Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/10828 E. 2023/2248 K. 29.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/10828
KARAR NO : 2023/2248
KARAR TARİHİ : 29.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/63 E., 2015/228 K.
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ortaca 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2015 tarihli ve 2014/63 Esas, 2015/228 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci madesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca neticeten 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği, sanığın atılı suçu işlemediğine, sanık lehine yasa hükümlerinin uygulanmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, avukat olan katılan ile aralarındaki vekâlet ilişkisinden kaynaklanan ücret alacağının bulunduğu, katılanın sanık aleyhine 24.08.2011 tarihinde Ortaca İcra Müdürlüğünün 2011/ 1831 Esas sayılı dosyası ile “30.06.2006 Muğla 2. Asliye Hukuk Mahkemesi, 2006/316 E., 2010/388 K. Nolu dosyaya ilişkin müvekkilden vekalet ücreti istemidir” açıklaması ile ilamsız icra takibi başlattığı, sanığın yasal süresi içinde borca itirazı üzerine takibin durdurulduğu, katılanın da Ortaca Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/ 628 Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açtığı, sanığın bu davada 27.02.2013 havale tarihli delil listesinin sunulmasına ilişkin dilekçesiyle suça konu ibranameyi sunduğu, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı, Fizik İhtisas Dairesi- Adli Belge İnceleme Şubesinin 23.07.2013 tarihli raporuyla Ortaca Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/ 628 Esas sayılı dosyasına ibraz edilen ibranamedeki Av. …’a atfen atılı imzanın …’ın eli ürünü olduğunun kabulü gerektiği, ancak Av. …’a atfen atılı imzanın ıslak imza olmadığı renkli fotokopi yada bilgisayar yazıcısı ile aktarılmış olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
2. Sanık, suça konu ibranamenin olay tarihinde şehir dışında bulunması nedeni ile katılanın bürosuna ödeme için gönderdiği hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanıklar … ve ….e yapılan ödeme karşılığında verildiğini savunmuştur.
3. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı, Fizik İhtisas Dairesi- Adli Belge İnceleme Şubesi’nin 25.02.2014 tarihli raporuyla “inceleme konusu belgede “Parayı veren …” yazısı ve altındaki imza ile “Tanık Bahri …” yazısı ve altındaki imza ile Avukat …’a ait kırmızı ve siyah renkli kaşeler haricindeki matbu yazılar ve Av….’a atfen atılı imzanın renkli fotokopi olduğu” görüşü bildirilmiştir.
İzmir Kriminal Polis Laboratuvarınca düzenlenen 11.04.2014 tarihli ekspertiz raporunda tetkik konusu belgedeki “Avukat …” adına atılı bulunan imzanın, ıslak mürekkepli kalemle atılmış imza olmayıp, renkli yazıcı veya fotokopiyle oluşturulmuş bir imza olduğu, basılı bulunan “Avukat … alındı” ve “Avukat … Terzialiler Mh. Başoğlu Sk …” içerikli kaşe izlerinin ıslak mürekkepli kaşe basım izleri olduğu tespit edilmiştir.
4. Mahkemece, sanığın özel belgede sahtecilik suçunu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. Sanığın, suça konu ibranamenin katılanın sekreteri tarafından hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanıklar … ve …’e verildiğini savunduğu, … ve …’in de suça konu ibranamenin katılanın sekreteri tarafından yapılan ödeme karşılığında verildiğini beyan ettikleri anlaşılmakla maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti için; katılanın suç tarihindeki sekreterinin dinlenerek suça konu ibranamenin … ve …’e kendisi tarafından verilip verilmediğinin sorulmasından sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve incelemeyle mahkûmiyet hükmü kurulması,
2. Suç tarihi, sahte belgenin Ortaca Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/628 Esas sayılı dosyasına ibraz edildiği tarih olduğundan “27.02.2013” olarak gösterilmesi gerekirken “26.02.2014” şeklinde hatalı gösterilmesi,
3. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ortaca 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2015 tarihli ve 2014/63 Esas, 2015/228 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

29.03.2023 tarihinde karar verildi.