Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/38435 E. 2023/754 K. 27.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/38435
KARAR NO : 2023/754
KARAR TARİHİ : 27.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/201 E., 2021/1206 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
232 inci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca suç tarihi yazılmamıştır
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen beraat hükmüne yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 26. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.12.2019 tarihli ve 2019/379 Esas, 2019/513 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin,16.06.2021 tarihli ve 2020/201 Esas, 2021/1206 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 07.10.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; 07.08.2009 tarihinde girdiği İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü … Polis Koleji yazılı sınavında Milli Eğitim Bakanlığı Talim Terbiye Kurulu Başkanlığı’nın hazırladığı 17.08.2016 tarihli rapor kapsamına göre, sanığın müfredat dışı sorulardan Matematik testinden 4, Fen ve Teknoloji testinden 11, Sosyal Bilgiler testinden 2, yabancı dil testinden 1 soruya doğru cevap vererek toplamda 18 müfredat dışı soruya doğru işaretlediğine, ayrıca hatalı olduğu değerlendirilen Matematik testindeki 43. Soruda da doğru cevabı işaretlediğine, cevap örüntüsü benzeyen aday sayısının ise 2 olduğunun anlaşıldığına, yine Hacettepe Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Öğretim üyeleri tarafından hazırlanan 22.11.2016 tarihli bilirkişi raporuna göre, sanığın 3 kritere takılarak çok kuvvetli şüpheli olduğunun belirtildiğine, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/68532 soruşturma sayılı dosyası kapsamında ele geçirilen … SD kartın üzerinde yapılan inceleme sonucunda hazırlanan veri inceleme raporuna göre, Emniyet Mahrem yapılanması kapsamında Polis Akademisi/Koleji öğrencilerinin FETÖ/PDY üyeleri tarafından fişlendiği ve personelin örgüt mensubiyeti ile ilgili derecelendirmelerin yer aldığı tespit edildiğine, sanık hakkında okuldaki en son derece olarak (5) şeklinde kodlama yapıldığına, bu kodlama karşılığının ise “Mahrem yapı ile üst seviyede ilişkisi olan kişileri ifade ettiği ” şeklinde olduğunun değerlendirildiğine, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Kovuşturma aşamasında veri inceleme raporunda isimleri geçen kişilerin kim olduklarının tespit edilip edilemediği konusunda yazılan müzekkereye Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından verilen cevapta, söz konusu kişilerin açık kimlik bilgilerinin tespit edilemediği belirtildiği,
Milli Eğitim Bakanlığı Talim Terbiye Kurulu Başkanlığının hazırladığı 17.08.2016 tarihli rapor kapsamına göre; sanığın müfredat dışı sorulara verdiği cevaplar incelendiğinde, Matematik testinden 4, Fen ve Teknoloji testinden 11, Sosyal Bilgiler testinden 2, yabancı dil testinden 1 soruya doğru cevap vererek toplamda 18 müfredat dışı soruya doğru işaretlediği, ayrıca hatalı olduğu değerlendirilen Matematik testindeki 43. soruda da doğru cevabı işaretlediği, cevap örüntüsü benzeyen aday sayısının ise 2 olduğunun tespit edildiği, yine Hacettepe Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Öğretim üyeleri tarafından hazırlanan 22.11.2016 tarihli bilirkişi raporuna göre; sanığın 3 kritere takılarak çok kuvvetli şüpheli olduğunun belirtildiği,
Dosya kapsamındaki bilirkişi raporları ve dosya içerisindeki tüm deliler birlikte değerlendirildiğinde; soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporlarında sanığın 2009 Polis Koleji sınavını kazanmasına kendi performansı dışında başka faktörlerin etkisi olduğu yönünde çok kuvvetli şüphenin bulunduğu belirlenmiş ise de, söz konusu bilirkişi raporlarının tek başına sanığın sınav öncesi soruları örgüt mensuplarından aldığına ilişkin kesin nitelikte delil olmadığı, bilirkişi raporunda sanığın Polis koleji sınavına girdiği dönemlerdeki Askeri lise sınavı (ALS) ve SBS soru ve cevaplarının karşılaştırılması yapılmış ise de, doğru cevap sayılarından da görüleceği üzere sanığın ALS ve SBS sınavlarındaki başarı oranının daha yüksek olduğu, yine aynı raporda müfredat dışı sorulara doğru cevap verildiği tespit edilmişse de, sanığın aynı dönemlerde girdiği sınavlarda daha yüksek bir başarı elde etmesi, lise sınavlarına hazırlanmak için dershaneye gittiğini ve çeşitli kaynaklardan sınava hazırlandığını beyan etmesi dikkate alındığında bu konularda bilgi sahibi olmasının hayatın olağan akışına uygun olduğu, matematik testindeki hatalı soruda doğru cevabı işaretlemesi ve kendisiyle cevap örüntüsü benzeyen 2 kişinin daha bulunmasının sanığın sınav sorularını önceden elde ettiği konusunda kesin bir delil olmayacağının değerlendirildiği,
