YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/22766
KARAR NO : 2023/1636
KARAR TARİHİ : 16.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/15 E., 2015/76 K.
SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.04.2015 tarihli ve 2015/15 Esas ve 2015/76 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayıı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (f) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 18.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 29.01.2020 tarihli ve 2019/121813 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi; hükümleri temyiz ettiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın, Doğa Elyaf ve Tekstil Ürünleri isimli iş yerinden satın almış olduğu tektil malzemeleri karşılığında suça konu 8.750,00 TL bedelli çeki ciro ederek verdiği, çekin ilgili firma çalışanı …tarafından işleme konulduğunda çek üzerindeki imzanın keşideciye ait olmadığından işlem yapılmadığının belirtildiği, Barış Özcan tarafından keşideci … hakkında 05.11.2008 tarihinde icra takibinde bulunulduğunu, yapılan soruşturma neticesinde çekteki keşideci imzasının …’e ait olmadığının tespit edildiği ve Barış Özcan hakkında dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kamu davası açıldığı, İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.03.2014 tarihli, 2013/115 Esas ve 2014/52 Karar sayılı kararı ile Barış Özcan’ın beraatine karar verildiği ve bu kararla bilikte sanık … hakkında suç duyurusunda bulunulduğu, sanığın bu şekilde alışverişte sahte çek kullanmak suretiyle atılı suçları işlediğinden bahisle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanığın, çekin sahte olduğunu bilmediğini, söz konusu çeki …isimli açık kimlik ve adres bilgisini bilmediği bir şahıstan tekstil malzemeleri karşılığında aldığını ve ciro ederek Barış Özcan’a verdiğini savunduğu belirlenmiştir.
3. Sanığın eylemi neticesinde atılı suça ilişkin olarak;
a. 22.07.2009 tarihli bilirkişi raporuna göre çekteki keşideci imzasının …’e ait olmadığının,
b. İzmir Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 10.06.2013 tarihli Uzmanlık Raporuna göre, çekin orjinal olduğunu ancak çek ve keşidecisi ile ilgili bilgilerin bulunduğu makine yazısı ile yazılmış bölümlerinin bilgisayar ortamında silinerek tahrifat yapıldığını, söz konusu çekin aldatma kabiliyetinin bulunduğunun,
Bildirildiği anlaşılmıştır.
4. Mahkemesince suça konu çekin incelenmiş olduğu görülmüştür.
5. Mahkemesince sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarının sübut bulduğu kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanığın, Doğa Elyaf isimli şirketten satın almış olduğu tekstil ürünlerine ilişkin ilgili firma tarafından düzenlenen irsaliye faturalarının 27.10.2007 ve 02.11.2007 tarihleri olması ve çek alımından sonra mallar verildiğinin belirtilmiş olması nedeniyle; suç tarihinin en aleyhe kabul ile 02.11.2007 tarihi olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
2. Suça konu çek hakkında keşideci …’e yönelik icra takibini sanığın çeki verdiği …isimli firmada çalışan …’ın yapmış olması nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin (d) bendindeki suçu oluşturmadığı anlaşılmakla; sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3. Sanığın satın almış olduğu tekstil ürünlerine karşılık bedeli daha öncesinde ödenmiş (ikiz çek) olan sahte çeki vermek suretiyle atılı suçu işlediği dosya kapsamından anlaşılmakla sanığın mahkûmiyetine yönelik hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştiri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
5. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen hapis cezası takdiren asgari hadden tayin olunduğu halde aynı gerekçe ile hapis cezası yanında hükmolunan adli para cezasının birim gün sayısı alt sınırdan uzaklaşılarak 875 gün yerine 900 gün üzerinden belirlenmek suretiyle çelişkiye düşülmesi ile, sanık hakkında fazla adli para cezası tayin edilmesi, dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
B.Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.Sanığın, Doğa Elyaf isimli şirketten satın almış olduğu tekstil ürünlerine ilişkin ilgili firma taraından düzenlenen irsaliye faturalarının 27.10.2007 ve 02.11.2007 tarihleri olması ve çek alımından sonra mallar verildiğinin belirtilmiş olması nedeniyle suç tarihinin en aleyhe kabul ile 02.11.2007 tarihi olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
2.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü ve aynı Kanun’un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği zamanaşımının kesilmesi halinde, zamanaşımı süresinin ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzayacağının belirtilmiş olması nedeniyle 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi olduğu anlaşılmıştır.
3. 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 02.11.2007 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.04.2015 tarihli ve 2015/15 Esas ve 2015/76 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi uyarınca hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “900 GÜN” ve “18.000 TL” ibarelerinin çıkartılarak yerine, sırasıyla “875 gün” ve “17.500,00 TL” ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.04.2015 tarihli ve 2015/15 Esas ve 2015/76 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.03.2023 tarihinde karar verildi.