YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/556
KARAR NO : 2023/1226
KARAR TARİHİ : 14.03.2023
MAHKEMESİAsliye Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. GEREKÇE
1.Sanık …’in hüküm tarihinde farklı yargı çevresi içerisinde bulunan … L Tipi Kapalı Cezaevinde başka bir suçtan hükümlü olduğunun, sanık …’nun ise hüküm tarihinde farklı yargı çevresi içerisinde bulunan … E Tipi Kapalı Cezaevinde başka bir suçtan hükümlü olduğunun UYAP kayıtlarından anlaşılması karşısında; sanıklara duruşmadan vareste tutulmak isteyip istemediği sorulmadan ve bu hususta bir karar alınmadan, hükmün açıklandığı 10.06.2016 tarihli duruşmada hazır edilmeyerek hükümlülüklerine karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK’nın 196. maddesine aykırı olarak savunma haklarının kısıtlanması,
2.Sanıklar hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 142/1-a, 143. maddelerden kamu davası açıldığı, aynı Kanun’un 142/2-h maddesi uyarınca hüküm kurulduğu nazara alındığında 5237 sayılı TCK’nın 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun’un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanıklara yüklenen TCK’nın 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli, 2021/35 E., 2021/473 K. sayılı kararı ve 5271 sayılı CMK’nın 150/3. maddesi dikkate alınarak sanıkların müdafiileri huzurunda savunmalarının alınması gerektiği gözetilmeden yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma haklarının kısıtlanması nedeniyle hükümlerin, esasa ilişkin yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
II. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin,10.06.2016 tarihli ve 2014/763 Esas, 2016/464 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, temyiz edenin sıfatı yönünden sanıkların sonuç ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hakkının, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca dikkate alınmasına, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.