Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2023/394 E. 2023/3254 K. 15.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/394
KARAR NO : 2023/3254
KARAR TARİHİ : 15.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bulanık Cumhuriyet Başsavcılığının 09.06.2015 tarihli iddianamesi ile; sanıklar hakkında köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçundan dolayı cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.
2. Bulanık Ceza Mahkemesinin, 07.04.2016 tarihli kararı ile
a. Sanıklar …, …, …, …, …, … ve … haklarında köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçundan mahkumiyet,
b. Sanıklar …, …, …, …, …, … ve … hakkında köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçundan beraat,
Kararları verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Suçtan zarar gören Hazine vekilinin temyiz isteği, davadan haberdar edilmediklerine, beraat eden sanıkların suçlarının sabit olmasına rağmen usul ve yasaya aykırı beraat kararları verildiğine, haklarında mahkumiyet kararı verilen sanıkların üst hadden cezalandırılması gerektiğine,
2. Sanıklar …, …, …’nun temyiz istekleri, suç işleme kastı olmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine,
3. Sanıklar …, …, … ve …’ın temyiz istekleri, usul ve yasaya aykırı karar verildiğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçunun 5271 sayılı Kanun’un 250 nci maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulüne tabi olduğu ve suçtan zarar gören Maliye Hazinesi’nin davadan haberdar edilmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Davadan usulüne uygun yargılama sürecinde haberdar edilmeyen suçtan zarar gören Maliye Hazinesi’nin gerekçeli kararın tebliği üzerine hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından, anılan Kurumun 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;

1. Maliye Hazinesi davadan haberdar edilip delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla hükümler kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 233 üncü maddesi birinci fıkrası ve 234 üncü maddelerine aykırı davranıldığı anlaşılmıştır.
2. Anayasa Mahkemesi’nin, 02.08.2022 gün ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 21.04.2022 gün ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı kararı ile; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında, sanıklar hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 250 nci maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığı’na tevdi edilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bulanık Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2016 tarihli kararına yönelik suçtan zarar gören Hazine vekili ve sanıklar …, …, …, …, …, … ve …’ın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.05.2023 tarihinde karar verildi.