Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/9727 E. 2023/539 K. 16.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9727
KARAR NO : 2023/539
KARAR TARİHİ : 16.02.2023

T. C.
Y A R G I T A Y
3. C E Z A D A İ R E S İ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
TUTUKLU

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1805 – 2021/1143
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Bursa 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.03.2021 tarihli ve 2020/138 Esas, 2021/149 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 10.09.2021 tarihli ve 2021/1805 Esas, 2021/1143 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
C. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 16.11.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz istemi; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, duruşmada dinlenen tanıklara çekinme hakkı hatırlatılmadan ve yeminsiz olarak dinlenmesi gerekirken yemin verdirilerek dinlenmesinin hukuka aykırı olduğuna, sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşmayı gerektirir neden bulunmadığı halde yetersiz gerekçe ile teşdit uygulanarak fazla ceza tayin edildiğine, Yerel Mahkemenin gerekçeli kararında ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı temin edilmeksizin karar verildiğinin belirtildiğine, sanığın ByLock kullanıcısı olmadığını beyan ettiğine, sanığın ByLock kullanıcısı olduğundan bahisle mahkumiyetine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın Bank Asyada katılım hesabı açmasının rutin bankacılık işlemi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine, bunun örgütsel faaliyet olarak kabul edilemeyeceğine, tanık beyanlarının yalan olduğunu ispata yarar delillerin reddedildiğine ve araştırılmadığına, iftira niteliğindeki ve gerçek dışı beyanların hükme esas alındığına, örgütün öğrenci evinde kalmanın ve dini sohbetlere katılmanın atılı suç açısından delil olarak kabul edilemeyeceğine, bu olguların TCK’nın 30 uncu maddesi kapsamında hata hükümleri çerçevesinde değerlendirilip değerlendirilemeyeceğinin tartışılmadığına, her türlü şüpheden uzak, somut ve yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerekirken mahkumiyet hükmü kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ve sair temyiz itirazlarına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince “sanığın örgüt içi gizli haberleşmede kullanılan ByLock programını kullandığı, örgütün finansal kuruluşu olan Bank … isimli finans kurumunda örgüt lideri Fetullah Gülen’in talimatı doğrultusunda ve finans kurumunu kurtarmak amacıyla bankada daha önce böyle bir işlemi yokken birinci talimat dönemine denk gelecek şekilde talimatla uyumlu olarak katılım hesabı açtığı, çelişki içermeyen, yemin tahtında dinlenen ve birbiriyle örtüşen tanık beyanlarına göre örgüt içerisinde gizliliği sağlamak amacıyla … (K) adını kullandığı, örgüte ait evlerde kaldığı, örgüt içerisinde Bölge Talebe Mesulü ve askeri mahrem yapılanmasında askeri öğrencilerle ilgilenen Öğretmen olarak görevler aldığı, sohbet adı altındaki örgüt toplantılarına katıldığı, sanığın eylemlerinin terör örgütü üyesi olma suçu için gerekli çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk öğelerini içerdiği, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü yapılanması içerisinde görev aldığı, sanığın örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu bu şekilde üzerine atılı suçu işlediği yapılan yargılamada sübuta erdiği, her ne kadar sanığın ByLock kullanıcısı olduğunu bildiren ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı temin edilememiş ve sanık da ByLock kullanıcısı olmadığını savunmuş ise de; BTK’dan temin edilen HIS (CGNAT) kayıtlarına göre sanığın, kullanımındaki telefon ile ByLock uygulamasının …, …, … ve …. IP adresindeki sunuculara birçok kez bağlantı sağladığının tespiti ve örgüt liderinin talimatı doğrultusunda Bank Asyada katılım hesabı açtığı, Büyük Bölge Talebe Mesullüğü görevinde bulunduğu, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunduğu bu itibarla silahlı terör örgütü üyesi olduğu mevcut delillerle sabit olduğundan ve sanığın ByLock kullanıcısı olup olmadığına dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olmadığı cihetle ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı temin edilmeksizin” karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince “Dünya Sağlık Örgütü tarafından Corona Virüs (Covid – 19) olarak bilinen bulaşıcı solunum yolu hastalığının küresel boyutta salgına neden olduğunun ilan edildiği, söz konusu hastalığın ülkemizde de görülmesi üzerine salgın riskinin ortadan kaldırılması ve kişilerin sağlığının korunması amacıyla devletin tüm kurum ve kuruluşları tarafından tedbirler alındığı, yargılama faaliyetinin yürütülmesi sırasında ortaya çıkacak risklerin önlenmesine yönelik olarak alınan tedbir kapsamında sanık ve müdafinin usulünce SEGBİS aracılığı ile duruşmalara katılımı sağlanarak yargılamasının yapıldığı, bu duruşmalarda Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu olarak bulunan sanığın ve hazır bulunan müdafinin mahkeme salonunda bizzat bulunmaya