Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2022/1743 E. 2023/1244 K. 06.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1743
KARAR NO : 2023/1244
KARAR TARİHİ : 06.03.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/110 E., 2021/351 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Katılan … vekili, sanık
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.10.2014 tarihli ve 2013/267 Esas, 2014/327 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat; resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.10.2014 tarihli ve 2013/267 Esas, 2014/327 Karar sayılı kararının katılan … vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 10.02.2021 tarihli ve 2017/30615 Esas, 2021/1099 Karar sayılı kararı ile resmi belgede sahtecilik suçu yönünden hükmün onanmasına; nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden sanığın subut bulan eyleminin 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma kapsamında kalan ve 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin mahkumiyeti yerine beraatine hükmedilmesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.09.2021 tarihli ve 2021/110 Esas, 2021/351 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 2.000,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan vekilinin temyiz isteği; Mahkeme tarafından “daha önce vekalet ücretine hükmedildiğinden katılan vekili lehine tekrar ücret takdirine yer olmadığına” karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Sanığın temyiz isteği; müştekiye ulaşılamadığından uzlaşma sağlanamamasının kendi hatası olmadığına, dosyasının tekrar uzlaşma sağlanabilmesi için temyizen incelenmesine, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, kendisini katılan … olarak tanıtarak diğer katılan …’ten alışveriş yaptığı, borcuna karşılık katılan … adına imzaladığı 2 adet sahte bonoyu verdiği, bonoların katılan … tarafından icra takibine konu edildiği iddia ve kabul olunmuştur.
2. Sanık aşamalarda alınan savunmalarında, olay tarihinde eşinden boşandığını, bakmakla yükümlü olduğu küçük bir oğlu olduğunu, bu sebeple askere gitmediğini ve firari durumunda olduğunu, teyzesinin oğlu olan …’yi Adıyaman’dan yanına çağırdığını, hem para kazansın hem de iş öğrensin diye yanına aldığını, kendisinin de bu durumdan yararlanıp askerlikten kaçmak için …’nin kimliğini aldığını, bu kimliğin üzerine kendi fotoğrafını yapıştırdığını, daha sonra bu kimlikle normal bir kişi gibi rutin işlerine devam ettiğini, bu kimlik üzerinden senet imzaladığını, telefon ve internet abonelikleri açtırdığını, katılan …’ten mobilya alışverişi olduğunu, fakat kendisine herhangi bir borcunun bulunmadığını, iki yıl boyunca … adına yapılmış tüm resmi işlemlerden doğan mali yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini, yaptığı işlerden …’nin de bilgisi olduğunu, suç işleme ve kimseyi dolandırma kastı olmadığını, kimin ya da hangi kurumun zararı var ise zararlarını bildirdikleri taktirde karşılamaya hazır olduğunu, dolandırıcılık suçu yönünden de kabul edilirse uzlaşmaya hazır olduğunu beyan etmiştir.
3. Katılan …, suça konu bonoları tahsil için önce bankaya verdiğini, ödenmeyince katılan … hakkında icra takibi başlattıklarını; katılan …, sanığın yaptığı işlemlerden dolayı en az yirmi dosyası bulunduğunu, son olarak hakkında başlatılan icra takibi nedeniyle de mahkeme masrafları olduğunu, sanıktan şikayetçi olduğunu beyan etmişlerdir.
4. Sanık tarafından, katılan …’ün zararının giderildiğine ilişkin dosyada herhangi bir bilgi veya belge bulunmamaktadır.
5. 15.05.2021 tarihli uzlaştırma raporu ile, katılanlar … ve …’ye mevcut telefon numaralarından ulaşılamaması üzerine yapılan tebligatlara karşın süresinde dönüş yapmamaları nedeniyle sanık ve katılanlar arasında uzlaşmanın sağlanamadığı tespit edilmiştir.
6. Mahkeme tarafından, suçtan kurtulmaya yönelik sanık savunmalarına itibar edilmeyerek katılan beyanları, raporlar, tutanaklar ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında sanığın katılan …’ü hile yoluyla aldatıp eşya almak suretiyle menfaat temin ettiği, bu suretle üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediği, bonoları katılana farklı tarihlerde verdiği tespit edilemediğinden bu durum sanık lehine değerlendirilerek zincirleme suç koşullarının oluşmadığı kabulüyle incelemeye konu mahkumiyet hükmü kurulmuş; daha önce vekalet ücretine hükmedildiğinden katılan vekili lehine tekrar ücret takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Sanık hakkında kurulan hükümde, Katılan … vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi değiştikten sonra bozma üzerine verilen incelemeye konu hüküm yönünden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan tarifedeki miktardan, ilk kararla verilen miktar mahsup edildikten sonra aradaki farka hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ve bu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.09.2021 tarihli ve 2021/110 Esas, 2021/351 Karar sayılı kararına yönelik katılan … vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından “Daha önce vekalet ücreti hükmedildiğinden katılan vekili lehine tekrar ücret takdirine yer olmadığına” ibaresinin çıkartılarak yerine “Katılan …’ün kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 8.200,00 TL avukatlık ücretinden ilk kararda hükmedilen 3.000 TL vekalet ücreti mahsup edilerek 5.200,00 TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılan …’e verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.03.2023 tarihinde karar verildi.