Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/19940 E. 2023/4487 K. 17.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/19940
KARAR NO : 2023/4487
KARAR TARİHİ : 17.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Beraat

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 18.04.2013 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Gaziosmanpaşa 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.02.2016 tarihli ve 2015/449 Esas, 2016/83 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Cumhuriyet savcısının 08.03.2016 tarihli temyiz talebi, “Anılan kararda sanık hakkında, önleme aramasının yetmeyeceği, adli arama kararının talep edilmesi gerektiği gerekçesiyle beraat kararı verildiği görülmüş olup, dosyanın incelenmesinde, suça konu uyuşturucu maddenin sanığın üzerinde yapılan aramada bulunduğu ve sanığın eylemini kabul ettiği anlaşıldığından, yapılan aramanın usule uygun olduğu ve mevcut delillere göre mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken beraat kararı verilmesi usul ve esas yönünden Kanun’a aykırı bulunduğundan” bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
“Her ne kadar sanık hakkında kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçundan kamu davası açılmış ise de; Yapılan yargılama, toplanan delillere ve oluşan vicdani kanaate göre;18/10/2012 tarihli tutanağa göre sanık için suç şüphesi yönünden hareket edilerek üzerinde uyuşturucu madde ele geçirilmiş ise de, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2013/9-841 Esas 2014/513 Karar, 2013/9-610 Esas 2014/512 Karar sayılı kararlarında ve özellikle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 2015/3480 esas 2015/32151 karar 08/07/2015 tarih sayılı kararında suç şüphesi halinde önleme araması kararının yetmeyeceği adli arama kararının gerektiği belirtildiğinden, kollukça Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği’ne uygun hareket edildiği değerlendirilmiş ise de adli arama kararı olmadığından ve ele geçen uyuşturucu madde delil olarak kullanılamayacağı” gerekçesiyle beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;
1. Olay tutanağı içeriğine göre aramaya dayanak teşkil eden Gaziosmanpaşa 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/1113 değişik iş numaralı arama kararının dosya içinde bulunmadığı anlaşılmakla, kararın aslı veya onaylı bir örneğinin denetime olanak sağlayacak biçimde dosya arasında bulundurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2. Mahkemenin gerekçeli kararında, Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe başlığı altında “Yapılan yargılama, toplanan delillere ve oluşan vicdani kanaate göre;18/10/2012 tarihli tutanağa göre sanık için suç şüphesi yönünden hareket edilerek üzerinde uyuşturucu madde ele geçirilmiş ise de, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2013/9-841 Esas 2014/513 Karar, 2013/9-610 Esas 2014/512 Karar sayılı kararlarında ve özellikle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 2015/3480 esas 2015/32151 karar 08/07/2015 tarih sayılı kararında suç şüphesi halinde önleme araması kararının yetmeyeceği adli arama kararının gerektiği belirtildiğinden, kollukça Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği’ne uygun hareket edildiği değerlendirilmiş ise de adli arama kararı olmadığından ve ele geçen uyuşturucu madde delil olarak kullanılamayacağından” hüküm kurulduğunun belirtilmesine rağmen gerekçeli kararın Hüküm fıkrasında “Sanığın üzerine atılı kullanmak amacıyla uyuşturucu ve uyarıcı madde bulundurmak suçundan, yüklenen suçun maddi unsuru oluşmadığından CMK 223/2-a maddesi gereğince beraaatine ” karar verildiği belirtilmek suretiyle hükmün esasını oluşturan gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturularak, sanığın atılı suçu sübut bulduğu halde dosya kapsamıyla uygun düşmeyen gerekçeyle mahkûmiyeti yerine beraatine karar verilmesi
Nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziosmanpaşa 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.02.2016 tarihli ve 2015/449 Esas, 2016/83 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.05.2023 tarihinde karar verildi.