YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/7148
KARAR NO : 2023/1597
KARAR TARİHİ : 15.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/1212 E., 2015/350 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Denizli 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.04.2015 tarihli ve 2014/1212 Esas, 2015/350 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; samimi ikrarı nazara alınarak kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Suç tarihinde kolluk görevlileri tarafından şüphe üzerine kimliği sorulan sanık …’un görevlilere kendisini Kadir Eser olarak tanıttığı, yapılan üst aramasında Kadir Eser adına düzenlenmiş nüfus cüzdanı, Murat Gökçek adına düzenlenmiş sürücü belgesi ile Gökhan Aydın, Kadir Eser ve Murat Gökçek adına düzenlenmiş çok sayıda personel kimlik kartı, üye kimlik kartı ve banka kartlarının ele geçirildiği, sanığın gerçek kimliğinin parmak izi incelemesi sonucunda tespit edildiği, yapılan kriminal incelemede nüfus cüzdanı ve sürücü belgesinde tahrifat yapıldığı, nüfus cüzdanının iğfal kabiliyetini haiz olduğu, sürücü belgesinin ise iğfal kabiliyetini haiz olmadığının belirtildiği, bu şekilde sanığın resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia ve kabul olunmuştur.
2. Sanık savunmasında, hakkında arama kararı bulunması nedeniyle sahte kimlikleri açık kimlik bilgilerini bilmediği Murat isimli şahıstan satın aldığını beyan ederek suçlamayı kabul etmiştir.
3. Dosyada mevcut IZM-BLG-14-03477 sayılı ekspertiz raporunda; tetkik konusu nüfus cüzdanı ve sürücü belgesinin kağıt kaliteleri, belgelerde basılı bulunan matbu ibareler, şekil, desenlerin baskı teknikleri ve mühür görüntüleri yönünden söz konusu belgelerin orijinal oldukları, A13 198396 seri numaralı nüfus cüzdanını “mevcut fotoğrafın kenar kesimlerinin düzensiz olduğu, belge sathında yapışık olmadığı, fotoğraf altındaki belge sathında farklı kağıt bakiyelerinin bulunduğu ve üzerinde farklı nitelikte ikinci bir lamine parçasının bulunduğu, belge sathında bulunan soğuk mühür izinin mevcut fotoğrafın ön ve arka yüzünde bulunmadığı, belgenin fotoğraf hanesine gelen bölümünde farklı nitelikte kenar izlerinin mevcut olduğu, mevcut fotoğrafın tahrifen yapıştırıldığı, fotoğraf değişikliği yoluyla yapılan tahrifat ilk nazarda dikkat çekmeyeceğinden söz konusu nüfus cüzdanının aldatma kabiliyetini haiz olduğu” belirtilmiştir. Aynı raporda, Murat Gökçek adına düzenlenmiş fotoğrafsız sürücü belgesinin iğfal kabiliyetini haiz olmadığı da belirtilmiştir.
4. Mahkemece suçu konu belge duruşmaya getirtilerek incelenmiş ve özellikleri tutanağa geçirilmiş, fotoğrafın olduğu yerde soğuk damganın mevcut olduğu ve bu haliyle iğfal kabiliyetinin bulunduğu kabul edilmiştir.
5. Heyetimizce, dosya içerisinde bulunan Kadir Eser adına düzenlenmiş nüfus cüzdanının fotokopisi üzerinde yapılan incelemede, fotokopi belge üzerinde dahi fotoğraf üzerine gelecek şekilde mühür izinin mevcut olduğu gözlemlenmiştir.
6. Sanığın tekerrüre esas birden fazla geçmiş hükümlülüğü bulunmaktadır.
7. Yargılama sonucunda sanığın üzerine atılı suçun sübut bulduğu kabul edilerek mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Dosyada mevcut ekspertiz raporunda, belge üzerindeki mühür izi yönünden belgenin orijinal olduğu kanaatine varılması, Mahkemece 08.04.2015 tarihli duruşmada fotoğraf üzerinde soğuk damganın bulunduğunun belirtilmesi ve fotokopi belge üzerinde dahi soğuk mühür izi görüntüsünün açıkça mevcut olduğunun gözlemlenmesi karşısında, tebliğnamedeki (1) nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3. Denizli 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.04.2015 tarihli ve 2014/1212 Esas, 2015/350 Karar sayılı kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen;
a) Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2013 tarih ve 2013/8-151/304 sayılı kararında açıklandığı üzere, birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması halinde bunlardan en ağırının esas alınması gerektiği, Çal Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/58 Esas, 2013/63 karar sayılı, 12.06.2014 kesinleşme tarihli ilamının, Mahkemece tekerrüre esas alınan Torbalı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.09.2008 tarihli 2007/146 Esas ve 2008/478 Karar sayılı sayılı ilamından daha ağır hükümlülük içerdiği, bu sebeple tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Adli Emanetin 2015/294 sırasına kayıtlı suça konu Kadir Eser adına düzenlenmiş nüfus cüzdanının dosyada delil olarak saklanması yerine, sahibine iadesine karar verilmesi,
Dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Denizli 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.04.2015 tarihli ve 2014/1212 Esas, 2015/350 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulanmasına ilişkin paragraf tamamen çıkartılarak, yerine “Çal Asliye Ceza Mahkemesinin 20.03.2013 tarihli ve 2007/58 Esas, 2013/63 Karar sayılı mahkûmiyet hükmü tekerrür oluşturduğundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” ibaresinin eklenmesi, yine hüküm fıkrasından suça konu belgelerin iadesine ilişkin paragraftan ”suç konusu Kadir Eser adına düzenlenen nüfus cüzdanı” ibaresinin çıkartılarak, hüküm fıkrasına “Adli Emanetin 2015/294 sırasına kayıtlı suça konu Kadir Eser adına düzenlenmiş nüfus cüzdanının dosyada delil olarak saklanmasına” ilişkin paragrafın eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası ve 5275 sayılı Kanun’un 108 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, hatalı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilam nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olamayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.03.2023 tarihinde karar verildi.