YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1253
KARAR NO : 2023/2239
KARAR TARİHİ : 24.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR : Davanın kabulü
Taraflar arasındaki mirasın hükmen reddi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, ölüm tarihi 23.06.2007 olan muris …’ın ayakkabı tamirciliği işi ile uğraşmasına rağmen 22 adet şirketin kurucu ortağı olarak göründüğünü, bu şirketler nedeniyle vergi borçlarının bulunduğunu, murisin borcu karşılayacak mal varlığının da bulunmadığını belirterek, terekenin borca batık olduğunun tespiti ile mirasın hükmen reddine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı … Daireleri adına Maliye Hazinesi vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddi gerektiğini, davanın üç aylık yasal sürede açılmadığını, murisin ne kadar vergi borcu bulunduğunun belirlenmesi için dava dilekçesinde davalı görülen Vergi Dairesi Müdürlüklerinden vergi borcunun sorulması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin, 30.12.2015 tarih ve 2015/206 Esas, 2015/515 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Yargıtay Bozma Kararı
1. Hükmü, davalılar adına Maliye Hazinesi vekili temyiz etmiştir.
2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 23.01.2017 tarih ve 2016/4147 Esas, 456 Karar sayılı ilamıyla “muris adına araştırmanın ölüm tarihi itibariyle yapılmadığı, davacı tarafından verilen vekaletnamede özel yetkinin bulunmadığı, muris adına araç kaydı araştırmasının da yapılmadığının anlaşılması, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru görülmediği” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. Dairenin yukarıda (IV.A.2.) bendinde belirtilen kararına karşı davalılar adına Maliye Hazinesi vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
4. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 19.03.2018 tarih ve 2017/2339 Esas, 2018/2058 Karar sayılı ilamıyla davalılar adına Maliye Hazinesi vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairenin 23.01.2017 tarih ve 2016/4147 Esas, 2017/456 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılmasına; “miras bırakan …’ın ölüm tarihi itibari ile taşınmaz malvarlığı ve mirasbırakan adına kayıtlı araç kaydı araştırmasının yapılmamış olduğu ve davacı vekilinin vekaletnamesinde özel yetki bulunmaması nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiş ise de, murisin ortağı olduğu şirketlerin akıbetinin ve şirket işlemlerinden dolayı davacının mirası kabul anlamına gelebilecek davranışlarda bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiği hususunun ilama yazılmadığının bu kez yapılan inceleme ile anlaşılması nedeniyle” hükmün belirtilen gerekçe ile bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan inceleme ve araştırma sonucu, davanın kabulü ile muris terekesinin borca batık olduğunun tespitine, bu davacı yönünden mirasın hükmen reddine, davanın mahiyeti gereği davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince “murisin ortağı olduğu şirketler ile ilgili araştırma yapıldığı, muris adına olan şirketlere ait sicil ve vergi kayıtlarının getirtildiği, ticari defterlere ulaşılamadığı, şirketlerin sicilden resen terkin edildiği, yine vergi kayıtlarına göre vergi inceleme raporları doğrultusunda murisin mükellefiyet kaydının da resen terkin edildiği, murisin ölüm tarihi itibariyle aktif malvarlığının bulunmadığı, davacının kendisinden önce vefat eden babasından intikal edecek malvarlığına da rastlanmadığı, yaptırılan bilirkişi incelemesine göre terekenin borca batık olduğu ve mirasçıların mirası kabul anlamına gelen herhangi bir davranışlarının bulunmadığı” gerekçesiyle hüküm kurulmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda karar başlığında belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar adına Maliye Hazinesi vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
Maliye Hazinesi vekili temyiz dilekçesinde, davanın yasada yer alan üç aylık yasal süre geçtikten sonra açıldığını, mahkemece icra takipleri yönünden tüm alacaklıların tespit edilerek davaya dahil edilmesi gerektiğini, bilirkişi incelemesinin kapsamlı olmadığını, mahkemece eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu belirterek, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme:
Dava, Türk Medeni Kanunu’nun 605/2 nci maddesi gereğince mirasın hükmen reddi isteğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. Türk Medeni Kanunu’nun 605/2 nci maddesinde; “Ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise miras reddedilmiş sayılır.
” düzenlemesi yer almaktadır.
2. TMK’nın 605/2 nci maddesine dayanan mirasın reddi istemi süreye tabi olmayıp mirasçıların iyiniyetli ya da kötüniyetli olmalarının bir önemi bulunmamaktadır. Murisin ödemeden aczi ölüm tarihine göre belirlenir. Ölüm tarihi itibariyle, murisin tüm malvarlığı terekenin aktifini, tüm borçları ise terekenin pasifini oluşturur. Terekenin pasifinin aktifinden fazla olması terekenin ödemeden aczini ve dolayısıyla da terekenin borca batık olduğunu gösterir (TMK m. 605/2).
3. Değerlendirme
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalılar adına Maliye Hazinesi vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davalı kurumlar harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
24.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.