YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13845
KARAR NO : 2023/837
KARAR TARİHİ : 28.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/1400 E., 2018/1745 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kesin kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyize tabi hale gediği, anılan Kanun’a eklenen geçici 5 inci maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde temyiz talebinde bulunduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Mersin 8.Ağır Ceza Mahkemesinin 03.04.2018 tarih, 2017/94 Esas, 2018/92 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314/3 üncü ve 220/7 nci maddeleri yollaması ile 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 nci maddesinin yedinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 nci maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları ve 63 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 08.10.2018 tarih ve 2018/1400 Esas 2018/1745 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 16.09.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi özetle; mahkemenin kanuna aykırı teşekkül ettiği, savunma hakkının kısıtlandığı, suç işleme kastıyla hareket etmediği, bilirkişi raporunda incelenen Bank … hesabını 2008’den beri maaş hesabı olarak aktif şekilde kullandığı, iltisaklı kurumda çalışmasının örgüte üyeliğe yeterli delil kabul edilemeyeceği, iltisaklı sendikaya üye olmasının hukuken aykırılık teşkil etmeyeceğine, dosyada bulunan tespitler yönünden belirtilen delillerin hukuka uygun olmadığına, kararın lehine kaldırılması ve beraatine karar verilmesi gerektiğine ve sair husulara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın uzun yıllar silahlı terör örgütünün Yargıtay kararlarında geçtiği gibi meşruiyet vitrininde bulunan okullarda öğretmenlik yapması, örgütün bankası olan Bank … hesabı bulunması ve bu hesapta artırım yapması, örgüt tarafından çıkarılan Zaman Gazetesi abonesi olması, örgüt tarafından kurulan sendika üyeliğinin bulunması birlikte değerlendirildiğinde,
Sanık hakkında FETÖ/PDY terör örgütü üyeliğinden cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de, emir komuta içerisinde hareket ettiğine, sürekli, devamlı, çeşitli örgütsel bağı bulunduğuna ve örgüt hiyerarşisine dahil olduğuna dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden sanığın eylemi örgüt üyeliği olarak değerlendirilmemekle birlikte sanığın örgüt liderinin talimatı üzerine devamlı yaptığı hesap hareketleri dışında hesapta sıradışı para artırımında bulunduğu ve buna ilişkin mantıklı savunma yapamadığı, bu durumda sendikaya üyeliği ve Zaman Gazetesi aboneliği, okullarında uzun süre çalışmış olmasıyla birlikte Bank Asyadaki
hesap artırımı bütün olarak değerlendirildiğinde sanığın örgüt hiyerarşisine dahil olmamakla birlikte örgüte yardım eden konumunda olduğu anlaşılmakla eylemine uyan silahlı terör örgütüne yardım suçundan cezalandırılmasına, bankaya yatırılan paranın çok yüksek meblağ içermemesiyle birlikte paranın örgüte hibe edilmeyişi, sanık tarafından geri çekilebileceği, mevduat artırımı ile bankanın ve dolayısıyla örgütün maddi zorluk yaşamamasına yönelik olması nedeniyle kanunda öngörülen indirimde azami miktarın uygulanmasına; sabıkasız bulunması ve yargılamada olumsuz halinin görülmemesi nedeniyle cezada takdiri indirime gidilmesine, verilen sonuç cezanın miktarı nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması, hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevirilmesi ve ertelenmesine yasal olanak bulunmadığına yönelik hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Oluş, iddia, mahkeme kabulü, sanık müdafiinin temyizinin kapsamı ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında;
BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 107 nci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı … Katılım Bankası A.Ş’de gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği nazara alındığında;
Bank Asyadaki hesap kayıtları üzerinde yapılan incelemeye göre, Bank Asyada 22.01.2008 yılında açmış olduğu hesabındaki para yatırma ve çekme işlemleri ve 06.05.2014 tarihinde açmış olduğu katılım hesabının örgüt liderinin çağrı dönemlerine denk gelmediği gibi bankadaki bakiyesini 2015’in sonuna kadar da devam ettirdiği de gözetilerek sanığın Bank … nezdindeki işlemlerinin rutin bankacılık işlemleri olduğu, sanığın ilk açtığı katılım hesabı talimat dönemine denk gelmiş ise de örgüt liderinin talimatı doğrultusunda, örgüte yardım kastıyla hareket ettiği tespit edilemediğinden örgüte yardım suçundan mahkumiyetini gerektirir her türlü şüpheden uzak delil bulunmayan sanığın atılı suçtan beraati yerine delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu mahkumiyetine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 08.10.2018 tarih ve 2018/1400 Esas 2018/1745 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Mersin 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.02.2023 tarihinde karar verildi.