03.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraat kararı verilmiştir.
3. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi’nin, 10.11.2021 tarihli kararı ile İlk Derece

Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 3 yıl 4 ay hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyiz isteği;
1. Sanık hakkında verilen cezada teşdit uygulanması gerektiğine,
2. Takdiri indirim maddesinin uygulanmaması gerektiğine,
3. Kurum lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğine, ilişkindir.
B. Sanık müdafiin temyiz isteği;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Çelişkili beyanların hükme esas alındığına,
3. Usul ve yasaya aykırı kararlar verildiğine, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesi’nin Kabulü
1. İncelemeye konu olay; sanığın, sabah saatlerinde mağdureyi telefonla arayıp tehdit ederek yanına gelmesini istediği, mağdurenin sanığın aracına bindiği, araç içinde tartıştıkları, sanığın mağdurenin boğazına bıçak dayayıp, aralarındaki itişme sırasında mağdurenin parmağının bıçakla kesilmesi, mağdurenin fırsatını bularak araçtan çıkıp Kolluk birimini araması ve Emniyet Ekibi tarafından sanığın yakalanması, iddiasına ilişkindir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi’nin Kabulü
İlk Derece Mahkemesi’nce kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Mahkeme hükmünde temel cezanın tayini sırasında hükmolunan ceza miktarının gerekçelendirildiği ayrıca takdiri indirim maddesinin uygulanması nedenlerinin de kararda gösterildiği anlaşılmakla, katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin bu yöndeki temyiz gerekçeleri yerinde görülmemiştir.
2. T.C. Anayasasının 41 inci maddesinde, ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevinin Devlete ait olduğu, aile ve çocukların korunması hakkının Anayasa ile güvence altına alındığı, 6284 sayılı Kanun’un 20 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği, ancak Bakanlığın davaya katılmasının doğrudan Anayasa ve Kanun’dan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup Bakanlığa yüklenen bir kamu görevi olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı gözetilerek, katılan Bakanlık vekilinin, kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkin temyiz gerekçesi yerinde görülmemiştir.
3. Mağdurun anlatımını doğrulayan alınan Adli Muayene Raporu ile sanığın ikrar içerikli savunması karşısında, sanık müdafiinin bu yöndeki temyiz gerekçeleri yerinde görülmemiştir.
4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin ve sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi’nin, 10.11.2021 tarihli kararında öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kayseri 15. Asliye
Ceza Mahkemesi’ne, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi’ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 17.05.2023 tarihinde karar verildi.