YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16794
KARAR NO : 2023/3451
KARAR TARİHİ : 17.05.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Suç uydurma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, gerekçeli kararın sanık müdafine tebliğ edildiği, ancak tefhim olunan hükümde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 295 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz nedenlerini bildirir ek dilekçenin tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde verilmesi gerektiğine değinilmediği gibi bu hususun meşruhatlı tebligat ile de bildirilmediği ,sanık müdafine temyiz nedenlerini içeren dilekçesini hükmün tebliğden itibaren 7 gün içerisinde vermesi gerektiğine ilişkin ihtar içeren tebligat gönderilmesi gerektiği, yapılan tebligatta bu ihtarın yer almadığı bu nedenle 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 19.04.2018 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında suç uydurma suçundan dava açılmıştır.
2. Bakırköy 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.02.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında suç uydurma suçundan beraat kararı verilmiştir.
3. Bakırköy 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.02.2019 tarihli kararının katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi 29.01.2020 tarihli kararı ile kurulan beraat hükmünün 5271 sayılı Kanun’un 280 ıncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılmasına ve sanığın suç uydurma suçunu işlediği belirtilerek, 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği,
1. Müştekiye verilen çekin sehven şikayete konu olduğuna,
2. Suç kastının bulunmadığına,
3. Şikayet hakkının kullanıldığına,
4. Gerekçe gösterilmeden alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verildiğine,
5. Mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Dava konusu olay sanığın daha önce ticari ilişki sebebi ile vermiş olduğunu bildiği 31.12.2017 tarihli çekin çalınmış olduğunu iddia ederek tedbir kararı verilmesine sebebiyet verdiği ve işlenmediğini bildiği halde hırsızlık eylemini ihbar ettiği iddiasına ilişkindir.
2. Sanık hakkında, dosya içerisinde yer alan 01.12.2017 tarihli CD izleme ve kimlik tespiti tutanağında sanığın aracından indikten sonra kapşonlu bir şahsın geldiğinin ve aracın arka kapısını açarak sanığa ait çantayı alarak uzaklaştığının belirtilmesi ve sanığın çalınan çantası içerisindeki çek yaprakları arasında katılana ait olan çek yaprağını da çalınmadığını bildiği halde kasıtlı olarak çalındığını beyan ettiğine dair üzerine atılı suçu bilerek ve isteyerek işlediği şeklinde kesin bir vicdani kanaate ulaşılmadığı gerekçesi ile beraat kararı vermiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesince olay yeri inceleme raporunda bahse konu otunun … plakalı Porche Cayanne marka oto olduğu, otonun kapı kilitleri ile camlarının sağlam ve çalışır durumda bulunduğu, herhangi bir zorlama izinin olmadığı, şüpheli şahsa ait fotoğraflar ile polnet veri sisteminde kayıtlı sabıkalı şahısların fotoğrafları ile karşılaştırıldığında benzerine rastlanmadığı, sanığın suça konu çek üzerine bankaya başvurarak ödeme yasağı koydurttuğu, çekin lehtarı Ö.F.U ve hamilleri katılan … ile tanık olarak ifadesine başvurulan H.G’nin tahsil için bankaya gitmeden önce 02.01.2018 günü sanığı aradıkları, yaptıkları görüşmede sanığın kendisine bir iki gün daha süre verilmesini istediği, bu görüşmelerde sanığın suça konu çekin çalındığından bahsetmediği, 08.01.2018 günü çeki tahsil için bankaya başvurduklarında çekle ilgili çalıntı kaydının bulunduğunu öğrendikleri belirtilerek yerel mahkemenin beraat hükmü kaldırılarak, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Suç uydurmasuçunun oluşabilmesi için, işlenmediğini bildiği bir suçu yetkili mercilere işlenmiş gibi ihbar etmek ya da işlenmeyen bir suçun delil veya emarelerini soruşturma yapılmasını sağlayacak biçimde uydurmak gerekmekte olup ayrıca bir kişiye isnatta bulunulmaması gerekmektedir.
2. İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir. Somut olayda, sanığın ticari ilişki sebebiyle verdiği suça konu çekin çalındığından bahisle şikayetçi olduğu, çekin lehtar ve hamillerinin belirlenebilir olması karşısında, yetkili makamlara şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını sağlamak amacıyla hukuka aykırı bir fiil isnat eden sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanunu’nun 267 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen iftira suçunu oluşturduğu halde, bu suçtan mahkumiyeti yerine suç vasfında yanılgıya düşülerek suç uydurma suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 29.01.2020 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.05.2023 tarihinde karar verildi.