Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/31907 E. 2023/2751 K. 11.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/31907
KARAR NO : 2023/2751
KARAR TARİHİ : 11.04.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik, 5809 sayılı Kanun’a muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanık hakkında ( üç kez) 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na (5809 sayılı Kanun) muhalefet suçundan sonuç olarak hükmolunan 320,00 TL adlî para cezasına ilişkin mahkûmiyet hükümlerinin tür ve miktarı itibarıyla 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci madde uyarınca kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır.
Sanık hakkında bozma üzerine dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanığın hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu,7035 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrasının Bölge Adliyeleri Mahkemeleri tarafından verilen kararlara ilişkin temyiz süresini düzenlediği, daha önce Yargıtay incelemesinden geçen dosyalara ilişkin temyiz süresinin 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesine göre bir hafta olduğu, ancak verilen hükümde temyiz süresi on beş gün olarak gösterilmek suretiyle tarafların yanıltıldığı anlaşılmakla sanığa tefhim edilen hükme karşı 27.02.2019 tarihinde yapmış olduğu temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.05.2013 tarihli ve 2012/243 Esas, 2013/191 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a. Katılanlar … A.Ş ve Avea A.Ş ‘ye karşı nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 43, 62, 52 ve 53 üncü maddesi uyarınca (2 kez) 2 yıl 1 ay hapis ve 1240 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b. Katılan Turkcell A.Ş ‘ye karşı nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 43, 62, 52 ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 2 ay 20 gün hapis ve 1320 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
c. Katılan İGDAŞ A.Ş ‘ye karşı nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrası, 62, 52 ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 1000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

d. Resmi belgede sahtecilik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43, 62, 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
e. Katılan …ş ve Müşteki Garanti Bankasına karşı banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 245 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca (2) kez 3 yıl 4 ay hapis cezası ve 1000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.05.2013 tarihli ve 2012/243 Esas, 2013/191 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 03.04.2017 tarihli ve 2016/6501 Esas, 2017/3481 Karar sayılı kararı ile;
“I- Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde; Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak;
1. Sanığın, üzerine kendi fotoğrafını yapıştırarak oluşturduğu ancak aslı ele geçirilemeyen, bu nedenle aldatma yeteneği olup olmadığı tespit edilmeyen şikayetçiye ait nüfus cüzdanı ile abonelikler tesis edip mağdurlar …, Turkcell ve … şirketlerinden aldığı cep telefon hatlarını ve İĞDAŞ ile yaptığı sözleşme uyarınca da doğalgaz kullanması eylemlerinin mağdur sayısınca basit nitelikte dolandırıcılık suçunu oluşturacağı gözetilmeden, yazılı şekilde nitelikli dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması,
2. Uygulamaya göre de;
a-Mağdur Turkcell’e yönelik olarak söz konusu abone sözleşmelerinin dosya arasına getirtilip sözleşmelerin değişik zamanlarda yapıldığının tespiti halinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
b- Mağdur …’a yönelik olarak sözleşmelerin aynı tarihli olduğunun anlaşılması karşısında zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
c- Temel hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde, aynı gerekçelerle adli para cezasına esas birim gün sayısının alt sınırın üstünde belirlenmesi suretiyle hükümde çelişkiye neden olunması,
II- Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak; ele geçirilemediğinden iğfal kabiliyeti bulunup bulunmadığı tespit edilemeyen sahte nüfus cüzdanını kullanarak İĞDAŞ abone sözleşmesinin imzalanması eyleminin TCK.nun 207. maddesinde düzenlenen özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı, ayrıca mağdurlar …, Turkcell ve …’a ilişkin olarak hükümden sonra 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun

63 üncü maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 2. fıkrasındaki “İşletmeci veya adına iş yapan temsilcisine abonelik kaydı sırasında abonelik bilgileri konusunda gerçek dışı belge ve bilgi verilemez.” ve 4. fıkrasındaki “kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz” ve 5. fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükmü karşısında; mağdur sayısınca özel hüküm niteliğinde bulunan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 56/2. maddesine uyan suçun oluşup oluşmayacağı tartışılıp, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, tek suç kabulü ile yazılı şekilde resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması,
III- Sahte kredi kartının kötüye kullanılması suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
CMK.nun 225/1. madde ve fıkrasındaki “hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil veya faili hakkında verilir” hükmü karşısında iddianame içeriğinde sahte kredi kartının kötüye kullanılması suçundan açılmış bir dava bulunmadığı halde, sanık hakkında yazılı biçimde mahkumiyet hükmü kurulması,” gerekçeleriyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.02.2019 tarihli ve 2017/180 Esas, 2019/49 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a. Özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, ve hak yoksunluklarına,
b. Dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca (2 kez) 1 yıl 8 ay hapis ve 1.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
c. Dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca (2 kez) 2 yıl 1 ay hapis ve 1.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
d. 5809 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan 5809 sayılı Kanun’un 56 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca (3 kez) 320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık hakkında lehe olan hükümlerin uygulanması talebiyle hükümleri temyiz etmiştir.
2. Katılan …Ş vekili sanık hakkında verilen beraat kararını temyiz ettiğini bankanın zararı bulunduğunu ve suçun oluştuğunu belirterek hükmü temyiz etmiştir

