Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2023/2254 E. 2023/572 K. 20.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2254
KARAR NO : 2023/572
KARAR TARİHİ : 20.02.2023

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/377 E., 2021/1328 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.03.2020 tarihli ve 2018/316 – 2020/128 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince yüklenen silahlı terör örgütüne üye olmak suçunun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle beraatine karar verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 05.07.2021 tarihli ve 2020/377- 2021/1328 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve Cumhuriye istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 25.12.2022 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, tanık beyanları ile sanığın suçunun sabit olması ve cezalandırılmasına ilişknidir.
2. Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın terör örgütü üyeliğinin işlemediğinin sabit olması nedeniyle CMK’nun 223/2-b maddesi uyarınca beraat kararı verilmesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık S.K.’nın Yargıtay Tetkik Hakimi olarak görev yaparken 2017 yılında meslekten ihraç edildiği,
Tanık S.Ö’nün sanığın 2012 yılında mezun olana kadar örgüte ait evlerde kaldığını, sanığın hakimliğe girme işini … Abla olarak bildiği şahsın yaptığını duyduğunu, … Abla’nın evlerin idaresi ile ilgilenen bir şahıs olduğu ancak sanığın hakimliğe bu vesile ile girdiğini kimden duyduğunu hatırlamadığını beyan ettiği,
Tanık A.T’nin sanık ile aynı okulda okuduğunu, bir eğitim dönemi aynı evde kaldıklarını, örgütün Eskişehir’deki tutumlarının farklı olduğunu, kendilerinin evlerde kalmaya devam etmesi için aykırı olanları da tuttuğunu, sanığın okul ikincisi olduğunu beyan ettiği,
Tanık E.K’nin sanığın kendisi ile aynı okuldan mezun olduğunu, üniversite hayatı boyunca örgüte ait evlerde kaldığını, sınavlara Ankara’da hazırlandığını ancak örgütün evinde hazırlanıp hazırlanmadığını bilmediğini, mezun olduktan sonra kaldığı Eskişehir’e mülakat öncesi referans bulmaları için ablalarla konuşmak maksadıyla geldiğini beyan ettiği,
Tanık A.M.’nin sanığı aynı okulda okumaları sebebiyle tanıdığını, 2008-2012 yılları arasında sanığın örgütün evlerinde kaldığını, örgüt içerisinde görev aldığını başkalarından duyduğunu beyan ettiği,
Tanık Y.A’nın sanığın 2013 yılında Erzurum’dan tanıdığı bir öğretim üyesinin yönlendirmesiyle babası ile birlikte yanına geldiğini, sanığın İcra Müdür Yardımcılığı ve İdari Hakimlik sınavlarında mülakatlardan elendiğini, Adli Yargı hakimliği için kendisinin referans olmasını istediğini, kendisinin de o dönem cemaatten olan kişilerin mülakatlardan elendiğini duyması sebebiyle kendisine yardımcı olmaya çalıştığını, sonrasında da sınavı kazandığını duyduğunu beyan ettiği görülmüştür.
Sanık savunmalarında 2007 yılında Eskişehir Anadolu Üniversitesi İşletme Bölümünü kazandığını, 2008 yılında ise Hukuk Fakültesine geçiş yaptığını, 2007-2011 yılları arasında örgüte ait yurtta, sonrasında ise 2012 yılında mezun olana kadar örgütün evlerinde kaldığını, … abla isimli şahsı tanımadığını, İcra Müdür Yardımcılığı ve İdari Hakimlik sınavlarından elendikten sonra …’in referans olmasıyla 2013 yılında Adli Hakimliği kazandığını, sınava ailesinin yanında hazırlandığını, örgütün hakim savcı çalışma evlerinde kalmadığını, tutuklanmaktan korktuğu için savcılıktaki ifadesinde örgüt evlerinde kaldığını inkar ettiğini, örgüt ile bağını mezun olduktan sonra kopardığını beyan ettiği görülmüştür.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir.(Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.).
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin “suç işlemek amacı” olması aranır(… özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf.28, Özgenç Genel Hükümler syf.280).
Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir.
Bu bilgiler ışığında tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; tanık S.Ö.’nün sanığın örgüt referansıyla hakimliğe girdiği yönündeki beyanının ve tanık A.M.’nin sanığın ev ablalığı yaptığı yönündeki beyanlarının duyuma dayalı olması, tanık …’in sanığın mülakat öncesi örgütten referans bulmak amacıyla Eskişehir’e geldiği yönündeki beyanının ise sanığın örgüt üyesi olarak kabul edilebilmesi için yeterli olamayacağı, sanık …’un 2007-2012 yılları arasında üniversite öğrencisi iken örgütün ev ve yurtlarında kalması dışında her türlü şüpheden uzak, mahkumiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği ve şüphenin sanık lehine düşünülmesi gerektiğinden CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince yüklenen silahlı terör örgütüne üye olmak suçunun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucuna uygun şekilde oluşan kabul ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre; delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu ve İlk Derece Mahkemesi kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı cihetle, Mahalli Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin istinaf istemlerinde ileri sürdükleri itirazlar yerinde görülmediğinden, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Dinlenen tanık beyanlarından ve sanığın savunmasından sanığın silahlı terör örgütü FETÖ/PDY’nin geçmişte toplum nezdinde cemaat olarak algılandığı dönem itibariyle söz konusu yapı içerisinde olduğu, FETÖ/PDY’nin kamuoyuncada bilinen operasyonel eylemlerinden sonraki tarihlerde örgütsel nitelikte eylem ve faaliyetlerinin tespit edilemediği anlaşıldığından Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, atılı suçun sübutu bulmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 05.07.2021 tarihli ve 2020/377 – 2021/1328 sayılı Kararında öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.02.2023 tarihinde karar verildi.