YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3246
KARAR NO : 2023/2265
KARAR TARİHİ : 26.04.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 01.02.2023 tarihli ve 2022/9435 Esas, 2023/215 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.03.2023 tarihli ve KD 1-2021/148551 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan leyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, sanık … hakkında mağdur …’a yönelik nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükümde haksız tahrik nedeniyle azami düzeyde indirim yapılmasına karar verilmesi gerektiğinden bahisle onama ilamının kaldırılmasına ve Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Mağdurdan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu düşüncesiyle, Dairemizin sanık … hakkında verilen onama yönündeki kararında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy çokluğu ile REDDİNE,
2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 01.02.2023 tarihli ve 2022/9435 Esas, 2023/215 Karar sayılı onama kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.04.2023 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Tüm dosya kapsamına göre;
Apartman yöneticisi olan sanık …’ın tehlikeli olduğu gerekçesi ile apartman bahçesinde pitbull cinsi köpeğin gezdirilmemesi konusunda mağdur … ve arkadaşı …’i uyardığı bu yüzden aralarında tartışma çıktığı …’ın sanık …’a sinkaflı küfürler ettiği ve olay yerine gelen … ile birlikte sanığı kamelyaya sıkıştırarak darp ettikleri ve pitbull köpeğe ısırttıkları, sanığın bu olayda BTM ile yaralandığı ancak şikayetçi olmadığı halde bir hafta sonra sanığın yolda tek başına yürümekte iken …, …, …, …’in yanlarında yine aynı köpekle dolaşırken karşılaştıkları ve topluca sanığa saldırdıkları bu arada pitbull köpeğin de sanığa doğru koştuğu, bir hafta önce ki saldırının da etkisiyle paniğe kapılarak bıçağını çıkardığı ve mağdurlara rastgele savurduğu önce …’ı yaraladığı, …’ın; ” Vuruldum! ” diye bağırmasına rağmen sanığa saldırmaya devam ettikleri, daha sonra sanığın …’i bıçakla yaraladığı, yaralanan mağdurun kaçması ve çevredekilerin araya girmesi nedeniyle olayın sonladığı, sanığın bu olayda (1.) derecede kemik kırığı oluşacak ve BTM ile giderilemeyecek şekilde yaralandığı, sanığın hastaneye ve karakola gitmeden cadde üzerinde işlerini hallettiği sırada yanına gelen bir minibüsten inen şahısların saldırısına uğradığı, minibüsten inen …’in bilye atan bir tabanca ile sanığa doğru ateş ettiği, sanığın göğsüne aldığı isabet nedeniyle yere düştüğü, …’in bu kez tabancanın kabzesi ile sanığın kafasına vurarak yaraladığı, …’in de elindeki bıçakla sanığı kafasından yaraladığı olayda sanık …’ın mağdur
…’a yönelik eyleminde haksız tahrik oranı konusunda sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz. Şöyle ki;
Sanık … en tehlikeli köpek cinslerinden olan pitbull cinsi köpeğin yöneticisi olduğu apartmanın bahçesinde gezdirilmemesini istemesinin haklı bir davranış olduğu buna karşılık mağdurlar tarafından hakarete uğradığı ve darp edildiği, köpeğe ısırtıldığı, mağdurların bununla yetinmeyerek bir hafta sonra daha kalabalık bir grupla sanığa saldırdıkları ve yine yanlarında aynı köpeğin olduğu, kamera görüntülerine göre köpeğin de sanığa doğru saldırır biçimde koştuğu bu olayda da sanığın kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı, mağdur … ve arkadaşlarının bir haftalık zaman dilimi içinde süregelen ve giderek artan saldırgan davranışlarının sanıkta ağır derecede hiddet ve öfke oluşturduğu, sanığın bu ağır haksız tahrik altında mağdur …’ı yaraladığı bu nedenle cezasından Türk Ceza Kanunu’nun 29 uncu madddesi gereğince azami oranda indirim yapılması gerektiği ve bu nedenle Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulü gerektiğini düşündüğümüzden Sayın çoğunluğun kararına muhalefet ediyoruz.