Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/10396 E. 2023/1319 K. 07.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/10396
KARAR NO : 2023/1319
KARAR TARİHİ : 07.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/284 E., 2015/505 K.
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Karşıyaka 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.10.2015 tarihli ve 2014/284 Esas, 2015/505 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 207 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 03.12.2019 tarihli ve 2015/428403 sayılı, hükmün onanması görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; sözleşmedeki imzaların kendisine ait çıkmadığına ve lehine hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, boşanmış olduğu eşi … adına kafe açmak üzere onunla anlaştığı, 1728 Sokak No: 5/A adresinde Renk’s adıyla faaliyette bulunan kafeyi eşyalarıyla birlikte işletmeci Hakan Mısırlı’dan devraldığı, kafenin bulunduğu gayrimenkulun sahibi katılan …’ın da onayını alarak bilahare sözleşme yapacakları hususunda anlaştıkları, sanığın katılan … ile sözleşme yapmadığı halde sözleşme yapılmış gibi eski eşinin kimlik fotokopisini ekleyerek ruhsat başvuru formu doldurup ekine sahte olarak düzenlenen kira sözleşmesini de ekleyerek belediyeye başvurduğu, başvuruyu değerlendiren Karşıyaka Belediyesi tarafından 08.03.2011 tarih ve 18 sıra numaralı iş yeri ve çalışma ruhsatının verildiği, sanığın sahte olarak düzenlettiği resmi belge niteliğindeki iş yeri çalışma ruhsatını bilerek alıp yaklaşık bir yıl kullanmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia edilerek kamu davasının açıldığı anlaşılmıştır.
2. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, “…sanık … ile … ın daha önce evli olup boşandıkları …’in Karşıyaka ilçesi 1728 sokak N:5/A sayılı yerdeki dükkanın Renks adı altında Hakan Mısırlı tarafından işletilirken kendisinden devraldığı, bu şekilde bir süre işlettiği, mal sahipleri ile daha sonra sözleşme yapılacağı konuşulmasına rağmen yapılmadığı, kiraların kısmen ödenip bir kısmının ödenmediği, bu nedenle mülk sahipleri tarafından kira alacağı ile ilgili icra takibi yapıldığı, bunların Sulh Hukuk Mahkemesine ve Asliye Hukuk Mahkemesine konu olduğu, fakat …’in söz konusu dükkanı bu kez eski karısı sanık … adına işletmek istediği, bu amaçla …’ı da ikna ederek muhasebeci yardımcısı … aracılığıyla vergi dairesine ve Karşıyaka Belediyesi Ruhsat ve Denetim Müdürlüğüne işyeri açmak için başvuruda bulunduğu, bu anlamda işyeri açma ve çalışma ruhsatı başvuru beyan formunu sanık …’in … ile birlikte imzaladığı ve kuruma verdikleri, Karşıyaka Belediyesine … adına işyeri ruhsatı için verdikleri belgeler arasında mülk sahipleri …, … ve …’nun bilgisi olmaksızın ve … adına sahte olarak atılmış imza ile düzenlenmiş kira sözleşmesi de ibraz edildiği, bu kira sözleşmesinden …’nun bilgisi bulunmadığı, …’ın da özellikle savcılık aşamasındaki beyanlarında böyle bir sözleşmeyi kendisinin düzenlemediğini bu tür evrakların eski eşi … tarafından temin edildiğini belirttiği, sahte kira sözleşmesi ve diğer evraklarla birlikte … ruhsat ve denetim müdürlüğünce … adına 08.03.2011 tarihli kafeterya çalışma ruhsatı verildiği ve buna göre bu dükkanın işletildiği, dolayısıyla her iki sanığın fikir ve irade birliği içerisinde belediyeden iş yeri açma ve çalışma ruhsatı alabilmek için sahte belge düzenleyip kullandıkları, TCK 207/1 maddesindeki özel belgede sahtecilik suçunu işledikleri..” gerekçesiyle sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Sanığın, katılan …’ın bilgisi ve rızası dışında adına atılan imza ile düzenlenen sahte kira sözleşmesi fotokopisiyle belediyeye başvurarak iş yeri ve çalışma ruhsatı düzenletip kullanmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; iddianın ileri sürülüş şekline göre resmi belge niteliğindeki iş yeri ve çalışma ruhsatının da dava konusu edildiği