YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/615
KARAR NO : 2023/1791
KARAR TARİHİ : 21.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/1367 E., 2015/697 K.
KATILANLAR : …, Motomer Otomotiv Madencilik İnşaat Turizm Nakliye İthalat İhr. Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti.
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ( 5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul(Kapatılan) 76. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.05.2015 tarihli ve 2014/1367 Esas, 2015/697 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ( 5237 sayılı Kanun ) 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 211 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 51 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği; sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, savunma hakkının kısıtlandığına, eksik araştırma ile karar verildiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ve re’sen görülecek diğer temyiz sebeplerine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, suç tarihinden önce iş akdi ile çalıştığı katılan şirketten ayrıldıktan sonra katılan şirket aleyhine iş mahkemesine dava açtığı, İstanbul 6. İş Mahkemesinin 2010/1250 Esas sayılı dosyasında yürütülen davada sanık vekili aracılığıyla 08.03.2012 tarihinde katılan şirket tarafından tanzim edilmiş görünen ve katılan şirketin yetkilisi olan katılan …’ın imzasına havi olan suça konu 29.09.2006 tarihli ödeme taahhüdü ve 21.03.2006 tarihli maaş belgesini delil olarak mahkeme dosyasına ibraz edip kullandığı anlaşılmıştır.
2. İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’nün 31.07.2014 tarihli uzmanlık raporunda; inceleme konusu 2 adet belgedeki imzaların … isimli şahsın eli mahsulü olmayıp, adı geçen şahsın hakiki imzaları model alınmak suretiyle takliden sahte olarak atılmış imzalar olduğu belirtilmiştir.
3. Sanık savunmasında; üzerine atılı suçu kabul etmemiştir.
4. Katılan … aşamalardaki beyanlarında; suça konu belgelerdeki imzaların kendisine ait olmadığını söylemiştir.
5. Mahkemece sanığın özel belgede sahtecilik suçunu işlediği kabul edilerek mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Gerekçeli karar başlığında 2010 şeklinde yanlış yazılan suç tarihinin 08.03.2012 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
1. Katılanın aşamalardaki anlatımları, kriminal rapor, sanık savunması ve tüm dosya kapsamı ile sanığa yüklenen suçun unsurları itibariyle oluştuğunun anlaşılması nedeniyle sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafinin sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
3. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen
a. 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca yalnızca hapis cezasıyla sınırlı olarak uygulanması kabul edilen ertelemede, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca mahkemece bir denetim süresinin belirlenmesi zorunlu olup, denetim süresinin 1 yıldan az ve 3 yıldan fazla olmamak üzere tespit edilmesi gerektiği nazara alındığında; 5 ay hapis cezası ertelenen sanık hakkında denetim süresinin 1 yıldan az belirlenmesine karar verilmesi,
b. Kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca aynı maddenin birinci fıkrasındaki hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi, ” nedenleri dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle İstanbul (Kapatılan) 76. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.05.2015 tarihli ve 2014/1367 Esas, 2015/697 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği, hükümden ” sanık hakkında TCK’nin 51 inci maddesi üçüncü fıkrası gereğince takdiren ceza müddeti kadar denetim süresi belirlenmesine’’ ibaresinin çıkartılarak yerine “sanığın 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 1 yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına” ibaresinin eklenmesi ve yine hükümden hak yoksunluklarının uygulanmasına ilişkin paragrafın çıkartılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.03.2023 tarihinde karar verildi.