ilişkin herhangi bir talebinin duruşmaların hiç bir aşamasında mahkeme heyetine iletilmediği, bu haliyle 7078 sayılı Kanunun 142 madde ile değişik CMK’nın 196/4. maddesinde öngörülen zorunluluk halinin olduğu ve her hangi bir hak ihlalinin bulunmadığı, savunmanın baskı ve etki altında kalmaksızın yapıldığının kabulü gerektiği, sanığa atılı suçun kanunda öngördüğü ceza süresi 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası olup; hükmün gerekçesinde belirtildiği şekilde BTM ve Harp Okulu öğrencileri mahrem abisi olduğu tespit edilen sanık hakkında teşdiden belirlenen “7 yıl hapis” temel cezasının sanığın eylem ve faaliyetleri ile orantılı olduğu, gösterilen gerekçede çelişki bulunmadığı, suçun işleniş biçimi, failin güttüğü amaç ve saik, tehlikenin ağırlığı ve kastın yoğunluğuna vurgu yapılan gerekçe nazara alındığında 5 yıldan 10 yıla kadar belirlenebilecek temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayini, yapılan yargılama neticesinde toplanan delillere göre temel ceza tayin edilirken alt sınırdan uzaklaşılmasının dosya kapsamına uygun olup teşdidin derecesinin de sanığın eylem ve faaliyetlerinin süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluğu örgüt içerisindeki konumu nazara alındığında mahkemenin takdir yetkisi içerisinde kaldığı, gerekçenin dosya kapsamı ile uygun ve uyumlu olup, cezanın bireyselleştirmesine ilişkin herhangi bir çelişki bulunmadığından hukuka uygun bulunduğu, yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, karar yerinde tartışılan somut delillere göre FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğu kabul edilen sanık ile ilgili hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların istinaf denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, savunmalarının inandırıcı gerekçelerle reddedildiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, cezayı azaltıcı sebebin niteliğinin takdir kılındığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı, verilen hükümde usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı; ne var ki; SEGBİS kaydının tutanağa aktarılması için yapılan yargılama giderinin sanığa yükletilmesinin hukuksal dayanağının bulunmadığı gözetilerek, hatalı biçimde sanığa yükletilmesi isabetsiz bulunmakla birlikte bu hususun yeniden yargılamayı gerektirmediği sonucuna varılmakla; hüküm fıkrasında yer alan “İşbu dosya için yapılan ve aşağıda ayrıntılı olarak gösterilen Tebligat Masrafı 133,00 TL, Posta Masrafı 36,40 TL, Sarf Karar 2.275,92 TL Toplam 2.445,32 TL yargılama giderinin sanıktan tahsili ile hazineye gelir kaydına,”, ibarelerinin hüküm fıkrasından çıkartılarak; yerine “işbu dosya için yapılan ve aşağıda ayrıntılı olarak gösterilen Tebligat Masrafı 133,00 TL, Posta Masrafı 36,40 TL, Sarf Karar 1.940,00 TL Toplam 2.109,40 TL yargılama giderinin sanıktan tahsili ile hazineye gelir kaydına, ” ibarelerinin hüküm fıkrasına eklenmesi suretiyle düzeltilen hükme karşı istinaf başvurusunda ileri sürülen nedenler yerinde görülmemiş olmakla, istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE” karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Toplanan delillerin suçun sübuta erdiği hususunda vicdani kanaatin oluşması için yeterli olup şüpheye yer bırakmamış olması karşısında sanığın ByLock kullanımına ilişkin yargılama aşamasında dosyada mevcut olan … ID numaralı ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun hükme esas alınmaması ve gerekçeli kararın son paragrafında dosya kapsamıyla uyumlu olmayacak şekilde sanığın Büyük Bölge Talebe Mesullüğü görevinde bulunduğunun belirtilmesi sonuca etkili görülmemiştir.
B. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi TMSF’ye devredilen ve 22.07.2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 107 inci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı … Katılım Bankası A.Ş’de (Bank …) gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebilecektir.
C. Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere, dosya kapsamına ve tanık beyanlarına göre; sanığın Bank Asyada örgüt liderinin talimatı doğrultusunda ve finans kurumunu kurtarmak amacıyla bankada daha önce böyle bir işlemi yokken birinci talimat dönemine denk gelecek şekilde talimatla uyumlu olarak katılım hesabı açtığı, … kod adını kullandığı, örgüte ait evlerde kaldığı, örgüt içerisinde Bölge Talebe Mesulü ve askeri mahrem yapılanmasında askeri öğrencilerle ilgilenen Öğretmen olarak görev aldığı, sohbet adı altındaki örgüt toplantılarına katıldığının anlaşılması karşısında sanığın anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiş, sanık hakkında temel cezanın belirlenmesi sırasında alt sınırdan uzaklaşılmasının dosya kapsamı ve mevcut delil durumu ile uyumlu olduğu ve sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesinde belirtilen hata hükümleri kapsamında değerlendirilemeyeceği anlaşılmıştır.
D. Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 10.09.2021 tarihli ve 2021/1805 Esas, 2021/1143 sayılı Kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bursa 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.02.2023 tarihinde karar verildi.