YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3328
KARAR NO : 2023/3665
KARAR TARİHİ : 24.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İftira
HÜKÜM : Beraat
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu ve temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında Gülnar Cumhuriyet Başsavcılığının 13.03.2012 tarihli iddianame ile sanık hakkında iftira suçundan cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.
2. Gülnar Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında iftira suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan, atılı suçun oluştuğunu ve iddialarının şikayet hakkı kapsamında değerlendirilemeyeceğini belirtilerek temyiz isteminde bulunmuştur.
III. GEREKÇE
Sanık Adalet Bakanlığı’na 02.12.2010 tarihinde bir dilekçe göndererek Hakim … hakkında görevi kötüye kullanma suçundan suç duyurusunda bulunduğu, katılan hakim hakkında HSK tarafından şikayetin işleme konulmamasına karar verildiği dosya kapsamından anlaşılmakla;
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin son fıkrası uyarınca 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Suç tarihinden, temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. Mahkeme her ne kadar sanık hakkında yapılan yargılama sırasında durma kararı vermiş ise de; Adalet Bakanlığı tarafından 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’nun 76 ncı maddesinin üçüncü fıkrasına göre sadece disiplin cezasını gerektirecek mahiyette olan ihbar ve şikayetin kötü niyetle yapıldığı veya delillerin uydurulduğu anlaşılan hallerde ilgililerin 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesi uyarınca yargılanabilmelerinin Bakanlık iznine tabi olduğu, müşteki hakim hakkında iddia edilen hususların ise sübut bulması halinde ceza kovuşturmasını gerektirecek mahiyette bulunduğundan izne tabi isnatlardan olmadığı, bu hususta genel hükümler uyarınca işlem yapılması gerektiği belirtildiğinden, hukuka aykırı verilen durma kararı zamanaşımını durdurmayacaktır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Gülnar Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2016 tarihli kararına yönelik katılanın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.05.2023 tarihinde karar verildi.