anlaşılmakla, belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin hakime ait olduğu gözetilerek suça konu ruhsat aslının getirtilip incelenmek suretiyle özelliklerinin duruşma tutanağına yazdırılması, gerekçeli kararda aldatıcılık niteliğine sahip olup olmadığının tartışılması ve denetime olanak verecek şekilde dosya içerisinde bulundurulması sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken iş yeri ve çalışma ruhsatı yönünden bir değerlendirme yapılmaksızın özel belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Karşıyaka 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.10.2015 tarihli ve 2014/284 Esas, 2015/505 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, Üye …’un karşı oyu ve oy çokluğuyla BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.03.2023 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY

Sanık … hakkında Özel belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmünün temyiz incelenmesinde; sayın çoğunluğun ” iddianın ileri sürülüş şekline göre resmi belge niteliğindeki iş yeri ve çalışma ruhsatının da dava konusu edildiği anlaşılmakla, belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin hakime ait olduğu gözetilerek suça konu ruhsat aslının getirtilip incelenmek suretiyle özelliklerinin duruşma tutanağına yazdırılması, gerekçeli kararda aldatıcılık niteliğine sahip olup olmadığının tartışılması ve denetime olanak verecek şekilde dosya içerisinde bulundurulması sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken iş yeri ve çalışma ruhsatı yönünden bir değerlendirme yapılmaksızın özel belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. ” şeklindeki gerekçeyle bozulması gerektiği yönündeki görüşüne aşağıdaki nedenlerle iştirak etmiyorum.
Sanığın, boşanmış olduğu eşi … ile onun adına kafe açmak üzere anlaştığı, 1728 Sokak No: 5/A adresinde Renk’s adıyla faaliyette bulunan kafeyi eşyalarıyla birlikte işletmeci Hakan Mısırlı’dan devraldığı, kafenin bulunduğu gayrimenkul sahibi katılan …’ın da onayını alarak bilahare sözleşme yapacakları hususunda anlaştıkları, sanığın katılan … ile yazılı sözleşme yapmadığı halde sözleşme yapılmış gibi eski eşinin kimlik fotokopisini ekleyerek ruhsat başvuru formu doldurup ekine sahte olarak düzenlenen kira sözleşmesinin fotokopisini de ekleyerek belediyeye başvurduğu, başvuruyu değerlendiren Karşıyaka Belediyesi tarafından 08.03.2011 tarih ve 18 sıra numaralı iş yeri ve çalışma ruhsatının verildiği, sanığın sahte olarak düzenlettiği resmi belge niteliğindeki iş yeri çalışma ruhsatını bilerek alıp yaklaşık bir yıl kullanmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia edilerek kamu davası açılmıştır.
Gayrimenkul sahibi Ali Haydar’ın “ben iş yerimi sanığa kiraladım ancak yazılı sözleşme yapmadım” şeklinde beyanda bulunduğu, kira sözleşmesinin sözlü olabileceği, bu beyan ile kira sözleşmesinin gerçekleşmiş olduğu, Belediyeye ibraz edilen kira sözleşmesinin sanığın adına hareket ettiği eşi Aysel adına düzenlenmiş olduğu, ancak bu belgenin fotokopi olduğu, kira sözleşmesinin yazılı olmak zorunda olmadığı gibi suç konusu sözleşmenin aslının bulunmadığı, fotokopi olup sonuç doğurmaması nedeniyle özel belgede sahtecilik suçunun oluşmadığı açıktır.
Dava konusunun Belediyenin düzenlediği ruhsatı da kapsadığı düşünülse bile, düzenlenen ruhsatın gerçek bir belge olduğu, içeriğinin sahte hale gelebilmesi için ancak bu belgenin dayanak belgelerinin ya da kurucu unsurlarının sahte olması gerektiği, kira sözleşmesinin ise ruhsat belgesinin kurucu unsuru veya dayanak belgesi olmadığı anlaşılmakla resmi belgede sahtecilik suçunun da oluşmayacağı kanaatindeyim.
Yukarıda açıkladığım nedenlerle sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken mahkumiyet kararı verilmesinin yasaya aykırı olduğu, bozulması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun eksik soruşturma ve araştırma nedeniyle kararın bozulması gerektiği şeklindeki yukarıda yazılı düşüncesine katılmıyorum.