YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1553
KARAR NO : 2023/1630
KARAR TARİHİ : 03.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1305 E.,
BİRLEŞEN DAVA : (3. ASHM 2020/493 E., 2020/357 K., SAYILI DOSYASI)
DAVACISI : … vekili Avukat …
İLGİLİ KİŞİ :Tam Finans Factoring A.Ş. vekili avukat …
DAVA TARİHİ : 27.11.2014
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sivas 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/300 E., 2021/400 K.
Taraflar arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil ile alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların 89.000,00 TL üzerinden kabulüne karar verilmiş, sonrasında davacı vekilinin talebi üzerine 23.09.2021 tarihli ek kararla dava konusu taşınmazın üzerinde bulunan B Blok 10 no.lu bağımsız bölümün davalı … adına olan tapu kaydının iptaline, davacı … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
Kararın davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesine başvuran davacı vekili 14.12.2022 tarihli dilekçesinde; dava konusu taşınmaza Sivas 3. Asliye Hukuk Mahkemesince 13.02.2015 tarihinde üçüncü kişilere devir ve temlikin önlenmesi için ”davalıdır” şerhi konulduğunu, dosya istinaf incelemesinde iken davalı …’nun borcundan dolayı icra takibi yapıldığı ve takibin kesinleşmiş olması sebebiyle taşınmaz üzerine haciz konulduğu ve taşınmazın icra yoluyla satılacağının öğrenildiğini belirterek, ileride telafisi imkansız zararlara yol açmamak ve davacının mağduriyetine sebep olmamak bakımından, “davalıdır” şerhinin ihtiyati tedbire çevrilmesi ve taşınmazın satışına dair İstanbul 20. İcra Müdürlüğünün 2022/3265 sayılı dosyasında satış işleminin takiben durdurulmasını talep etmiş; bu takip Ankara Bölge Adliye Mahkemesince uygun görülerek, ara kararla taşınmaza ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmiş; bu kez Bölge Adliye Mahkemesi, ihtiyati tedbire itirazın kabulü ve ara kararının kaldırılması durumunda davanın bulunduğu aşama da dikkate alındığından davanın konusuz kalması ihtimali mevcut olduğundan, itirazın reddine karar vermiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin ihtiyati tedbirine itirazın reddi kararı, ilgili takip alacaklısı Tam Finans Faktoring A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bölge adliye mahkemesi tarafından geçici hukuki korumalara ilişkin verilen kararların temyiz edilemeyeceği HMK 362/1-f maddede açıkça düzenlendiğinden, bu mahkemenin ihtiyati tedbirle ilgili verdiği, ihtiyati tedbir talebinin reddi veya ihtiyati tedbir talebi kabul edilerek verilen ihtiyati tedbir kararına itiraz sonucu verilen kararlar kesin olup temyiz edilemez. Bu nedenle temyiz başvurusu temyiz edilemeyen kesin karara ilişkin yapılmıştır.
Temyiz dilekçesi, kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi temyiz dilekçesinin reddine karar verir ve 344’üncü maddeye göre yatırılan giderden karşılanmak suretiyle ret kararını kendiliğinden ilgiliye tebliğ eder (HMK 346/1 ve 366). Temyiz edilen karar kesin olduğu halde bu konuda inceleme yapılıp karar verilmeksizin dosya Yargıtay’a gönderilmiş ise, 01.06.1990 tarih 1989/3 Esas, 1990/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince dosyanın mahalline çevrilmesine gerek olmaksızın, Yargıtay tarafından da temyiz talebinin reddine karar verilebilir. Bu İçtihadı Birleştirme Kararı HUMK hükümleri nedeniyle verilmiş olsa da, HMK’daki benzer düzenlemeler de aynı yorum ve sonucu doğurduğu için HMK hükümlerine göre temyiz yönünden de uygulanması gerektiğinden temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Tam Finans Faktoring A.Ş. vekilinin temyiz isteminin, bölge adliye mahkemesi hukuk dairesi kararının içerik itibarıyla kesin olması nedeniyle REDDİNE, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.