YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14310
KARAR NO : 2023/352
KARAR TARİHİ : 16.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1951 E., 2022/2729 K.
DAVA TARİHİ : 28.09.2020
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/414 E., 2022/275 K.
Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde : davacıya, 14.1.2013 tarihinde vefat eden oğlundan dolayı hak sahibi sıfatıyla ölüm aylığı bağlanmasına, birikmiş aylıkların faizi ile tahsiline, aksine kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum işlemlerinin yasaya uygun olduğunu, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ” davacının gelirinin tespiti amacıyla tanzim edilen Denizli Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü’nün 20.05.2016 tarih 026 sayılı araştırma inceleme raporunda davacının üzerine kayıtlı 2 adet kat mülkiyetli tapu, 1 adet kerpiç evin bulunduğu, davacının beyanına göre evlerden birinde kendisi ve eşinin, diğerinde oğlu … ve eşinin ikamet ettiği, kerpiç evin ailesinden miras hisseli durumda olduğu, denetmen tarafından oğlunun oturduğu evin kira getirdiği kabul edilerek rayiç bedelinin 2015/2. dönem 412,50 TL ve 2016/1. dönem 475,00 TL olarak kabul edildiği ve davacının eşinin emekli maaşının da hesaba dahil edilerek davacının aylık toplam gelirinin 2015/2. Dönem 2.141,22 TL ve 2016/1. Dönem 2.374,45 TL olarak hesaplandığı, net asgari ücretin ise 2015/2. Dönem 910,43 TL ve 2016/1. dönem 1.177,99 TL olduğu, yapılan hesaplamada davacının eşinin emekli maaşının hesaba dahil edilmemesi gerektiği anlaşılmakla davacının aylık gelirinin net asgari ücretin altında kaldığı bu suretle davacıya ölüm aylığı bağlanması gerektiği kanaatine varıldığı, davacıya …’un vefat tarihini izleyen aybaşından yani 01.02.2013 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanması gerektiği, aylıkların beş yıllık zamanaşımına uğramadığı, davacının faiziyle birlikte istediği ölüm aylıklarının ise 5510 sayılı Kanunun 42 inci maddesine göre üç aylık kanuni sürenin sonundan itibaren verilecek aylıklara işletilmesi gerektiği gerekçesi ile, davanın kabulüne, davacının, iş kazası sonucunda vefat eden sigortalı oğlundan dolayı ölüm aylığı bağlanmasına yönelik 13.04.2016 tarihli başvurusunun reddine ilişkin tesis edilen Denizli Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü’nün 26.05.2016 tarih 89418383/20011199812498-ED-16043751 sayılı kurum işleminin iptaline, davacıya, vefat eden sigortalı oğlundan dolayı ölüm tarihini takip eden ayın başı olan 01.02.2013 tarihinden başlayarak hak sahibi sıfatıyla ölüm aylığı bağlanmasına, davacıya 01.02.2013 tarihinden itibaren hak kazandığı ölüm aylıklarının, tahsis talep tarihi olan 13.04.2016 tarihinden itibaren üç aylık sürenin sonuna rastlayan 13.07.2016 tarihinden başlamak kaydıyla, her bir aylığa hak kazanılan tarihten itibaren ayrı ayrı işletilecek yasal faizleriyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, davacının gelirinin brüt asgari ücret tutarlarından fazla olduğunu, kurum işleminin aksini ispata yarar delil olmadığını, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın dayanağını 5510 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi hükmünün oluşturduğu, Kurumun gelir araştırması yaparken davacının hayattaki kocasının gelirini de katarak işlem yaptığı, salt davacının gelir durumuna göre işlem tesisi gerektiği, bu yönde yapılan araştırma ile davacının gelirinin aylık bağlanmaya engel olacak düzeye uluşmadığının belirlendiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, eksik inceleme ile karar verildiğini, mevzuat hükümlerinin davacı lehine yanlış yorumlandığını belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacıya 14.01.2013 tarihinde vefat eden oğlundan dolayı ölüm aylığı bağlanması, aylıkların faizi ile ödenmesi, aksine Kurum işlemlerinin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
5510 sayılı Kanunun 32/2 inci maddesi , 5510 sayılı Kanunun 34/d maddesi hükümleri
3. Değerlendirme
İnceleme konusu dosyada; davacının miras bırakanı … ‘un 14.01.2013 tarihinde vefat ettiği, müteveffanın dosyada bulunan hizmet cetvelinde, 15.12.2006 ile 14.01.2013 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun’un 4/1-a maddesi kapsamında 707 gün prim ödemesi görüldüğü, yine 19.02.2010 ile 30.11.2010 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun’un 4/1-b maddesi kapsamında 280 gün sigortalı olduğu ve prim borcu bulunduğu, davacının 09.05.2013 tarihli, 13.04.2016 tarihli ve 16.11.2016 tarihli dilekçeler ile ölüm aylığı bağlanması talebinde bulunduğu, davalı Kurum tarafından, gelir tespiti amacıyla düzenlenen inceleme raporunda, davacının eşi … ‘un emekli maaşının da davacının gelirinin tespitinde dikkate alınması sebebiyle, davacının aylık ortalama gelirinin aylık asgari ücretin net tutarından fazla olduğu gerekçesiyle tahsis talebinin reddedildiği anlaşılmaktadır.
506 sayılı Kanunun 66 ıncı maddesinin (c) bendinde, 5 yıldan beri sigortalı bulunup, sigortalılık süresinde en az 900 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş durumda ölen sigortalının hak sahibi kimselerine aylık bağlanacağı belirtilmiş iken kanun koyucu tarafından kabul edilerek 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunun 32/2 inci maddesinde farklı düzenleme yapılarak ölüm aylığının, en az 1800 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş veya 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için, her türlü borçlanma süreleri hariç en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup, toplam 900 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş durumda iken ölen sigortalının hak sahiplerine, yazılı istekte bulunmaları halinde bağlanacağı öngörülmüştür. Maddede yer alan “her türlü borçlanma süreleri hariç” ibarelerinin, sigortalılık süresi ile birlikte prim ödeme gün sayısını da içerdiği, başka anlatımla, 4 üncü maddenin 1 inci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların hak sahipleri yönünden ölüm aylığı tahsis koşulları irdelenirken borçlanılan sürelerin, 5 yıllık sigortalılık süresi ve 900 prim ödeme gün sayısının hesabında dikkate alınmaması gerektiği belirgindir.
Yukarıdaki yasal düzenleme ışığında dava değerlendirildiğinde, Mahkemenin , davacının eşinin emekli maaşının hesaba dahil edilmemesi gerektiği , davacının aylık gelirinin net asgari ücretin altında kaldığı ,bu bağlamda 5510 sayılı Kanunun 34/d bendi hükmü kapsamında aylığa müstehak olduğuna dair tespiti yerinde olmakla birlikte, davacının miras bırakanı…’un ölümünün 5510 sayılı Kanun’un yürürlük tarihi olan 01.10.2008 tarihinden sonra gerçekleşmesi karşısında, 5510 sayılı Kanunun 32/2 inci maddesinde belirtilen , “en az 1800 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş veya 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için, her türlü borçlanma süreleri hariç en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup, toplam 900 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olmak” şeklindeki ölüm aylığı bağlanmasına ilişkin koşullar irdelenmeden karar verilmiş olması isabetsizdir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle ;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…