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık, hakkında katılan … Karaahmetoğluna ait nüfus cüzdanına kendi fotoğrafını yapıştırmak suretiyle oluşturduğu sahte nüfus cüzdanı ile Turkcell, … ve Avea isimli GSM firmaları ile abonelik sözleşmesi yapıp cep telefonu hattı aldığı, bu hatları kullanıp borçlandırıcı işlemlerde bulunduğu, yine aynı kimlikle İGDAŞ ile yaptığı sözleşmeye istinaden doğalgaz kullandığı ve bedelini ödemediği, yaptırılan bilirkişi incelemesine göre söz konusu sözleşmelerdeki imzaların sanığın eli ürünü olduğunun tespit edildiği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
2. Sanık üzerine atılı suçları işlediğini ikrar etmiştir.
3. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; bozmaya uyularak sanığın üzerine atılı suçları işlediği sabit görülerek temyize konu hükümler kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Katılan …Ş vekilinin Temyizi Yönünden
Katılan …Ş vekili verilen beraat kararının bozulması talebini içeren temyiz dilekçesi vermiş ise de; sanık hakkında Denizbank’a karşı eylemi ile ilgili usulüne uygun açılmış dava bulunmadığı gerekçesi ile karar verilmesine yer olmadığına, suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği anlaşılmakla karar verilmesine yer olmadığına dair karar 5271 sayılı Kanun’un 223 maddesinin birinci fıkrası kapsamında temyiz edilebilir hüküm niteliği taşımadığından katılan vekilinin temyiz istemi yönünden dosyanın mahalline iadesine karar verilmiştir.
B. Sanık Hakkında 5809 Sayılı Kanun’a Muhalefet Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Sanık hakkında hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca hükümlerin kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

C. Sanık Hakkında Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağan üstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca sanık ile katılan kurum İGDAŞ arasında sözleşmenin düzenlendiği 25.12.2007 olan suç tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar, 12 yıllık olağan üstüzamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
D. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
1. Sanığın, katılan … Karaahmetoğluna ait nüfus cüzdanına kendi fotoğrafını yapıştırmak suretiyle oluşturduğu sahte nüfus cüzdanı ile 09.01.2008 ve 08.01.2008 tarihlerinde katılan … isimli GSM firması ile abonelik sözleşmesi yapıp cep telefonu hatları aldığı, 21.02.2008 ve 17.06.2008 tarihlerinde katılan Turkcell isimli GSM firması ile abonelik sözleşmesi yapıp cep telefonu hatları aldığı, 19.03.2008 tarihinde katılan … isimli GSM firması ile abonelik sözleşmesi yapıp aynı gün iki adet cep telefonu hattı aldığı yine aynı kimlikle İGDAŞ ile yaptığı sözleşmeye istinaden doğalgaz kullandığı ve bedelini ödemediği, yaptırılan bilirkişi incelemesine göre söz konusu sözleşmelerdeki imzaların sanığın eli ürünü olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla; sanığın Nüfus Müdürlüğünün maddi varlığı olan nüfus cüzdanı fotokopisi kullanılarak eylemi gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında; eyleminin, katılanlar Avea ve Turkcell’e karşı farklı tarihlerde birden fazla işlenmesi nedeniyle zincirleme şekilde işlenen 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde düzenlenen kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, katılanlar … ve İGDAŞ’a karşı ise 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde düzenlenen kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında hataya düşülmek suretiyle 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dolandırıcılık suçundan yazılı şekilde hükümler kurulması,
2. Kabule göre de; sanığa yüklenen ve 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümlerden sonra 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedenleriyle hukuka aykırılık bulunmuştur.
gerektirmiştir.

V. KARAR
A. Katılan …Ş Vekilinin Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.02.2019 tarihli ve 2017/180 Esas, 2019/49 Karar sayılı kararına yönelik katılan …Ş vekilinin temyiz isteğinin, Mahkemece verilen karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karara ilişkin olduğu ve bu kararın 5271 sayılı Kanun’un 223 maddesinin birinci fıkrası kapsamında temyiz edilebilir hüküm niteliği taşımadığı anlaşılmakla dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,

B. Sanık Hakkında 5809 Sayılı Kanun’a Muhalefet Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.02.2019 tarihli ve 2017/180 Esas, 2019/49 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

C. Sanık Hakkında Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde ( C) bendinde açıklanan nedenle İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.02.2019 tarihli ve 2017/180 Esas, 2019/49 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

D. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (D) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.02.2019 tarihli ve 2017/180 Esas, 2019/49 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.04.2023 tarihinde karar verildi.