Yapılan araştırmalarda sanığın bylock kaydının bulunmadığı, FETÖ ile irtibatlı herhangi bir şirkette çalışma kaydının bulunmadığı, Bank …’da hesap artışının olmadığı, örgütün tepe yönetimi ile irtibatının bulunmadığı, örgütle alakalı dernek, vakıf ve şirketlerde isminin geçmediği, hakkında herhangi bir tanık beyanının bulunmadığının anlaşıldığı,
Her ne kadar sanık hakkında, … kod adlı gizli tanıktan elde edilen dijital materyaller içeriğinde “5” şeklinde kodlama yapıldığı ve 2009 Polis Koleji sınavı konusunda hazırlanan bilirkişi raporlarında sanığın sınavı kazanmasında kendi performansı dışında başka faktörlerin etkisi olduğu değerlendirilerek silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması talep edilmiş ise de, ceza mahkûmiyeti herhangi bir ihtimale değil kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Yargıtay 16. Ceza Dairesinin yerleşik içtihatları uyarınca, silahlı terör örgütüne üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Bu kapsamda sanık hakkında Garson kod adlı gizli tanıktan elde edilen dijital verilerdeki kodlamanın kim tarafından hangi amaçla yapıldığının belli olmadığı, başka birileri tarafından sanığın dahili olmadan yapılan kodlamaların başka delillerle desteklenmediği sürece tek başına mahkumiyete yeterli olmayacağı, sanığın söz konusu sınav öncesinde sınav sorularını aldığı konusundaki tek delilin bilirkişi raporlarındaki tespitler olduğu, sanığın sınav öncesinde soruları aldığına dair tanık beyanı veya başkaca bir delil de bulunmadığı, bilirkişi raporundaki tespitlerinde sanığın sınav öncesinde soruları aldığı konusunda tek başına yeterli olmayacağı, böylece sanığın savunmasının aksine üzerine atılı suçları işlediğine yönelik kesin, mahkumiyete yeterli, her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığından, “şüpheden sanık yararlanır” evrensel hukuk ilkesi de dikkate alınarak sanık hakkında atılı suçlardan CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraat kararı verildiği belirtilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
Oluş, iddia, sanık savunmaları, tanık anlatımları, mahkemenin kabulü ve tüm dosya kapsamına göre, ByLock kaydıolmayan, Bank Asyaya örgüt liderinin talimatıyla para yatırmayan, örgütle alakalı dernek, vakıf ve şirketlerde adı geçmeyen ve hakkında örgüt üyeliğine yönelik herhangi bir tanık beyanının bulunmayan sanığın, sınav sorularını önceden elde ettiği konusunda kesin bir delil elde edilememesi, Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Daire Başkanlığının veri inceleme raporunda “mahrem yapı ile üst seviyede olan kişiyi ” ifade eden “5” şeklinde kodlanan sanığın “genel müdür” konumuyla “… Bey” muhtemel kod adlı “genel müdür yardımcısı” konumuyla “…”, “müdür” konumuyla “…”, “müdür yardımcısı” konumuyla “…”, “öğretmen” konumuyla “…” ad/kod adlı kişlerle ilgili kovuşturma aşamasında yapılan araştırmalarda KOM şube müdürlüğünce söz konusu kişilerin açık kimlik bilgilerinin tespit edilemediğinin belirtilmesi, veri inceleme raporunun örgüt üyeliği suçunun işlendiğini gösterir tek başına belirleyici delil olmaması karşısında, sanığın savunmalarının aksini ispat eden başkaca bir delil de bulunmadığı gözetildiğinde, cezalandırılmasını gerektirir her türlü şüpheden uzak, mahkumiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında verilen beraat kararına ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen esastan ret kararında bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmekle, hükümde hukuka aykırı bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 16.06.2021 tarihli ve 2020/201 Esas, 2021/1206 sayılı Kararında Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Ankara 26. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Anakara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.02.2023 tarihinde karar verildi.