Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/16720 E. 2023/3453 K. 17.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16720
KARAR NO : 2023/3453
KARAR TARİHİ : 17.05.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

İlk Derece Mahkemesi’nce verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; karar tarihi itibariyle temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 04.09.2015 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama suçlarından dava açılmıştır.
2. Denizli 10.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 23.10.2015 tarihli kararı ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından Ağır Ceza Mahkemesi’ne

görevsizlik kararı verilmiştir.
3. Denizli 3.Ağır Ceza Mahkemesi’nin, 27.09.2018 tarihli kararı ile sanıklar … ve … haklarında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 10 yıl 10 ay hapis cezası ile mahkumiyetlerine; sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 3 yıl 4 ay hapis cezası ile mahkumiyetine; sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraat; sanık … hakkında kasten öldürmeye teşebbüs ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından beraat kararı verilmiştir.
4. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi’nin, 27.03.2019 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve sanıklar …, … ve … haklarında kasten yaralama suçundan ayrı ayrı 3 yıl 9 ay hapis cezası ile mahkumiyetlerine; sanıklar …, … ve … haklarında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ayrı ayrı 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile mahkumiyetlerine, kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … müdafiinin temyiz isteği;
1. Suçların sübutuna,
2. Meşru müdafaa hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
3. Mağdurun beyanının çelişkili olduğuna,
4. Cezaların miktarının fazlaca tayin edildiğine,
5. Eksik inceleme ile hükümlerin kurulduğuna, ilişkindir.
B. Sanık … müdafiinin temyiz isteği;
1. Suçların sübutuna,
2. Meşru müdafaa hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
3. Mağdurun beyanının çelişkili olduğuna,
4. Kesin delil bulunmadığına,
5. Eksik inceleme ile hükümlerin kurulduğuna, ilişkindir.
C. Sanık … müdafiinin temyiz isteği;
1. Suçların unsurlarının oluşmadığına,
2. Somut delil bulunmadığına, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesi’nin Kabulü
İncelemeye konu olay; … Çarşısı’nda bekçi olarak görev yapan mağdurun, olay gecesi çarşı içinde alkol alan sanıklarla tartışması, mağdurun bekçi kulübesinden bıçak ve sopa alarak sanıklara doğru hamle yapması, sanık …’ın bıçakla yaralanması üzerine, …’ın mağdurun elinden sopayı alıp mağduru yere yatırıp kafasına ve vücudunun çeşitli yerlerine vurması, sanık …’ın da mağdurun diğer elinde bulunan bıçağı almaya çalışırken elinden yaralanması, mağdurun bıçakla sanıklara doğru hamle yapması akabinde sanık …’ın mağdurun üzerinden kalkması, mağdurun koşarak bekçi kulübesine girmesi, sanıkların da arkasından giderek kulübenin kapısını kapatıp, kapı üzerindeki anahtarla kapıyı kilitlemeleri, mağdurun Kolluk Birimi’ni araması ve kulübenin penceresinden merdivenlere doğru atlaması, olay yerine gelen Emniyet Ekibi tarafından mağdurun Hastane’ye sevk edilmesi, iddiasına ilişkindir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi’nin Kabulü
İlk Derece Mahkemesi’nce kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Sanıklar … ve … haklarında kasten yaralama suçundan kurulan hükümler yönünden
1. Sanıkların yaralama eylemi nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisi nazara alınarak cezalarının, kırığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre arttırılması gerektiği gözetilmeden, eylemin sadece hayati tehlikeye neden olunduğundan bahisle 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca arttırım yapılarak ceza tayini, aleyhe temyiz ve sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Mağdurun anlatımını doğrulayan alınan Adli Muayene ve Adli Tıp Kurumu Rapor’ları ile sanıkların ikrar içerikli savunmaları karşısında, sanık … müdafiinin ve sanık … müdafiinin bu yöndeki temyiz gerekçeleri yerinde görülmemiştir.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık … müdafiinin ve sanık … müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Sanıklar …, … ve … haklarında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümler yönünden
1. Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu için Yasa’da öngörülen hapis cezasının üst sınırı itibariyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca hükmün temyiz edilebilir olduğu anlaşıldığından, Tebliğname’deki sanık … müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesi uyarınca reddine ilişkin görüşe iştirak edilmemiştir.
2. Mağdurun anlatımını doğrulayan alınan Adli Muayene ve Adli Tıp Kurumu Rapor’ları ile sanıkların ikrar içerikli savunmaları karşısında, sanık … müdafiinin, sanık … müdafiinin ve sanık … müdafiinin bu yöndeki temyiz gerekçeleri yerinde görülmemiştir.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık … müdafiinin, sanık … müdafiinin ve sanık … müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
4. Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun birden fazla kişi ile gerçekleştirildiği kabul edildiği halde, hüküm fıkrasında sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının b bendinin gösterilmemesi, dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
C. Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden
Tüm dosya kapsamına göre; … Çarşısı’nda bekçi olarak görev yapan mağdurun, olay gecesi çarşı içinde alkol alan sanıklarla tartıştığı, sanıkların olay yerinden ayrılmaması üzerine, mağdurun bekçi kulübesinden bıçak ve sopa alarak sanıkların yanına gelip sanıklara doğru bıçak ve sopa ile hamle yaptığı, sanık …’ın sopayla yaralanması üzerine, …’ın mağdurun elinden sopayı alıp mağduru yere yatırıp kafasına ve vücudunun çeşitli yerlerine vurduğu, sanık …’ın da mağdurun diğer elinde bulunan bıçağı almaya çalışırken elinden yaralandığı, mağdurun bıçakla sanıklara doğru hamle yapması akabinde sanık …’ın mağdurun üzerinden kalktığı ve mağdurun koşarak bekçi kulübesine girdiği şeklinde gerçekleşen kasten yaralama eylemine ilişkin olayda; mağdurun sanık …’ın kendisine yönelik yaralama fiiline katıldığına ilişkin bir beyanının bulunmadığı hususu da gözetildiğinde, yaralama eylemi bakımından olayın başlangıcından itibaren diğer sanıklar … ve İrfan ile fikir ve eylem birlikteliği içerisinde hareket etmediği anlaşılan sanık …’ın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Sanıklar … ve … haklarında kasten yaralama suçundan kurulan hükümler yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi’nin, 27.03.2019 tarihli kararında öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde eleştiri konusu husus dışında hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
B. Sanıklar …, … ve … haklarında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümler yönünden
Gerekçe bölümünün B bendinde açıklanan nedenle sanık … müdafiinin, sanık … müdafiinin ve sanık … müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi’nin, 27.03.2019 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi gereği hükmün 2-b, 3-b ve 4-b numaralı paragraflarının ikinci fıkralarında yer alan “TCK 109/3-a maddesi” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine “5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri” ibaresinin eklenmesi suretiyle; Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
C. Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden
Gerekçe bölümünün C bendinde açıklanan nedenle sanık … müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi’nin, 27.03.2019 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi’ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 17.05.2023 tarihinde karar verildi.